|
Babası Barlas
kabilesi lideri Turgay olan Timur, 1336'da Semerkant
yakınlarında Keş (Yeşil
Şehir)'de
doğmuştur. Timur'un ortaya çıktığı tarihlerde, Çağatay
Hanlığı sarsıntı geçirmekte idi.
Otorite
boşluğundan faydalanan, Cengiz hanedanından olmayan emirler,
Çağatay hanlığı
içerisinde
idareyi ele alarak nüfuzlarını artırmaktaydı. Nitekim 1360
yılından itibaren adından söz
edilmeye
başlayan Timur, önce Emir Hüseyin ile 1370 yılından itibaren
de tek başına
Maveraünnehir'de hâkimiyet kurmuştur. Bu dönemde girdiği bir
savaşta ayağının sakat kalması
sebebiyle
tarihlerde Aksak Timur (Timurleng) diye anılacak olan Timur,
Cengiz soyundan
gelmediği için
emir unvanını kullanmıştır.
Emir Timur,
1370-1405 yılları arasında yaptığı seferlerle, Harezm, Doğu
Türkistan, İran,
Azerbaycan,
Hindistan Delhi Sultanlığı, Irak, Suriye, Altın Orda Hanlığı
ve Osmanlı Devleti'nin de
içinde
bulunduğu muazzam büyüklükteki topraklara hâkim olmuştur.
Onun fetihleri, sonuçları
açısından,
Türk Tarihini derinden etkilemiştir. Meselâ, Altınorda Hanı
Toktamış üzerine
düzenlediği
seferler (1391/8) Altınorda Devleti'nin çöküşüne ve yerine
bölge hanlıklarının
kurulmasına
sebep olurken, Moskova Knezlerinin güçlenmesini de
beraberinde getirmiştir.
Böylece, XVI.
yüzyıldan itibaren Rusya'nın Kafkaslar ve Deşt-i Kıpçak'a
doğru yayılması söz
konusu
olacaktır.
Ancak Timur'un
Türkistan'a hâkim olması aynı zamanda Özbek, Kazak ve
Türkmenlerin günümüze
kadar ulaşacak
olan tarihlerinin de mihengi noktasını teşkil eder.
1398/99'da Hindistan Delhi
Sultanlığına
düzenlediği sefer de bölgedeki siyasî ve kültürel yapının
değişmesine sebep olmuştur.
Ancak Timur'un
1402 Ankara Savaşı ile Yıldırım Bayezid'i yenip, Anadolu'yu
ele geçirmesi, Osmanlı
tarihinde
unutulmaz bir yer tutar. Bu olayla, Anadolu'daki Türk
birliği sarsılmış, beylikler yeniden
canlanmış ve
"Fetret Devri" dediğimiz taht mücadeleleri Osmanlı
Ddevleti'nin yıpratmıştır.
Ülkesindeki
karışıklıklar sebebiyle Anadolu'da fazla kalamayan Timur,
Çin seferine giderken yolda
hastalanarak
ölmüştür (1405). Timur'un ölümünden hemen sonra devlet oğlu
ve torunları arasında
paylaşılmıştır. Buna göre; Torunu Muhammed başkent Semerkant'
ta tahta çıkarken, diğer torunları
Pir Muhammed
ile İskender İran' da, 3. oğlu Miranşah Bağdat ve
Azerbaycan'da, en küçük oğlu
Şahruh ise
Horasan'da yerleşmişlerdir.
Timurlular adı
verilen bunlar arasında Şahruh, Maveraünnehir bölgesini de
ele geçirerek, Herat şehri
merkez olmak
üzere devletini kurdu. Ardından İran ve Azerbaycan'ı da
hâkimiyetine alan Şahruh
dönemi
(1407-1447), Türkistan'da parlak bir kültür hayatının
başlangıcı olmuştur. Şahruh'un ölümü
üzerine, tahta
büyük bir alim ve astronom olan oğlu Uluğ Beğ geçti. Onun
iki yıllık saltanatı
mücadeleler
içinde geçmiş ve oğlu tarafından öldürülünce ülke dahilinde
büyük karışıklıklar çıkmıştır.
Nitekim
Miranşah'ın torunu Ebu Said'in Akkoyunlu Uzun Hasan'a
yenilmesiyle (1469) Horasan'ın
batısında
kalan bütün topraklar Akkoyunluların eline geçti.
Timurlulardan yalnız Hüseyin Baykara
(1469-1506)
Horasan'da tutunabilmiştir. Başkenti Herat, Türk tarihinde
sayılı kültür merkezlerinden
biri oldu.
Ünlü Türk şair ve ilim adamı Ali Şir Nevai burada
yetişmiştir. Baykara'nın oğlu
Bediüzzaman'ın
hükümdarlığı zamanında, Özbek hükümdarı, Şibani Muhammed
Han'ın başkent
Herat'ı ele
geçirmesi( 1507), Timurluların sonu oldu. Timurlulardan
Babür Türkistan'da başarılı
olamayınca,
Hindistan'a giderek (1519) Türk-Hind İmparatorluğu'nu
kurmuştur. |