Hazarlar


 
Avrupa'da kurulan ilk Türk devletleri için de en kuvvetli ve uzun ömürlü olanı Hazar devletidir.

Karadeniz'in kuzeyine kadar hâkimiyetini genişleten Batı Göktürk Devleti'nin bir devamı olarak ortaya

çıkmıştır. Göktürkler, VII. yüzyılın başında, Hazar Denizi ile Karadeniz arasında dağınık bir hâlde

yaşayan, Sabar, Ogur ve Onogur gibi Türk kavimlerini kuvvetli bir birlik hâlinde teşkilâtlandırırlar. İşte

bu birliğe Hazar adı verilmiştir. Hazarlar için Bizans ve Çin kaynaklarında Türk veya Türk-Hazar adı

da kullanılmıştır. Hazar Devleti'nin kurucuları, Göktürk hükümdar ailesinin mensup olduğu Aşına

soyundandırlar. Hükümdarlarına da Göktürkler gibi, kağan diyorlardı.

Hazarlar, Göktürk Devleti'nin yıkılışı ile tamamen bağımsız bir devlet haline gelmişlerdir (6

30).Hazarlar, Bizans, İran, Arap devletleri ile yoğun ilişkiler kurmuşlar, çeşitli Slâv kavimlerini ve İtil

Bulgar Devleti'ni hâkimiyetlerine almışlardı. Bizans-Sasani savaşlarında Bizans ile ittifak yapmışlar

ve Bizans'ın üstün gelmesinde önemli rol oynamışlardır (628). Hazar-Arap ilişkileri daha çok savaş

şeklinde olmuştur. Güney Azerbaycan yönündeki Arap ilerleyişini durdurarak, Bizans'ı Doğu Avrupa

yoluyla güvenceye almışlardır. Ancak Arap orduları, VIII. yüzyıldan itibaren Hazarlara üstünlük

sağlamışlardır. Bir defasında bir Arap seferi karşısında Hazar kağanı barış istemek zorunda kalmıştır

(737). Bu tarihten sonra Hazarlar arasında İslâmiyet yayılmaya başlamıştır. Hazarların yaşadıkları

bölge canlı bir ticaret merkezî konumundaydı. Hükümdarlık ailesi yanında bir kısım halk da

Yahudiliği seçmişti. Bugün Karaim adıyla bilinen Türk kökenli Yahudiler, Hazarların torunudurlar.

Ülkelerinde Hristiyan, Müslüman vb. değişik dinlerden halk barış içinde yaşayabiliyorlardı. IX.

yüzyılın ortalarında, Peçenekler'in İtil-Harezm ticaret yolunu ele geçirmeleri üzerine Hazarlar,

başlıca gelir kaynakları ticaretin aksaması ile zayıfladılar. Daha sonra Peçenek ve kendilerine bağlı

Slâv (Rus) prensliklerinin saldırılarıyla X. yüzyılın ikinci yarısından itibaren hızla çöktüler . Dağılan

Hazar toplulukları ise doğudan gelen Türk toplulukları arasında erimişlerdir.

Hazarların devlet teşkilâtı ve askerlik alanında Slâv (Rus) kavimleri üzerinde büyük etkileri olmuştur.

Bugünkü Hazar Denizi, adını Hazar Türklerinden almıştır.