|
|
III.AHMED
(1703-1730)

III. Ahmed, IV. Mehmed’in 1674 yılında yine Emetüllah Gülnûş
Sultân’dan dünyaya gelen ikinci oğludur. Ağabeyi ile âhenk
içinde 9 yıla yakın veliahd olarak hayatını devam
ettirmiştir. Ağabeyi kadar olmasa dahi, hattât, şâir ve
müziğe meyli bulunan kültürlü bir padişahtır. Birinci Edirne
Vak’ası’ından hemen sonra yani 1703’ün Ağustos ayında,
Hânedân-ı Âl-i Osman aleyhine sözlerin dahi söylendiği bir
havada, Şeyhülislâmın ısrarıyla tahta geçirilmiştir. III.
Ahmed dönemini ana hatlarıyla şöylece özetlemek mümkündür:
Birinci Saltanat Devresi (1703-1718): 1703-1711
tarihleri arasındaki ilk yıllarında, önce iç huzuru
sağlamaya çalışmış ve Edirne Vak’asının failleri teker teker
cezalandırılmıştır. Sokullu veya Köprülü gibi dirâyetli bir
sadrazam arayışındaydı ve kendisini tahta getirenlerin
etkilerinin farkındaydı. Çok sayıda sadrazam değişikliğinden
sonra Silâhdâr Dâmâd Çorlulu Ali Paşa’da karar kıldı ve
devlet işlerini önemli ölçüde 4 yıl kadar ona havale etti.
Bu arada Avrupa’da İsveç Kralı Carl’ın Deli
Petro’ya yenilip sonra da Osmanlı topraklarına sığınması,
Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Nisan 1711’de harp
başlamasına sebep oldu. Prut Seferi diye tarihe geçen bu
savaşta Osmanlı ordularının komutanı sadrazam Baltacı Mehmed
Paşa Serdâr-ı Ekremliğe tayin edildi. Çar, mağlup olacağını
anlayınca, Başbakan Baron Şafirov vasıtasıyla çok değerli
mücevherlerini hediye gönderdi ve sulh andlaşması
yapılmasını arzuladı. İsveç Kralı ve Kırım Hanı Devlet
Giray’ın farklı kanaatlerini dinlemeyen ve müşâvirlerinin
tesiri altında kalan Baltacı Mehmed Paşa, çok cazip
şartlarla sulh akdi yaptı ve muzaffer bir komutan olarak
İstanbul’a gelmek üzere yola çıktı (Prut Muâhedenâmesi,
Temmuz 1711). Bu hadise üzerine muhâlifleri, Baltacı Mehmed
Paşa aleyhinde her türlü iftirayı yapmaya ve Padişah’ı
etkilemeye başladılar. Neticede Kasım 1711'de Edirne'de iken
azil haberi geldi. Sonradan Deli Petro sözünde durmayınca,
yeni bir savaş başlamadan bitti ve Şehid Ali Paşa’nın
1713’de imzaladığı Edirne Andlaşması ile Karlofça’da verilen
yerler Rusya’dan geri alındı.
Sadrazam Silâhdâr Ali Paşa’nın, Karlofça’da
verilenler Rusya’dan alındığı gibi, Venedik ve Avusturya’dan
da alınması gerekir şeklindeki düşüncesi ve Venedik’in
Karadağlı âsileri himaye etmesi, aradan geçen 15 yıldan
sonra 1714 yılında Venedik’e harp ilan edilmesine sebep
oldu. Avusturya’nın da Venedik’i desteklemesi üzerine,
maalesef Damad Ali Paşa’nın şehid olmasıyla sonuçlanan bir
mağlubiyet alındı (1716). Bir sene sonra yani 1717 yılında
Belgrad düşünce, 1718 tarihli Pasarofça Muâhedenâmesi ile
savaşa son verildi. Artık yeni bir dönem başlıyordu ve III.
Ahmed’in 15 yıl süren birinci saltanat devresi sona
eriyordu.
İkinci Saltanat Devresi = Lale Devri: Mayıs
1718’de sadrazamlığa getirilen Nevşehirli Damad İbrahim
Paşa’nın sadrazamlığı ile başlayan ve 1730 yılına kadar
devam eden devreye Lale Devri diyoruz. 1723’de başlayan İran
Savaşları bu dönemin 1730’da tamamen sona ermesine sebep
olmuştur. Her çeşit kültür faaliyetlerinin arttığı,
Matbaanın tam olarak hizmet vermeğe başladığı ve harpten
ziyade sulh, sükûn ve de eğlencenin hâkim olduğu bu dönem,
Osmanlı tarihi için ayrı bir sayfadır. Maalesef ihtiva
ettiği bazı gayr-i meşru sayfalar sebebiyle bu huzur devam
edememiştir. Rusya’nın İran’a girmesi ve Osmanlı Devleti’nin
de bu duruma müdahale mecburiyetinin bulunması, 7 sene
sürecek olan İran Savaşlarını başlattı. Köprülü-zâde
Abdullah Paşa’nın Tebriz’i fethetmesi ve İran’a ait beş
eyâletin Osmanlı Devleti’ne ilhak edilmesi, Ekim 1727’de
yapılan Hemedân Andlaşması ile Sünnî olan Eşref Şah Üveysî
tarafından kabul edildi. Ancak Şi’î olan Nâdir Hân’ın
bunları kabul etmeyerek bazı yerleri Osmanlı Devleti’nden
geri alması, savaşı yeniden başlattı. Padişah ile sadrazamın
İran Seferini 1723 baharına erteleme arzuları tepkiyle
karşılandı.
Damad İbrahim Paşa’nın aleyhindeki bu rüzgar,
kendi yakınlarına devletin bazı makamlarını ve menfaatlerini
peşkeş çekmesi de ilave edilince, daha da arttı ve bu durum
yeniçerileri azdırdı. Bir bahriye neferi olan Patrona
Halil’in başını çektiği bu isyan hareketi, tarihin en kötü
isyanı olacak şekilde genişledi. Yağmalar, hapishanelerdeki
tutukluları serbest bırakarak silahlandırmalar ve ev
baskınları artınca, asilerin Padişah’dan kellelerini
istedikleri Damad İbrahim Paşa ve yakınlarından olan bazı
paşalar idam edildiler. 1 Ekim 1730 günü, âsiler bununla da
yetinmeyip Padişah’ın görevden ayrılmasını istediler ve
gerçekten III. Ahmed’i o gece biraderi II. Mustafa’nın oğlu
Sultân Mahmûd’u tahta davet ederek kendisinin feragat
ettiğini açıklamak mecburiyetinde bıraktılar. III. Ahmed,
ailesi ile birlikte Topkapı Sarayındaki dairelerinde 5 küsur
yıl daha yaşadı ve 62 yaşında iken Temmuz 1736 tarihinde
vefat etti. Az da olsa İslâma aykırı olan fiiller, bir huzur
dönemini daha sona erdiriyordu.
ZEVCELERİ:
(III. Ahmed’in hanımlarının sayısı bazı tarihçilere göre
13’ü ve bazılarına göre de 18’i bulmuştur. Biz, Kadın
Efendileri ile birlikte 18 Hanım'ını tesbit edebildik.).
KADIN EFENDİLERİ: 1- Emetüllah Baş Kadın. Baş Haseki. 2-
Rukıyye İkinci Kadın. 3- Emîne Mihrişah İkinci Kadın; III.
Mustafa’nın annesi. 4- Hatice İkinci Kadın. 5- Râbi‘a Şermi
Kadın. 6- Zeyneb Kadın. 7- Emîne Musalli Kadın. 8- Hanife
Kadın. 9- Gülşen Kadın. 10- Ümmü Gülsüm Kadın. 11- Hürrem
Kadın. 12- Meylî Kadın. 13- Fatma HümâŞah Kadın. 14- Nijad
Kadın. 15- Nazîfe Kadın. İKBALLERİ: 16-Şâyeste Sultân.
17-Ayşe Hanım; İkinci veya Üçüncü İkbaldir. 18 -Hâtem Hâtûn.
ÇOCUKLARI:
(III. Ahmed, Osmanlı Padişahları arasında en çok kadınla
evlenen devlet adamlarındandır ve bir kısım tarihçilere göre
çocuklarının sayısı 50’yi bulmaktadır. Biz sadece bilinen ve
meşhur olanlarını zikrettik.). 1-Şehzâde Mehmed. 2-Şehzâde
Abdülmelik. 3-Şehzâde Murad. 4-Şehzâde Mehmed Hân. 5-Şehzâde
Süleyman Hân. 6-Şehzâde Mustafa III. 7-Şehzâde Selim.
8-Şehzâde Ali. 9- Fatma Sultân. 10- Âtike Sultân. 11- Zeyneb
Sultân. 12-Şehzâde Bâyezid Hân. 13- Ümmü Gülsüm Sultân. 14-
Sâliha Sultân. 15- Ayşe Sultân; 16- Hatice Sultân; 17-
Nazife Sultân; 18- Esmâ Sultân; 19- Zübeyde Sultân;
20-Şehzâde Sultân Nu‘man Hân; 21-Şehzâde İbrahim; 22-
Abdülhamid I; 23-Şehzâde Seyfeddin; 24- Emetüllah Sultân;
25- Ayşe Sultân (Küçük); 26- Emine Sultân . |

|
|
 |