|
II.OSMAN (GENÇ
OSMAN) (1618-1622)

Hâile-i Osmaniye, yeniçerilerin kazan kaldırarak II.
Osman’ın canına kıydıkları acı musibet demektir.
Bilindiği gibi, II. Osman, I. Ahmed’in oğlu olup Hatice
Mahfirûze Sultân’dan Kasım 1604 yılında dünyaya
gelmişti. 14 yaşında yani Şubat 1618’de tahta geçen ve
Genç Osman diye de bilinen II. Osman, Arapça, Farsça,
Latince, Yunanca ve İtalyanca bilecek kadar âlim ve
Fâris yahut Fârisî mahlaslarıyla şiir yazacak kadar da
edibdi. Üzerinde müessir olan üç şahsiyetten birisi
Hocası Ömer Efendi ve diğeri de Kızlar Ağası Mustafa Ağa
ile Süleyman Ağa idi.
Sadrazam Halil Paşa’yı yerinde bırakan
Padişah, Kaimmakam Sofi Mehmed Paşa’nın yerine Kara
Mehmed Paşa’yı getirdi. İlk işi 1612 Nasuh Paşa
anlaşması ile sona ermiş gibi görünen ve ancak devam
eden İran’la olan ihtilafı sona erdirmek oldu ve Eylül
1618’de anlaşma imzalandı.
Sıra 1617 yılından beri devam eden Lehistan
problemine gelmişti. Vezir-i azam İstanköylü Ali Paşa
harp açılmasına taraftardı, diğer erkân-ı devlet ise
istemiyorlardı. Seferden önce Rumeli Kazaskeri
Taşköprülü-zâde Kemâlüddin Efendi’den fetvâ alarak
kardeşi Şehzâde Mehmed’i katl ettirdi ve ahını aldı.
Eylül 1620 tarihinde başlayan Lehistan seferi, Ekim 1621
tarihinde barış antlaşması ile sona erdi. Budin
Beylerbeyi Karakaş Mehmed Paşa şehid olmuş ve ordu
moralsiz kaldığından istenen zafer elde edilememişti. II.
Osman askerlere ve asker de kara hadımların sözlerine
inandığı için II. Osman’a kırılmışlardı.
II. Osman bazı ıslâhâtları yapmak
niyetindeydi ve bu ıslahata tamamen bozulmaya başlayan
kapı kulu ocaklarından başlamak niyetindeydi. Hatta
Halep, Şam ve Mısır beylerbeylerine emirler göndererek
Padişah’a sadık yeni bir ordu teşkili için gizliden
gizliye hazırlıklara başlamıştı.
Kızlar ağası Süleyman Ağa ile Hocası Ömer Efendi
padişahı hacca gitmesi için ikna etmeye başladılar.
Hacca gitmesine, askerler, Kayınpederi ve Şeyhülislâm
Es’ad Efendi ile Aziz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri şiddetle
karşı çıkıyordu. Devreye kapıkulu askerleri girdi ve
Padişah’ı hacca göndermek isteyen Ömer Efendi, Süleyman
Ağa ve Veziriazam Dilâver Paşa’nın başını isteyerek
başta Rumeli Kazaskeri Yahya Efendi olmak üzere ulemayı
araya soktular. Fayda vermedi ve sonunda askerler isyan
ederek Bâb-ı Hümâyun’dan içeri girdiler. Sultân
Mustafa’ya zorla bî’at gerçekleştikten sonra, II. Osman
Orta Camiye getirildi. Burada yeni Sadrazam olan Kara
Davud Paşa’nın tâlimatıyla kemend ile boğulmak istendi.
Muvaffak olunamayınca, Yedikule’ye götürüldü ve maalesef
Davud Paşa’nın nezâretinde orada şehid edildi. (Mayıs
1622). Ne yazık ki, bu fitnenin başında Sultân
Mustafa’nın Vâlide Sultân’ı bulunmaktaydı.
II. Osman’ın öldürülmesi, Osmanlı tarihinin
en acı olaylarından biridir ve maalesef Kanuni’nin oğlu
Şehzâde Mustafa olayı gibi tarihin akışını
değiştirmiştir. II. Osman, bir zamanlar Osmanlı
Devleti’nin yükselmesine sebep olan yeniçeri
teşkilâtının artık çürüdüğünün farkına varmıştı ve bu
gerileme sebebini ortadan kaldıramadan vefat etti.
Devrinin sadrazamları arasında Halil Paşa,
Kara Mehmed Paşa ve Dilâver Paşa’yı; Şeyhülislâm ve
kayın pederi Es’ad Efendi’yi, Nişancı Okçu-zâde Mehmed
Efendi’yi ve ilim erbabından ise, Hoca Ömer Efendi ve
Müezzin-zâde Mahmûd Efendi’yi özellikle zikretmeliyiz.
ZEVCELERİ:
1- Âkile (Rukıyye)
Hânım; Şeyhülislâm Es’ad Efendi’nin kızıdır ve hür
kadınlardan nikâh ile evlenen nâdir kadınlardandır. 2-
Ayşe Hanım; Pertev Paşa’nın torunu. ÇOCUKLARI: 1-Şehzâde
Ömer. 2-Şehzâde Mustafa. 3- Zeynep Sultân . |
|

|