|
SULTAN İBRAHİM
(1640-1648)

Sultân I. Ahmed’in Mahpeyker Kösem Sultân’dan 1615
yılında dünyaya gelen çocuğu olan I. İbrahim, 24 yaşında
1640 yılında ağabeyi IV. Murad’ın vefatından sonra tek
Osmanoğlu olarak tahta oturdu. Kendisinden başka
Osmanoğlu mevcud değil idi. Maalesef, kendisi diğer
Osmanlı Padişahları derecesinde tahsil ve terbiyesini
tamamlamamıştı. Zira hayatını zindan gibi olan kendi
dairesinde geçirmiş; dört ağabeyinin idamını bizzat
yaşadığı gibi, II. Osman ve IV. Murad zamanlarında olan
acı olayları da bizzat yaşamıştı. Bütün bunlar,
vücudunda bazı arızalara ve hatta tarihçilerin nakline
göre şiddetli bir migrene yol açmıştı. Kendisini tahta
davet eden ulemâ, devlet ricali ve Vâlide Sultân’a
mütereddit bir sima ile bakan ve saltanatta aslâ niyeti
olmadığını ifade eden Sultân İbrahim, tahta oturduktan
sonra da, “Elhamdülillah, Ey Rabbım! Benim gibi zayıf
bir kulunu bu makama layık gördün. Saltanat günlerimde
milletimi hoş hal eyle ve birbirimizden hoşnûd eyle”
diye dua etmiştir.
Sultân İbrahim, lehinde ve aleyhinde olmak
üzere iki durumla karşı karşıyaydı. Lehinde olan durum,
dürüst ve ciddi bir devlet adamı olan Kemankeş Kara
Mustafa Paşa’nın veziriazam olmasıydı. Şeyhülislâm Yahya
Efendi’nin de yardımlarıyla, aleyhlerindeki bütün
tahriklere rağmen, I. İbrahim’in ilk yıllarında devlet
idaresini epeyce rayına koymuştur. Hazinenin gelir-gider
muvâzenesini muhafazaya çalışmış; sikke yani paranın
değer ayarlamasını düzene sokmuş ve devlete ciddiyet
getirmeye çalışmıştır. Maalesef, başta Vâlide Sultân
olmak üzere, bir kısım ehliyetsiz devlet adamlarının
tahriklerine kapılan Sultân, Kemankeş Kara Mustafa
Paşa’yı 1644 yılında idam ettirmiştir. Bir ay sonra
Şeyhülislâm Yahya Efendi’nin de ölümü, devletin
kadınların, ağaların ve ehliyetsiz kişilerin eline
geçmesine sebep olmuştur. Bunun en acı misâllerinden
birisi, zaten yetişmemiş olan Padişah’a kanunları
çiğneyerek bedava makamlar elde eden Safranbolu’lu
Hüseyin Efendi’nin Hace-i Sultânî olarak tayin
edilmesidir. Cinci Hoca da denmektedir. 1644 yılında
Anadolu Kazaskerliğine kadar yükselmiştir. Buna
rikâbdarlıktan II. Vezirliğe yükselen Yusuf Ağa ve
sonradan Paşa’yı da ekleyebilirsiniz. Yusuf Paşa’nın
rüşvet ve hediye düşkünü bir devlet adamı olduğu yönünde
ithamlar vardır.
Aleyhinde olan durum, annesi ve Vâlide Sultân olan Kösem
Sultân’ın varlığıdır. Biraz önce saydığımız
olumsuzlukların başında da, maalesef bu kadın
bulunmaktadır. Önceleri, annesinin ihtirasını bildiği
için, Topkapı’dan Eski Saray’a göndererek bu dertten
kurtulmak istemiştir. Ancak muvaffak olduğunu söylemek
mümkün değildir. Maalesef, Kara Mustafa Paşa’dan sonra
vezir-i azam olan Semin Mehmed Paşa da, bu aleyhteki
durumu daha da kötüleştiriyordu.
Bütün bunlara rağmen, Katoliklerin zulmünden bıkan yerli
Ortodoks Rumların Venediklilerden rahatsızlığından da
istifade edilerek, 1645’de Malta üzerine sefere karar
verildi. Serdârlık Kaptan-ı Derya Yusuf Paşa’ya verildi.
1645 Ağustosunda 45 gün süren Hanya muhasarası zaferle
sonuçlandı. Ancak acele davranıldı ve Osmanlı ordusu
Girit’ten çekildi. 1646 yılında Deli Hüseyin Paşa
serdârlığında 2. Sefer yapıldı, ancak Kandiye
fethedilemedi. Ada ikiye bölünmüştü (1648).
Sultân İbrahim zamanında, Vâlide Sultân kısmen devre
dışı bırakılmış ise de, devlet işlerine kadınların
müdahalesi önlenememiştir. Padişahın aile hayatına
düşkünlüğü, onu kadınların avucuna ister istemez
itmiştir. Hakkındaki sefihlik iddiaları doğru değildir.
Zira IV. Murad gibi otoriter; I. Mustafa gibi biçare ve
III. Murad gibi fazla kadına düşkün değildir.
Gençliğinde buhranlı bir hayat yaşaması, diğer sultânlar
gibi kendini fazla yetiştirememesi, Osmanlı neslinin
devamı için devamlı kadınlar tarafından özel hayata
teşvik edilmesi, Şeker-pare denilen musâhibeler gibi onu
eğlenceye teşvik eden câriyelerinin fazla oluşu,
kadınların bu yakınlıklarını devletin imkânlarını çarçur
etmekte kullanmaları, I. İbrahim’in cidden eksik olan
yönleridir. Hele Telli Haseki başta olmak üzere, kendi
hanımlarına aile fertlerinden daha fazla önem verir hale
gelmesi, işi çığırından çıkarmıştır. Bunların tahriki
ile Sultân İbrahim’de başlayan lüzumsuz samur merakı, bu
olumsuzluklardan sadece biridir.
Önemle ifade edelim ki, bütün bu anlatılanlardan Sultân
İbrahim’in gayr-i meşru bir hayat yaşadığı
anlaşılmamalıdır. Zira özel hayata düşkünlük ile, gayr-i
meşru hayat tamamen farklı şeylerdir.
Bütün bu olaylar, devlet idaresinde sıkıntılara yol
açmış; israf ve bunun karşılığında gelirlerin azalması
devleti sarsmaya başladı. Bunlardan biri de, Sivas
Valisi Varvar Paşa’nın isyanıdır (1647). Ocak ağaları
yeniden cuntalaşıp devleti soymaya başlayınca, Padişah
bunların haklarından gelmek istedi ise de, olay duyuldu
ve ihtilal çıktı. 1648 Ağustosunda asilerin isteği
üzerine Sadrazam Hezar-pâre Ahmed Paşa azl edildi ve
sonra asilerce öldürüldü. Ağaların adamı olan Sofu Koca
Mehmed Paşa, sadrazamlığa getirildi. İhtilâlin arkasında
nâibe-i saltanat olmak isteyen Kösem Sultân vardır.
Şeyhülislâm Abdurrahim Efendi’yi de yanına alan sadrazam
tarafından, Ağustos 1648 tarihinde hal’ edildi ve bir
odaya haps olundu. 7 Ağustos 1648’de henüz 7 yaşındaki
IV. Mehmed’e, hem şer’-i şerife ve hem de kanuna aykırı
olarak bî’at edildi. Sonra Şeyhülislâmın, “İki halife
bulunduğu zaman, fitneyi önlemek için birini katlediniz”
şeklindeki fetvâsına dayanılarak I. İbrahim hal’inden 11
gün sonra boğularak şehid edildi.
Zamanındaki sadrazamlar arasında Kemankeş Kara Mustafa
Paşa, Semin Mehmed Paşa ve Hezâr-pâre Ahmed Paşa’yı;
Şeyhülislâmlar arasında Zekeriya-zâde Yahya Efendi ve
Abdurrahim Efendi’yi ve diğer devlet adamları arasında
Kaptan-ı Derya Deli Hüseyin Paşa, Kaptan-ı Derya Damad
Fâzıl Paşa ve Nişancı Ahmed Paşa’yı zikr edebiliriz.
ZEVCELERİ:
1- Hatice Turhan (Tarhân) Vâlide Sultân; Rus asıllı bir
câriyedir ve uzun yıllar nâibe-i saltanatlık yapmıştır.
IV. Mehmed’in annesi. 2- Sâliha Dil-aşûb Vâlide Sultân;
II. Süleyman’ın annesi ve câriye. III. Haseki olduğu
sanılıyor. 3- Hatice Muazzez Sultân; II. Haseki’dir ve
II. Ahmed’in annesidir. 4- Hüma Şah Haseki Sultân (Telli
Haseki); Sultân İbrahim’in en çok sevdiği Haseki’si.
Nikâh ile kadınlığa alındı. 5- Ayşe Sultân; 4. Haseki.
6- Mâh-i Enver Sultân; 5. Haseki. 7-Şivekâr Sultân; 6.
veya 7. Haseki. ÇOCUKLARI: 1-Şehzâde Mehmed IV.
2-Şehzâde Süleyman II. 3-Şehzâde Murad. 4-Şehzâde Selim
Hân. 5-Şehzâde Osman. 6-Şehzâde Ahmed II. 7-Şehzâde
Süleyman. 8-Şehzâde Bâyezid. 9- Fatma Sultân. 10- Ümmü
Gülsüm Sultân. 11- Ayşe Sultân. 12- Gevher Hân Sultân.
13- Kaya Sultân. 14- Beyhan Sultân. 15- Atîka Sultân . |
|

|