|
TÜRKİYE’DEKİ İLK KADIN MİLLETVEKİLLERİ VE MECLİS’TEKİ
ÇALIŞMALARI
Dr. Ayten SEZER*
GİRİŞ
Cumhuriyetin ilânı sonrası gerçekleştirilen köklü
değişiklikler arasında , Türk kadınına tanınan seçme ve
seçilme hakkı önemli bir gelişme olarak yer alır. Son
yıllarda kadının toplumdaki yerine ilişkin dikkate değer
çalışmalar yapılmakla beraber , özellikle kadınlara tanınan
siyasal haklar ve bu hakların istenilen şekilde kullanılıp
kullanılmadığı konusu, üzerinde durulmaya değer bir husus
olarak karşımıza çıkmaktadır. Zira, söz konusu hakların
üzerinden yetmiş yıla yakın bir süre geçmesine rağmen,
kadının siyasetteki yeri ile siyasal katılımdaki rolü ve
etkinliği hala tartışılmaya devam etmektedir. Bu
tartışmaların odak noktasını ise, daha çok milletvekili
seçilen kadınların sayıca azlığı meselesi oluşturmaktadır.
Oysa,1930’lardan günümüze kadar Meclis’e girmiş kadınların
sayısal yetersizliği kadar, buradaki çalışmaları da
incelenmesi gereken bir konudur.
Bu araştırmada, ilk kadın milletvekilleri ve onların
Meclis’teki çalışmaları incelenecektir. Yalnız,konuya
girmeden, Türk kadınının Cumhuriyet öncesindeki durumunun ve
kazandığı hakların kısaca gözden geçirilmesinde yarar
vardır. Zira, Cumhuriyetle birlikte Türk kadınına tanınan
siyasal hakların alt yapısını oluşturan gelişmeler
Osmanlı’nın son dönemlerinde başlayan ‘’ batılılaşma’’
hareketlerine kadar uzanır. Özellikle,Tanzimat Dönemi
(1839-1876) kadınların hakları konusunda ilk adımların
atıldığı bir dönemdir.
Bu dönemde ilk kez devlet eliyle kızların eğitim ve
öğretimine yönelik çalışmalar yapıldı. Sübyan okulları
üstünde rüştiye, idadi ve sultani gibi ortaöğretim
kurumlarına gitmeye hak kazanan kızlar, söz konusu
kurumların öğretmen ihtiyacını karşılamak için açılan kız
öğretmen okullarına (Darülmuallimat) da devam hakkına
kavuştular(1870). Ebe ve Kız Sanayi Mektepleri gibi
okulların da açılmasıyla hem kızların eğitim seviyesinin
yükselmesi hem de başta öğretmenlik mesleği olmak üzere
çalışma hayatına atılmalarına fırsat sağlanmış oluyordu.
Basındaki gelişmeler çerçevesinde fikir hayatında kadının
durumu tartışılmaya başlandı ve ilk kez kadınlar lehine
yayın yapan dergiler çıkarıldı.
Tanzimat’la kadınlara tanınan bu fırsatlar Meşrutiyet Dönemi
(1908-1918)’ne gelindiğinde daha da genişledi. Bunda dönemin
getirdiği söz, yazı ve basın hürriyetinin tesiri çok oldu.
Daha önce elde ettikleri ortaöğretim hakkına ilave olarak
1915’te açılan İnas Darülfünunu ile yükseköğrenim hakkını
kazanan kızlar, söz konusu hürriyet ortamında özellikle
sosyal hayatta da faaliyette bulunmaya başladılar.[1]
Daha çok yardım dernekleri şeklinde de olsa bu dönemde
,kadın haklarını geliştirmek ve onların eğitimlerini
yükseltmek gibi gayeler taşıyan çeşitli dernekçilik
çalışmalarına rastlanır.[2]
Basındaki gelişmelerin artmasıyla fikir hayatında da yer
alan kadınlar,çeşitli yayın faaliyetlerine giriştiler[3].
Balkan Savaşları (1912-1913) ve özellikle I. Dünya Savaşı
(1914-1918)’nın getirdiği sıkıntı ve zorunluluklar -
erkeklerin savaşa katılması vb...- sebeplerle başta devlet
daireleri olmak üzere çalışma hayatının değişik
kademelerinde görev aldılar.Dünya Savaşı ve Milli Mücadele
döneminde gerek cephede gerekse cephe gerisinde erkeklerle
beraber yurt savunmasına katılarak üzerlerine düşeni
yaptıkları ve ülkenin işgalci güçlerden kurtarılması için
gerekli faaliyetlerde bulundukları bilinen bir gerçektir.
Cumhuriyete kadar Türk kadınının siyasal alanda
pek bir hak talebine girmediği, ancak kendilerini
yetiştirebilecekleri alanlarda yer alarak mücadelelerini
sürdürdükleri görülür.Kadınların eğitim ve kültür
seviyesinin yükselmesine paralel olarak gerek fikri ve
sosyal alanlarda, gerekse çalışma hayatına atılmasıyla
ekonomik alanda kendi haklarını savunabilecek konuma ve
bilince ulaşmak için gösterdikleri çabalar sonucunda,
siyasal alanda da yer alma istekleri belirmeye başladı.
Kısacası, bütün bu tecrübelerin Cumhuriyet döneminde tanınan
haklara haklara zemin hazırladığı muhakkaktır. Şimdi,
siyasal hakların kazanılması için gösterilen gayretleri
gözden geçirelim.
I. Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının Tanınması
Milli Mücadele dönemindeki çalışmaları ile
üzerine düşeni yapan Türk kadını, takdire şayan bir davranış
sergilemişti. Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) sonrası
işgallere karşı protesto mitingleri ile tepkisini ortaya
koyma, ordunun hizmetinde bulunma, mermi ve giyecek imal
etme ve cepheye malzeme taşıma... gibi faaliyetlerde
bulunmuştu.[4]
Kadınların bu fedakarlıklarını takdir eden, Mustafa Kemal
Paşa bu konudaki görüşlerini 21.III.1923 tarihinde Konya
Kadınları ile yaptığı konuşmasında şu sözleri ile ifade
etmiştir:[5]
“Bu son senelerin inkılâp
hayatında hummalı fedakarlıklarla mamul mücadele hayatında,
milleti ölümden kurtararak halâsa ve istiklâle götüren azm-ü
faaliyet hayatında her ferdi milletin mesaisi, gayreti,
himmeti fedakârlığı sebkeylemiştir. Bu meyanda en ziyade
tebcil ile yad ve daima şükran ile tekrar edilmek lâzım
gelen bir himmet vardır ki, o da Anadolu kadınının ibraz
etmiş olduğu çok ulvî, çok yüksek, çok kıymetli
fedakârlıktır. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir milletinde,
Anadolu köylü kadınının fevkinde kadın mesaisi zikretmek
imkânı yoktur ve dünyada hiçbir milletin kadını ‘Ben Anadolu
kadınından daha fazla çalıştım, milletimi halasa ve zafere
götürmekte Anadolu kadını kadar himmet gösterdim’
diyemez...”
Türkiye’de Anayasalı rejime geçildiği 1876’dan
sonra 1877’de yapılan ilk seçimlere ve ondan sonrakilere
kadınlar katılmamışlardı. Yalnız, 1908 hareketinden sonra
Anayasa’nın daha demokratikleşmesi ve hürriyetlerin daha
genişletilmesi sonucu kadınların siyasal alana ilgi duymaya
başladıkları görülmüştür.[6]
Ne var ki, bu konuda çeşitli sebeplerden dolayı pek
kayda değer bir gelişme meydana gelmemişti. Zira hem
sıkıntılı dönemlerin yaşanması (Balkan ve I. Dünya
Savaşları...) hem de kadının toplumdaki konumuna ilişkin
eski anlayışın ağırlığını hissettirmesi yüzünden kadınlar
siyasetin dışındaki -yukarıda bahsedilen- alanlarda
faaliyetlerde bulunmuşlardı. Söz konusu badirelerin
atlatılması ile başlayan yeni dönemde kadınlar, artık aktif
olarak siyasetle uğraşmak için harekete geçtiler.Daha 1923
yılı Nisanında “İntihâb-ı Mebusan Kanunu”nun görüşülmesi
esnasında kadına seçme hakkının verilmesi konusu gündeme
gelerek çeşitli tartışmalara yol açmış, ne var ki, bu hakkın
verilmesi kabul edilmemiştir.[7]
Aynı yılın Haziran ayında (16 Haziran 1923)Başkanlığını
yazar Nezihe Muhittin’in(1889-1958) yaptığı “Kadınlar
Halk Fırkası” kurularak, ilk siyasal oluşum meydana
getirildi. Fırka, siyasi bir görünümde olmakla beraber esas
amacını, kadınların eğitim ve sosyal alanlardaki
eksikliklerinin tamamlanarak cehaletin ortadan kaldırılması
olarak açıklar. Ancak ,Fırka’nın genel sekreteri Şükufe
Nihal ise,’’Kadınlar Halk Fırkası’nın programı, şimdiye
kadar her fırsatta izaha çalıştığımız gibi, kadının içtimai,
iktisadi ve bilahare siyasi sahalarda haklarını
inkışaflarını temin etmektir’’ sözleri ile nihai
hedeflerinin siyasi hakları kazanmak olduğunu ifade eder[8]
Kadınların bu girişimi siyasal haklara sahip olmamalarından
dolayı başarısızlıkla sonuçlanır ve sözkonusu fırkaya resmi
izin verilmez. Bunun üzerine Cumhuriyet’in ilânı sonrasında
ise, 7 Şubat 1924’te “Türk Kadınlar Birliği”ni kuran
kadınlar, çalışmalarını bu yolla sürdürmeye başladılar.
Birliğin tüzüğünde amaçlarını: “... kadınların sosyal ve
siyasal haklarını elde edecek olgunluğa eriştirilmesi...”
olarak belirleyerek konuya dikkatleri çektiler ve böylece
isteklerinde ısrarlı olduklarını bir kere daha
gösterdiler.Hatta 1927’de Birliğin tüzüğüne siyasal haklar
sağlamayı amaçlayan bir maddeyi ekleyerek kabul ettirirler
ve aynı yıl yapılacak seçimlere katılmaları için birlik
içinde tartışırlar . Konuyu basında da gündeme getirmelerine
rağmen, Anayasa’da kadınların seçime katılmalarını
sağlayacak hükmün olmaması gerekçelerinden dolayı istekleri
gerçekleşmez
[9].
Aynı konuda, 1926’da Türk Ocağı’nda bir konuşma yapan
Süreyya Hulusi isimli hanım verdiği konferansta: “Türk
kadını tarihte siyasial rol oynamıştır.Kadın kendi benliğini
idrak eder.İktisadi sahada haiz-i tesir olursa neden
memleket işlerinde geri kalsın. Herkes anadan vatan dersi
alır da ne içün o vatanın idaresi ve mukadderatı mevzu-ubahs
olduğu zamanda mahmul vaziyette bırakılır.Vatanda tüten ilk
ocak eğer kadın parmağıyla tutuşmuşsa ve eğer vatan o
ocakların müşterek bir ifadesi ise öyle zannediyorum ki
vatan ve kadın yekdiğerinden ayrılmayan iki mefhum teşkil
ederler...” sözleri ile Türk kadınının seçme ve seçilme
haklarının verilmesinin gerekliliğini vurguluyordu.[10]
Bu ve benzeri pek çok girişimlerle siyasal
hakların kazanılması için gösterilen gayretler Takrir-i
Sükûn dönemini takib eden dönemde olumlu sonuçlarını verdi.
Bu konuda ilk adım 3 Nisan 1930’da kabul edilen Belediye
Kanunu ile atıldı. Bu kanuna göre kadınlar ilk kez Belediye
seçimlerinde oy kullanma ve Belediye Meclislerine seçilme
hakkını elde ettiler.[11]
26 Ekim 1933’te ise 1924 tarihli Köy Kanunu’nun 20.ve 25.
Maddelerinde yapılan değişiklikle muhtar ve ihtiyar meclisi
seçimlerinde oy kullanma ve seçilme hakkını elde eden
kadınlar nihayet 5 aralık 1934’te dönemin Başbakanı İsmet
İnönü ve 191 arkadaşının; 1924 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nun
10.ve 11. Maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kanun
teklifinin kabul edilmesiyle milletvekili -seçme ve seçilme
hakkını kazandılar. Kanun’da yapılan değişiklikle kadın,
erkek her Türkün seçme yaşı 22, seçilme yaşı 30 olarak
belirlendi.[12]Böylece,
kadın ile erkek arasındaki eşitsizlikten biri daha ortadan
kalkmış oluyordu[13]
Siyasal haklar bakımından kadın ile erkeği aynı konuma
getiren bu kanun ile Türkiye’nin daha demokratik bir
görünüme kavuşması ve siyasal katılımın boyutlarının
genişletilmesi gibi amaçların ağırlık taşıdığını söylemek
mümkündür.[14]
Zira 1930’lar aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün de
isteği doğrultusunda kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası ile
Türkiye’de çok partililiğe geçişin yaşandığı bir dönemdir.
II. TBMM’ne Seçilen İlk Kadın Milletvekilleri
5 aralık 1934 tarihli kanunla milletvekili seçme
ve seçilme hakkını elde eden kadınların pek çoğu bu
gelişmeyi büyük bir memnuniyetle karşıladılar. Bu maksatla 6
Aralık’ta bazı Ankaralı kadınlar Mustafa Kemal Atatürk ve
diğer büyüklere teşekkür için Halkevi’nde bir toplantı
düzenlediler ve ardından Meclise giderek memnuniyetlerini
belirttiler.[15]
İstanbul’da da bu amaçla çeşitli mitingler
yapıldı. Beyazıt Meydanında gerçekleştirilen bir mitingde
Kadınlar Birliği’nden Saadet Rifat isimli bir hanım yaptığı
konuşmada konu ile ilgili duygularını ifade etti.[16]
Kadınların ilk kez katıldığı 1935 yılı
seçimleri, iki dereceli seçim sistemi ve tek parti olarak
Cumhuriyet Halk Fırkası’ (CHF)nın bulunduğu bir ortamda
yapıldı. Daha önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de
büyük ölçüde kadın ve erkek adaylar parti üst kademeleri
tarafından belirlendi. Seçimlere gerek müntehib-i sani
(ikinci seçmen) olarak gerekse milletvekili adayları olarak
kadınların ilgisi ve katılımı oldukça fazlaydı. 8 Şubat
1935’te yapılan seçimlere katılım, özellikle İstanbul,
Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde % 80’lere varmıştı ve
söz konusu şehirlerde oy verenlerin % 48’e yakınının
kadınlardan meydana geldiği ifade ediliyordu[17].Kadınların
da katıldığı ilk seçimler olmasına rağmen katılımın fazla
olması , onların konuya olan ilgilerini ortaya koyması
açısından olumlu bir gelişmedir.
1935 yılı seçim sonuçlarına göre, seçilmesi
gereken 399 milletvekilinden 17’si kadın olmak üzere, 386
milletvekili CHF adaylarından oybirliği ile; 4’ü
azınlıklardan olmak üzere 13 bağımsız aday oy çokluğu ile
seçilmişlerdi.Bazı eserlerde 18 olarak verilmesine rağmen[18],
bu seçimlerde Meclis’e 17 kadın milletvekili girmiştir. 1936
yılı başında boşalan milletvekillikleri için yapılan “ara
seçimi”nde ise Çankırı Milletvekili olarak seçilen emekli
öğretmen Hatice Özgenel ile bu sayı 18’e çıkmıştır[19]
.Böylece,kadınlar Meclis’teki tüm milletvekillerinin % 4,5
‘ini oluşturdular.Bu oran o günden bugüne ulaşılan en yüksek
rakamdır. Zira, çok partili döneme geçildiği 1950-51’de 3
kadın ile % 0,61 gibi en düşük rakamla temsil edilen
kadınlar, en son yapılan 1995 seçimlerinde de 13 kadın ile %
1,82 oranında Meclis’te yer almışlardır.
1935 Yılı Seçimlerinde TBMM’ne Seçilen İlk Kadın
milletvekilleri şunlardır:[20]
Mebrure Gönenç(Afyonkarahisar):
1900’de İstanbul’da doğdu. 1919’da Arnavutköy Amerikan
Koleji’nden mezun oldu Fransızca ve İngilizce bilen Gönenç
bir süre Çamlıca Kız Lisesi ve Üsküdar Amerikan Koleji’nde
dil hocalığı yaptı. Adana Belediyesine seçilen ilk kadın
meclis üyesidir. Seçilmeden önce CHF’dan Mersin Belediye
üyesiydi. Bir dönem milletvekilliği yaptı.
Hatı Çırpan(Satı Kadın- Ankara ):
1890’da Kazan’da doğdu. Milli savaşta malûl olmuş bir
askerin eşiydi. Beş çocuğu vardı. Çiftçilikle uğraşan Satı
Kadın hususi eğitim gördü. Seçildiğinde Kazan Köyü
muhtarıydı. Bir dönem milletvekilliği yaptı.
Türkan Örs Baştuğ (Antalya):
1900’de Üsküdar’da doğdu. İstanbul Darülfünunun Felsefe
Şubesinden mezun oldu. Fransızca biliyordu. Uzmanlık alanı
felsefe, sosyoloji ve eğitimdi. Üsküdar Kız Sanat Mektebinde
müdürlük yaptı. Seçimden önce Feyziâti Lisesi Kız kısmı
müdürlüğündeydi. İki dönem milletvekilliği yaptı.
Sabiha Gökçül Erbay (Balıkesir ):
1900’da Bergama’da doğdu. İstanbul Kız Muallim Mektebinde ve
Yüksek Kız Muallimin İhzari (hazırlık) kısmında okumuştur.
İzmir Kız Muallim Mektebinde edebiyat öğretmenliği ve
müdürlük yapmıştır. Adana Lisesi ve İstanbul Erenköy Kız
Lisesinde de öğretmenlik yapan Gökçül V. Dönemde Balıkesir,
VI. ve VII. Dönemde ise Samsun milletvekili olmuştur. TBMM
Başkanlık Divanı Katip üyeliğinde de bulunmuştur.
Şekibe İnsel (Bursa):
1886’da İstanbul’da doğdu. Ortaokul mezunuydu. Almanca
biliyordu. Seçilmeden önce çiftçilikle uğraşıyordu. V.
Dönemde milletvekiliydi.
Hatice Özgener (Çankırı):
1865’te Selanik’te doğdu. Rüşdiye ve hususi öğrenim gördü.
Rumca bilen Özgener milletvekili olmadan önce Darüleytam
Müdürlüğünden emekli bir maarifçiydi. 1936 ara seçiminde
parlamentoya girdi.
Huriye Öniz Baha (Diyarbakır):
1887’de İstanbul’da doğdu. Tahsilini Londra Üniversitesi
kadın kısmında Betford Kolej’de pedagoji eğitimi görerek
tamamladı. İngilizce bilen Öniz İstanbul Kız Muallim Mektebi
ile eski İnas İdadisinde pedagoji ve uygulama dersi ile ev
idaresi derslerini okuttu. Balkan Harbinden sonra
muhacirlere açılan kurslarda ders vermiş ve türlü hayır
işlerinde çalışmış, Hilal-i Ahmer’in açtığı kursa giderek
gönüllü hastabakıcı olmuştur. Milletvekili seçilmeden önce
Türkçe öğretmenliği yapmaktaydı. Yeniköy Rum Mektebinde de
öğretmenlik yapan Öniz, 1950’de vefat etti.
Fatma Memik (Edirne):
1903’te Safranbolu’da doğdu. İlköğrenimine Safranbolu’da
başlayan Memik sekiz yaşında İstanbul’a geldi. Burada
Beyazıt İnas numune Mektebi ile Bezm-iâlem Valide Sultan
Mektebinde okuduktan sonra Tıbbiye’ye girdi. Tıbbiye’den
1929’da birincilikle mezun oldu ve Gureba Hastanesinde
çalıştı. Dahiliye uzmanı olan Memik seçilmeden önce Gureba
Hastanesi Poliklinik Şefi idi. V., VI., VII., Dönem Edirne
Milletvekilliği yapan Memik 1991’de vefat etti.
Nakiye Elgün(Erzurum ):1882’de
İstanbul’da doğdu.Kız Muallim Mektebi mezunu olan Elgün
,ülkemizin en eski eğitimcilerinden biri olarak
biliniyor.İstanbul Kız Lisesi müdürü iken,1930’da İstanbul
Şehir Meclisine ilk kadın üye olarak seçildi.Daimî Encümende
üye olarak kaldı.3 dönem Erzurum milletvekilliği yaptı.
Fakihe Öymen (İstanbul):
1900’de İşkodra’da doğdu. Darülfünunun Coğrafya bölümünden
mezun oldu. Fransızca bilen Öymen, Maarif ve Coğrafya
uzmanıydı. Bursa Kız Muallim Mektebinde tarih ve coğrafya
öğretmenliği ve Bursa Kız Lisesi Müdürlüğü yaptı. V., VI.,
VII. Dönem İstanbul, VIII. Dönem Ankara Milletvekilliği
yapan Öymen, 1983’te vefat etti.
Ferruh Güpgüp (Kayseri ):
1891’de Kayseri’de doğdu. Öğrenimi hususi olan Güpgüp Arapça
biliyordu. Biçki dikişle de ilgilendi ve Kayseri CHF Vilâyet
İdare Heyeti ile Belediye Meclisi üyeliğinde bulundu.
Bahire Bediş Morova Aydilek(Konya):
1897’de Bosna’da doğdu. Bolu orta mektebinden mezun oldu.
Bolu Kız Sanat Okulu’nda resim öğretmenliği yaptı. Seçimden
önce Bolu Belediye Meclisi üyesiydi. V. Dönemde
milletvekilliği yaptı.
Mihri Bektaş (Malatya):
1895’de Bursa’da doğdu. Amerikan Kız Koleji Mezunuydu.
Fransızca ve İngilizce biliyordu. Robert Kolej’de İngilizce
öğretmenliği yaptı ve CHF Kütüphane Encümenine seçildi. V.,
VI., VII. Dönemlerde Malatya Milletvekilliği yaptı.
Meliha Ulaş (Samsun):
1901de Sinop’ta doğdu. Darülfünun’un Edebiyat Şubesinden
mezun oldu. Fransızca ve İngilizce biliyordu. İstanbul
Kandilli Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği ile beş yıl
Erzurum Kız Muallim Mektebinde başmuallimlik ve edebiyat
öğretmenliği yaptı. Seçilmeden önce Samsun Lisesi’nde
edebiyat öğretmeniydi. V. ve VI. Dönem Samsun
Milletvekilliği yapan Ulaş 1942’de vefat etti.
Esma Nayman (Seyhan):
1899’da İstanbul’da doğdu. Lise mezunuydu. Fransızca,
İngilizce ve Rumca biliyordu. Belediyecilik alanında
uzmandı. Adana Belediye Meclisi üyeliğinde bulundu. Bir
dönem milletvekilliği yapan Nayman 1967’de vefat etti.
Sabiha Görkey (Sivas ):
1888’de Üsküdar’da doğdu. Üsküdar Kız Sanayi Mektebinden
sonra Darülmuallimat’ı bitirdi. 1917’de Darülfünun’un
Riyaziye Şubesinden mezun oldu. Fransızca bilen Görkey Kız
Muallim Mektebi Müdür ve Muallimliklerinde bulundu.
Seçilmeden önce Tokat orta mektebinde Riyaziye öğretmeniydi.
Seniha Hızal(Trabzon ):
1897’de Adapazarı’nda doğdu. İlk öğrenimini İstanbul Fatih
Rüşdiyesi’nde, orta öğrenimini Kız Sanat Mektebi’nde yüksek
öğrenimini ise Darülfünun Fen Fakültesi’nde tamamladı.
(1918) Fransızca bilen Hızal, Darülmuallimat ve Erenköy Kız
Lisesi Müdürlüğü’nde bulunduktan sonra Maarif Umum
Müfettişliği’ne tayin edildi. Kendisi Türkiye’de ilk kadın
müfettiş olarak bilinmektedir. İstanbul Kız Muallim Mektebi
Müdürlüğü ile Fevziye Lisesi Müdürlüğünde bulundu. Selçuk
Kız Sanat Okulu’nda da öğretmenlik yaptı. Şişli’de açtığı
ilk ve orta tahsilli Yeni Türkiye Özel Mektebi’nde müdürlük
ve öğretmenlik yaptı.
Benal Nevzad İstar Arıman (İzmir ):
1903’te İzmir’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de
yaptı. 1921’de Paris Sorbonne Üniversitesi’nin Edebiyat
bölümünden mezun oldu. Döndükten sonra Hilâliahmer ve
Himaye-ietfal gibi yerlerde sosyal faaliyetlerde bulundu.
CHF vilayet heyeti üyeliği de yapan Arıman, Fransızca ve
Rumca biliyordu. Uzmanlık alanı belediyecilik, sosyoloji ve
edebiyattı. İzmir Belediye üyeliği de yapan Arıman, V, VI.,VII.,
ve VIII. Dönemde İzmir Milletvekilliği yaptı. 1990’da vefat
etti
Görüldüğü gibi seçilen kadınların bir kaçı istisna edilirse,
büyük çoğunluğu eğitim ve kültür seviyeleri itibariyle
oldukça yüksekti. Londra ve Paris Sorbonne mezunu olanların
yanısıra, Darülfünun mezunu kadınlar çoğunluktaydı.
İçlerinden biri köylü kadınların temsilcisi olarak Atatürk
tarafından bizzat önerilen ve Ankara’nın tek kadın adayı
olarak seçilen hususi eğitimli “Satı Kadın (Hatı Çırpan)”
ile diğeri ortaokul mezunu olan ve çiftçilikle uğraşan Bursa
mebusu Şekibe İnsel hariç tutulursa diğerleri en az lise ve
yüksek okul mezunuydu. Seçilmeden önce siyasal deneyimi
olanların yanısıra birkaç dil bilen eğitimci hanımlar
çoğunluktaydı.Bunlardan beşi okul müdürü ,altısı Belediye
Meclisi üyesi,ikisi çiftçi ikisi öğretmen,biri muhtar,biri
doktor, biri de emekli eğitimciydi[21].Görüldüğü
gibi bu dönemde seçilen kadınların %70’e yakını (11’i)
yüksek öğrenimli eğitimcidir.
Türkiye nüfusunun yarısını oluşturan bir kesimin
temsilcisi olarak Meclis’e giren kadınlar, temsilcisi
oldukları hemcinslerinin oldukça üstünde bir eğitim ve
kültür seviyesine sahip seçkin kimselerdi. Bu açıdan
bakıldığında söz konusu kadınların diğer kadınları-
özellikle kırsal kesimdekileri- ne dereceye kadar temsil
ettikleri ya da onların sorunlarıyla nereye kadar
ilgilenebilecekleri sorusu akla gelmektedir ki,bu ise ayrı
bir inceleme konusunu teşkil etmektedir.
III.İlk Kadın MilletvekillerininV.Dönem(1935-39)
TBMM’deki Çalışmaları
Milletvekili seçilen kadınların Meclis’teki
çalışmalarının tesbit edilmesi,onların siyasal haklarını
nasıl ve ne şekilde kullandıklarının ortaya konması
açısından önemlidir.Bu tesbiti yapabilmek için
ise,kadınların Meclis’teki çalışmalarına geçmeden, konuya
ışık tutması açısından ;onların milletvekili seçilmeleri
hakkındaki kanaatlerini,nasıl seçildiklerini ve daha da
önemlisi milletvekili olarak kendilerini hangi konumda
gördüklerini ortaya koymak yararlı olacaktır.
Bu konudaki bilgileri daha önce kendileri ile
görüşülerek yapılan bir araştırmadan ve dönemin basınından
öğrenmek mümkündür.Bu araştırma Tekeli’ye aittir.Tekeli
araştırmasında ,milletvekili seçilen kadınların bazısının
,kendi iradelerinden ziyade Atatürk’ün isteği ile bu hakkın
kendilerine verildiğini ve yine onun tercihi ziyade
Atatürk’ün isteği ile bu hakkın kendilerine verildiğini ve
yine onun tercihi üzerine Meclis’e girdiklerini, bazılarının
ise seçilmelerini sürpriz olarak karşıladıklarını ortaya
çıkarmıştır.Ayrıca kadınların çoğunluğunun kendilerinr
milletin temsilcileri olarak görürken,çok azının ise,
kadınların temsilcileri olduklarını ifade ettiklerini
vurgulamaktadır[22].
Dönemin basın mensuplarının gözlemlerine göre ise, 1 Mart
1935’te çalışmalarına başlayan V.Dönem TBMM’ne katılan
kadınların oldukça heyecanlı oldukları,Meclis’in arka
sıralarına doğru oturdukları ve hepsinin gayet şık, başları
açık, tayyörlü olarak geldikleri belirtilmektedir[23].
Böyle bir ortamda Meclis’e gelen kadınların ,buradaki
çalışmalarının aynı heyecanla sürdüğünü söylemek abartılı
olmaz. Bu hallerini Meclis’te çeşitli vesilelerle yaptıkları
konuşmalarının içeriğinden öğrenmek mümkündür.Bu duruma bir
örnek olması açısından yeni Hükümet Programının 7 Mart’ta
okunmasından sonra,program hakkındaki görüşlerini belirtmek
maksadıyla söz alan Erzurum milletvekili Nakiye Elgün’ün
konuşması verilebilir. Elgün konuşmasında :’’Başbakanımız
General İsmet İnönü’ye beyanı itimat eden arkadaşlar
arasında bizim de bulunmamız ve bulunma onurunu bize vermiş
olmanız itibariyle duyduğumuz heyecanı ifade için buraya
gelmiş bulunuyorum(Alkışlar).Bugüne kadar Türk bütün olarak
her sahada yan yana ,elele çalışmıştı.Fakat bugüne kadar
Türk milletinin en yüksek, en onurlu bir mevkii olan burada
ilk defa yer almış bir kadın saylav olmak itibariyle bunu
verenlere karşı duyduğumuz hazzı ifade ederken yine bu büyük
onurun içinde Türk Hükümetine itimat beyan eden arkadaşlar
arasında bulunmak şerefinin bize verilmiş olmasından dolayı
duyduğumuz sevinci ifade etmeye çalışırken belki söz
bulamıyorum...Bize bu güzel günler ve güzel anları yaşatmış
olan ta ilk gününden beri bize rehberlik eden Ulu Gazimiz
Atatürk Hazretlerine büyük bir heyecan içinde olduğumdan
memnu kelimeler kullanıyorum.Çünkü şu anda dünyada
belki pek nadir olarak hissedilebilecek heyecan duyanlardan
biriyim...’’[24]
diyerek duygularını ifade etmiştir.Aynı duygu ve heyecanı
İzmir Milletvekili Benal Arıman ile Seyhan Milletvekili Esma
Nayman’da da görüyoruz. Atatürk’ün ölümü üzerine Meclis’te
yaptığı konuşmasında Arıman,Türk kadınlarına kazandırdığı
haklardan dolayı Atatürk’e olan minnettarlık duygularını
belirtirken[25]
Nayman da’’ Atatürk yalnız Türk milletini değil, o
milleti yetiştiren Türk anasının da şerefini kurtardı.Türk
kadınlığının ona minnettarlığı sonsuzdur...layık olduğu
hakları Atatürk’ün büyük dehası ile kazanmış olan Türk
kadını bütün milli görevlerini ifa için hazırdır...’’[26]sözleri
ile aynı görüşleri paylaşmıştır. Bu örneklerden hareketle
kadınların Meclis’teki çalışmaları gözden geçirilecek
olursa, onların erkeklere oranla Meclis’e daha fazla devam
ettikleri ,hemen bütün oturumları takip ettikleri ve en
etkin olarak da bazı konularda söz aldıkları görülür.Dönemin
Zabıt Cerideleri incelendiğinde dikkati çeken nokta,
kadınların büyük bir çoğunluğunun ilgi alanlarına göre bir
komisyonda (encümen) görev almalarıdır.Bazıları bu
komisyonlarda katip üye olarak bulunmuştur.Kadınların görev
aldığı komisyonlar şunlar: Hatı Çırpan Ziraat, Meliha Ulaş
Arzuhal (katip üye), Fakihe Öymen Bütçe(katip üye), Sabiha
Görkay ile Nakiye Elgün Dahiliye(katip üye), Esma Nayman
İktisat, Seniha Hızal ile Türkan Başbuğ Maarif, Huriye Baha
Öniz Maliye, Mebrure Gönenç Nafia, Fatma Memik Sıhhat ve
İçtimai Muavenet, Ferruh Güpgüp ise Divan-ı Muhasebat
komisyonlarında görev almışlardır[27].
Meclis’teki çalışmaları yakından takip eden
kadınlar özellikle bütçe görüşmelerinde kanaatlerini
belirten konuşmalar yaparlar.Bunlardan Ferruh Güpgüp ile
Esma Nayman 1936 yılı ‘Muvazene-i Umumiye Kanunu’nun
görüşülmesi esnasında[28]
Meliha Ulaş 1937 yılı Maarif Vekaleti bütçesi ile ilgili
olarak[29]
, Mihri Bektaş Beden Terbiyesi Kanunu ile ilgili olarak
birer konuşma yapmışlar[30].
Ayrıca Erzurum Milletvekili Nakiye Elgün 1938 yılı Maarif
Bütçesi görüşmeleri esnasında Samsun Milletvekili Seniha
Hızal ise Hariciye Vekâleti bütçesi ile ilgili olarak
görüşlerini bildirmişlerdir[31].
Yine Ankara’da Tıp Fakültesinin kurulması hakkındaki kanun
tasarısının görüşülmesi esnasında Huriye Öniz ile Dr.Fatma
Memik söz alarak görüşlerini belirten kadınlar arasındadır[32].
Kadınların Meclis’te yaptıkları konuşmaların
içeriği incelendiğinde daha çok eğitim ve sağlık konularının
ağırlık taşıdığı dikkati çeker. Bu konulardaki önerileri,
kızların eğitim seviyelerinin yükseltilmesi , sağlık
sorunlarının halledilmesi ve özellikle küçük yaştaki
çocukların sağlık, eğitim ve çalışma şartlarının
iyileştirilmesi doğrultusundadır. Ele alınan V.Dönemde en
fazla söz alan milletvekilleri arasında Dr.Fatma Memik ile
Nakiye Elgün yer alır.Benal Arıman,Meliha Ulaş, Huriye Öniz,
Esma Nayman, Türkan Baştuğ, Ferruh Güpgüp, Seniha Hızal,
Mihri Bektaş ise bir veya birkaç konuşma yapmışlardır.
Meclis’in yanısıra, bazı milletvekillerinin
kendi seçim bölgelerindeki çalışmaları ve özellikle sahip
oldukları meslekleriyle ilgili olarak etkinliklerde
bulundukları bilinmektedir. Örneğin, Dr. Fatma Memik bir
yandan seçim bölgesi olan Edirne’nin sorunlarıyla
ilgilenirken, diğer yandan da Darülaceze ve Kızılay’ın
Polikliniklerinde tıp mesleğinin uygulamalarını sürdürmeye
devam ettiği belirtilir.
[33]
Özetlemek gerekirse, Tekeli’nin de belirttiği
gibi bu kadınları “hiç soru sormayan, sorun çıkarmayan
uslu kadınlar” olarak nitelendirmek mümkün ise de[34],
bunda hem ilk kez böyle bir görevle karşı karşıya gelmeleri
,hem de dönemin muhalefetsiz siyasal yapısı gözönüne
alınırsa, onlardan başka türlü bir davranış beklemenin
zorluğu kendiliğinden ortaya çıkar. .
SONUÇ
Osmanlı döneminde başlayıp Cumhuriyet’le devam
eden’’batılılaşma” hareketleri çerçevesinde gerçekleştirilen
düzenlemelerle; bir taraftan toplumdaki kadın erkek
eşitsizliği ortadan kaldırılmaya çalışılırken, diğer
taraftan da kadının toplumda layık olduğu yere gelmesi için
gayret sarfedildi.Bu maksatla Cumhuriyet öncesi yapılan
düzenlemelere ilave olarak, bu dönemde çıkarılan 1924
tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim alanında, 1926
tarihli Medeni Kanun ile sosyal ve hukukî alanlarda ve
nihayet 1930 ve 1934 tarihlerindeki düzenlemelerle siyasal
alanda getirilen hakların temelinde de sözkonusu çabaların
yattığı söylenebilir. Zira, her iki dönemde de kadının
konumu çağdaşlaşmanın ölçütü olarak görülmüştür.
Cumhuriyet’le kadınlara tanınan siyasal haklarda, yeni
rejimle kabul edilen ‘Egemenlik kayıtsız şartsız
milletindir’ ilkesinin etkisi tartışılmaz. Hiç şüphesiz bu
demokratikleşmenin de bir gereğiydi ve siyasal katılımın
boyutlarını arttırması açısından da önemliydi. Burada –iddia
edilenin aksine-kadınların siyasal haklarını hiçbir çaba
sarfetmeden aldıklarını söylemek sanırız doğru olmaz.
Batıdaki kadınların verdikleri mücadele örneğinde olmasa
bile, Türk kadını siyasal hak talebini her fırsatta dile
getirmiş ve sırası geldiğinde bu hakkını elde etmiştir.
Ancak bu haklarını yeterince kullanamadığı konusu
tartışılabilir. Bunda da ,toplumda yaygın bir kanaat olarak
yerleşen siyasetin ‘erkek işi’ olması düşüncesi ile kadına
yüklenen görevlerin daha çok ‘aile içi’ sorumluluklar
çerçevesinde kalmasının etkileri fazladır.
Kadınların aktif siyasette başarılı olabilmeleri
ve siyasal haklarının göstermelik olarak varolmaması ya da
bir süs, bir aksesuar olarak Meclis’te yer almamaları için,
sözkonusu yaygın kanaatlerin değişmesi ve kadını siyasetten
alıkoyan yasal engellerin ortadan kaldırılması
gerekmektedir. Bunun için de seçilenlerin tümünün bu
doğrultuda çaba sarfetmelerinde yarar vardır.
BİBLİYOGRAFYA
ADIVAR, Halide Edip, Türk’ün Ateşle İmtihanı,
6.bsk. İst. 1982.
AFETİNAN, A., Tarih Boyunca Türk Kadınının Hak ve
Görevleri, 4. Bsk. İst. 1982
ALTINDAL, Aytunç, Türkiye’de Kadın (Marksist Bir
Yaklaşım), 3. Bsk. İst. 1980.
“Ankara’da Saylav Seçimi Başladı”, Ulus,
17 İlkkanun 1934.
ARAT,Yeşim,’’Türkiye’de Kadın Milletvekillerinin
Değişen Siyasal Rolleri,1934-1980’’,Ekonomi ve İdari
Bilimler Dergisi, C.1, Sayı:l,(Kış 1987),s.45-66.
ARIBURNU, Kemal, Milli Mücadele’de İstanbul
Mitingleri, 2. Bsk. Ank. 1975.
AŞA, Emel, 1928’e Kadar Türk Kadın Mecmuaları,
İ.Ü. Sosyal Bilimler Enst. Türk Dili ve Edebiyatı Yüksek
Lisans Tezi, İst. 1989.
ATATÜRK’ün Söylev ve Demeçleri, c.II, Ank.1952.
CAKA, Cahit, Tarih Boyunca Harp ve Kadın, Ank.
1948.
CAPORAL, Bernard, Kemalizmde ve Kemalizm
Sonrasında Türk Kadını, Ank. 1982.
ÇAHA, Ömer, Sivil Kadın, Türkiye’de Sivil Toplum
ve Kadın, Türkçesi: Ertan Özensel, Konya 1996.
ÇAKIR, Serpil, II. Meşrutiyet’te Osmanlı Kadın
Hareketi ve Kadınlar Dünyası Dergisi, İ.Ü. Sosyal
Bilimler Enst. Siyaset Bilimi Anabilim Dalı Doktora
Tezi, İst. 1991.
ÇAKIR,Serpil,’’Siyasal Yaşama Katılım Mücadelesinde
Türk Kadını’’, Kadınlar ve Siyasal Yaşam,İst.1991.
ÇAKIR, Serpil, “Osmanlı Kadın Dernekleri”,
Toplum ve Bilim, Bahar 52, 1991.
DOĞRAMACI, Emel, Türkiye’de Kadının Dünü ve Bugünü,
Ank. 1989.
DÜSTUR, Tertip:3, Cilt:16, s.36.
ELGİN, Neriman (Der). Türk Kadınına Seçme ve
Seçilme Hakkı Tanıyan 5.12.1934 tarihli ve 2598 sayılı Kanun
ve TBMM Tutanakları, Ankara 1985.
ENGİNÜN, İnci, CUNBUR, Müjgan-ÖZDEMİR, Cahide,
Milli Mücadele’de Türk Kadını, Ankara 1983.
EZHERCİ, İhsan, Türkiye Büyük Millet Meclisi
(1920-1992) ve Osmanlı Meclisi Mebusanı (1877-1920),
TBMM yay. Ank. 1992.
GÖKSEL, Burhan, “Atatürk ve Kadın Hakları”,
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, C.1., Kasım 1984,
Sayı:1, s.213-235.
GÖKSEL, Burhan, Çağlar Boyunca Türk Kadını ve
Atatürk, Ank. 1993.
GÜZEL, Şeymus, “Tanzimat’tan Cumhuriyet’e
Toplumsal Değişim ve Kadın”, Tanzimat’tan
Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi, c.3-4, s.858-876.
İLYASOĞLU, Aynur- İNSEL, Deniz, “Kadın
Dergilerinin Evrimi” Türkiye’de Dergiler ve
Ansiklopediler (1849-1984), İst. 1984, s.163-183.
İNAN, Rauf, “Atatürk ve Türk Kadını” X.Türk
Tarih Kongresi, VI. Cilt. (22-26 Eylül 1986), Ankara
1994.
KORAY, Meryem, “Kadın Siyaset Kota”, Her
yönüyle Türkiye’de Kadın Olgusu Yayına hazırlayan:
Necla Arat, 2. Bsk. İst. 1995, s.199-244.
KURNAZ, Şefika, Cumhuriyet Öncesinde Türk Kadını
1839-1923, Ank. 19
MISIROĞLU, Aynur, Kuva-yı Milliye’nin Kadın
Kahramanları, İst. 1976.
MUTLU, Kamile Şevki, “Türkiye’de Kadın Doktorlar”,
50. Yıl Armağanı, C.II, Erzurum 1974, s.85-150.
ORHONLU, Cengiz, “Türkiye’de Kadın Haklarının
Kazanılması Meselesi”, Türk Kültürü, Sayı: 72,
Ekim 1968.
ÖZBUDUN, Sibel, Türkiye’de Kadın Olmak, İst.
1994.
“Saylav Seçimi Yürüyor”, Ulus, 17
İlkkanun 1934.
TANSEL, Fevziye Abdullah, “Memleketimizde Gençler
İçin Kurulan İlk Dernekler, Gazete ve Dergiler”,
Belleten, LI/199, (Nisan 1987), s.281-304.
TAŞKIRAN, Tezer, Cumhuriyet’in 50. Yılında Türk
Kadın Hakları, Ank. 1973.
TAŞKIRAN, Tezer, Women in Turkey, İst. 1976.
TEKELİ, Şirin, Kadınlar ve Siyasal Toplumsal Hayat,
İst. 1982.
TEKELİ, Şirin, Kadınlar İçin Yazılar (1977-1987),
İst. 1988.
TOPRAK, Zafer, “Cumhuriyet Halk Fırkası’ndan Önce
Kurulan Parti: Kadınlar Halk Fırkası”, Tarih ve
Toplum, 51, Mart 1988.
TOPRAK, Zafer, “İttihat ve Terakki ve Teali-i
Vatan Osmanlı Hanımlar Cemiyeti”, Toplum ve Bilim,
Güz, 43-44, 1989.
TUNAYA, Tarık Zafer, Türkiye’de Siyasal Partiler,
C.I, 2. Bsk. İst. 1984.
“Türk Kadınlığı Sevinç ve Heyecan İçinde”,
Cumhuriyet, 5,6 Birinci kanun 1934.
“Türk Kadınının Sevinci” Cumhuriyet, 7
Birinci kanun 1934.
“Türk Kadınlığının Zaferi Hariçte Derin Akisler
Yaptı”, Cumhuriyet, 25 Birinci kanun 1934.
“Türk Kadınlığının Bayram Günü”, Ulus,
6,7 İlk kanun 1934.
TBMM Albümü (1902-1991), Ank. 1994.
TBMM Zabit Ceridesi, Devre:3, İçtima:IV,
Cilt:28, , s.326-330.
TBMM Zabit Ceridesi, Devre:3, Cilt:17, İçtima
3, s.3-10.
TBMM Zabit Ceridesi, Devre:IV, Cilt:25, İçtima
IV, s.82-84.
UNAT, Nermin Abadan, “The Legal Status of Turkish
Women” Turkish Review Volume.1,
Number: 6 Winter 1986.
*
* H.Ü.Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü
[1]
Kadının Osmanlı dönemindeki durumu için şu eserlere
bakılabilir. Tezer Taşkıran, Cumhuriyetin 50.Yılında
Türk Kadın Hakları, Ank.1973;A.Afetinan, Tarih
Boyunca Türk Kadınının Hak ve Görevleri, 4.bs.
İst.1982;Emel Doğramacı, Türkiye’de Kadının Dünü ve
Bugünü, Ank. 1989; Şefika Kurnaz,Cumhuriyet Öncesinde
Türk Kadını (1839-1923)Ank.1990.,
[2]
Bu derneklerden bazıları şunlardır:-Osmanlı Kadınları Şefkat
Cemiyet-i Hayriyesi (1324-1908).-Osmanlı Cemiyeti Hayriye-i
Nisvaniye (1325-1909) Esirgeme Derneği (1325-1909), Asker
Ailelerine Yardımcı Hanımlar Cemiyeti, (1331-1915), Bkz.
Tarık Zafer Tunaya, Türkiye’de Siyasal Partiler, C.I.
2.bs. İst. 1984. S.476-482; Serpil Çakır; “Osmanlı Kadın
Dernekleri”, Toplum ve Bilim, Bahar, 52, 1991.
[3]
Bu yayınlara, Kadınlar Dünyası, Hanımlar Âlemi, Kadın, Genç
Kadın ve Türk Kadını gibi dergiler örnek olarak verilebilir.
Ayrıntılı bilgi için bkz. Emel Aşa, 1928’e Kadar Türk
Kadın Mecmuaları, İ.Ü. Sosyal Bilimler Enst. Türk Dili
ve Edebiyatı, Yüksek Lisans Tezi, İst. 1989. Serpil Çakır,
II.Meşrutiyet’te Osmanlı Kadın Hareketi ve Kadınlar
Dünyası Dergisi, İ.Ü.Sosyal Bilimler Enst. Siyaset
Bilimi Anabilim Dalı Doktora Tezi, 1991; Fevziye Abdullah
Tansel, “Memleketimizde Gençler için Kurulan İlk
Dernekler, Gazete ve Dergiler”, Belleten, LI/199
(Nisan 1987), s.281-304; Aynur İlyasoğlu-Deniz İnsel, “Kadın
Dergilerinin Evrimi”, Türkiye’de Dergiler ve
Ansiklopediler(1849-1984), İst. 1984.
S.163-183; Ekrem Işın, “Tanzimat, Kadın ve Gündelik Hayat
Tarih ve Toplum Mart 1988, Sayı: 51, c.9, s.22-27.
Gülgün Bolat “Cumhuriyet Öncesi Kadın Dernekleri”,
Atatürk ve Kadın Hakları, Ank. 1983. S.177-191.
[4]
Türk kadınının Milli Mücadele’deki faaliyetleri için bkz.
Halide Edip Adıvar, Türkün Ateşle İmtihanı, 6.bsk.,
İst. 1982; Kemal Arıburnu, Milli Mücadele’de İstanbul
Mitingleri, 2.bsk. Ank.1975; İnci Engingün-Müjgan Cunbur-Cahide
Özdemir, Milli Mücadele’de Türk Kadını, Ank. 1983;
Aynur Mısıroğlu, Kuva-yı Milliye’nin Kadın Kahramanları,
İst.1976; Cahit Caka, Tarih Boyunca Harp ve Kadın,
Ank. 1948; Afet İnan, a.g.e., s.102. vd.
[5]
Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt: II, Ank. 1952,
s.148.
[6]
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kadın hakları konusunda
çeşitli çalışmalarda bulunduğu bilinmektedir. Tunaya, bu
Cemiyetin 1908’de kurulduğu sanılan “Kadınlar Şubesi”nden
bahsetmekle beraber hakkında fazla bilgi bulunamadığını da
ifade etmektedir. a.g.e., s.480.
[7]
Söz konusu tartışmalar için bkz. TBMM Zabıt Ceridesi,
Devre:I, Içtima:IV, Cilt:28, s.326-330.
[8]
Fırka hakkında ayrıntılı bilgi için bkz, Zafer Toprak, “Cumhuriyet
Halk Fırkasından Önce Kurulan Parti, Kadınlar Halk Fırkası”,
Tarih ve Toplum, Sayı: 51, Mart 1988, Cilt: 9,
s.30-31;aynı yazar,’’Türkiye’de Siyaset ve Kadın:Kadınlar
Halk Fırkası’ndan‘Arsıulusal Kadınlar Birlrği’Kongresine
(1923-1935)’’,İ.Ü.Kadın Araştırmaları Dergisi,Sayı:2,Yıl:1994,s.6-7;
Nimet Ardıç, “Cumhuriyetten Sonra Kurulan Kadın Dernekler”,
Atatürk ve Kadın Hakları, Ank. 1983,
s.194-195; Ömer Çaha, Sivil Kadın, Türkiye’de Sivil
Toplum ve Kadın, Türkçesi: Ertan Özensel, Konya 1996;
s.116. l
[9]
Serpil Çakır,’’Siyasal Yaşama Katılım Mücadelesinde Türk
Kadını’’,Kadınlar ve Siyasal Yaşam,
İst.1991,s.131-141;Toprak,’’Türkiye’de
Siyaset...’’,s.6-7;Taşkıran,Cumhuriyet’in 50.Yılında...,
s.123.
[10]
Türk Yurdu, C.III, Numara:16,Şubat 1926 ,s.459;
Bernard Caporal; Kemalizmde ve Kemalizm Sonrasında Türk
Kadını, Ank. 1982, s.687-706, Burhan Göksel,
Çağlar Boyunca Türk Kadını ve Atatürk, Ank.1993, s.165.
vd. Taşkıran, a.g.e., s.100-128.
[11]
Belediye Kanunu’ndaki değişiklik için bkz. TBMM Zabıt
Ceridesi, C:17, Devre:3, İçtima: 3, s.3-10.
[12]
1934’teki değişiklik için bkz.TBMM Zabıt Ceridesi
Devre:IV,İçtima:IV,Cilt:25,s.82-84; Düstur,Tertip:3,Cilt:16,s.36;
[13]
Türkiye’de kadına tanınan siyasal haklar tarih bakımından
bazı Avrupa ülkelerinden önce iken,bazı ülkelerden de
sonradır.Diğer ülkelerdeki kadınların siyasal haklarını ne
zaman kazandıklarına bir göz atılacak olursa şu tablo ile
karşılaşılır. Türkiye’den sonra bu hakkı veren
ülkeler:Japonya veFransa(1945), İtalya ve Belçika(1948),
Yunanistan(1952),İsviçre (1971); Türkiye’den önce tanıyanlar
ise,Yeni Zellanda(1893),Avusturalya(1902),SSCB (1918),ABD
(1920), Moğolistan (1924), Almanya (1928), Ekvador
(1929),İspanya (1931), Brezilya ve Tayland (1932), Uraguay
ve Küba ise 1934’de Türkiye ile aynı tarihte kadınlara
siyasal hakları ülkeler arasında yer alır. Bkz.Nermin Abadan
Unat, ‘’The Legal Status of Turkish Women’’, Turkish
Review,Volume:1,Number:6, Winter 1986, s.86.
[14]
Meryem Koray “Kadın Siyaset Kota”, Her
yönüyle Türkiye’de Kadın Olgusu, yayına hazırlayan:
Necla Arat, 2.bsk., İst. 1995, s.195-244; Şirin Tekeli, “Türkiye’de
Kadının Siyasal Hayattaki Yeri”, Türk Toplumunda
Kadın, Derleyen: Nermin Abadan Unat, Ank. 1979, s.399.
Türk kadınına siyasal hakların verilmesinde etkili olan
faktörler hususunda değişik yorumlara rastlamak mümkündür.
Bu yorumlardan biri ülkede tek parti olarak CHF’nin
olmasının batıda Mustafa Kemal’i diktatörlükle suçlanmasına
yol açtığı için, bu görüşü bertaraf etmek ve Türkiye’nin
demokratikliğini ortaya koymak için hakların tanındığı (Çaha,
a.g.e., s.114), diğeri ise, bu hakların ‘siyasal
modernizasyon’ programının bir gereği olarak “zamanı
geldiğinde” gerçekleştirilen bir süreç olarak
değerlendiren görüştür. Sibel Özbudun, Türkiye’de Kadın
Olmak, İst. 1994. S.16.
[15]
Bu konudaki gelişmeler için bkz. “Türk Kadınlığı Sevinç
ve Heyecan İçinde”, Cumhuriyet, 5. 6 Birinci
Kanun 1934; “Türk Kadınının Sevinci”, Cumhuriyet
, 7 Birinci Kanun 1934; “Türk Kadınlarının Zaferi Hariçte
Derin Akisler Yaptı”, Cumhuriyet, 25 Birinci
Kanun 1934, “Türk Kadınlığının Bayram Günü”, Ulus,
6,7, İlkkanun 1934; Ayşe Güpgüp, “Türk Kadınlığının Sesi”,
Ulus, 5 Sonkanun 1935.
[16]
Cumhuriyet, 8 Birinci Kanun 1934; Ulus, 7
İlkkanun 1934.
[17]
8 Şubat 1935’te yapılan seçimlerle ilgili olarak
gerçekleştirilen ön hazırlıklar ,Müntehib-i Sani - (ikinci
seçmen) seçimleri, adayların tespiti ve illere göre dağılımı
ile seçimlerin sonuçlarına ilişkin gelişmeler için bkz.
Cumhuriyet, 18 İkincikanun 1935; aynı gazete,
3,4,5,6,7,8 Şubat 1935; “Saylav Seçimi Dün Bitti”,
Cumhuriyet, 9 Şubat 1935; “Ankara’da Saylav Seçimi
Başladı”, Ulus, 9 İlkkanun 1934; aynı
gazete, 18,20,21,22 Sonkanun 1935 ve 3,5,8,9 Şubat 1935.
“Saylav Seçimi Yürüyor”, Ulus 17 İlkkanun
1934; Son Posta ve Kurun (Vakit) 4,5,6,8,9 Şubat
1935; Milliyet, 15,21,22,24 İkincikanun 1935
ve 4,5,6,9 Şubat 1935.
[18]
Afet İnan, a.g.e, s.196; Rauf İnan, “Atatürk ve Türk
Kadını”, X. Türk Tarih Kongresi, VI. Cilt,
22-26 Eylül 1986, Ank. 1994, s.2957; Aytunç Altındal,Türkiye’de
Kadın (Marksist Bir Yaklaşım), 3.bsk., İst. 1980,
s.160; Neriman Elgin (der.), Türk Kadınına Seçme ve
Seçilme Hakkı Tanıyan 5.12.1934 tarihli ve 2598
Sayılı Kanun ve TBMM Tutanakları, Ank. 1985, s.6; Burhan
Göksel, Çağlar Boyunca Türk Kadını ve Atatürk,
Ank. 1993, s.168; aynı yazar, “Atatürk ve Kadın Hakları”,
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Kasım 1984, Sayı:
1, s.213-235; Tezer Taşkıran, Women in Turkey, İst.
1976, s.77; Şirin Tekeli, Kadınlar ve Siyasal Toplumsal
Hayat, İst 1982, s.217; Tekeli bir başka araştırmasında
Atatürk’ün tek parti listelerinden 17 kadını aday
gösterdiğini yazar. Kadınlar İçin Yazılar, (1977-1987),
İst. 1988, s.299;İhsan Ezherli ise 1935’te Meclise 17
kadının seçildiğini yazmasına karşın ara seçimde
parlamentoya giren Hatice Özgenel’i atlayarak 5.dönemde 17
kadın mebustan bahseder. Dolayısıyla Mecliste yer alan kadın
oranının %3.8 olarak verir. Bkz. Ezherli, Türkiye
Büyük Millet Meclisi (1920-1992) ve Osmanlı Meclisi Mebusanı
(1877-1920), TBMM Yay. Ank. 1992, s.149.
[19]
12 Ocak 1936’da yapılan Ara Seçimi ve Sonuçları için bkz.
Ulus, 13 Sonkanun 1936; Son Posta, 13
İkincikanun 1936; Vatan, İkdam, Cumhuriyet, 13
Kanunusani 1936.
[20]
Kadınlar hakkındaki bu bilgiler çeşitli kaynakların
karşılaştırılmasıyla derlenmiştir.Bkz.TBMM
Albümü,(1920-1991),Ank.1994,s.98-112; TBMM Arşivi,
milletvekillerine ait özlük dosyaları,T.C.Parlamenterleri
Ansiklopedisi,23Nisan 1920-6 Kasım 1983,Yankı-Pamukbank
yay.;5-6 Şubat 1935 tarihli Cumhuriyet, Milliyet,
Kurun(Vakit), Son Posta Gazeteleri,TBMM Kütüphane ve
Dokümantasyon Müdürlüğü Araştırma servisinden alınan
bilgiler.
[21]
Kadınların siyasetteki rolleri için bkz. Yeşim Arat,
‘’Türkiye’de Kadın Milletvekillerinin Değişen siyasal
rolleri,1934-1980’’,Ekonomi ve İdari Bilimler Dergisi
Cilt:1,Sayı:1,(Kış 1987) ,s.45-66.
[22]
Tekeli, Kadınlar ve Siyasal... s.286.
[23]
2 Mart 1935 tarihli Ulus,Kurun(Vakit),Son Posta,Milliyet
ve Cumhuriyet Gazeteleri
[24]
TBMM Yıllık ,Devre :V, s.345-346.
[25]
A.g.e.,Devre:V,İçtima:4,s.222.
[26]
A.g.e. s.228.
[27]
Bu bilgiler TBMM Kütüphane ve Dokümantasyon Müdürlüğü,
Araştırma Servisinden elde edilmiştir.
[28]
TBMM Zabıt Ceridesi,
C.11,s.236-237,332
[29]
a.g.e.,C.18,s.252.
[30]
a.g.e., C.26, s.487. a.g.e., c.25, s.214, 265.
[31]
a.g.e., C.25, s.214, 265.
[32]
a.g.e.,C.19, s.40-4l.
[33]
Kâmile Şevki Mutlu, “Türkiye’de Kadın Doktorlar”,
50.Yıl Armağanı, C.II, Erzurum, 1974, s.85-100.
[34]
Tekeli ,Kadınlar İçin Yazılar...s.300. |