| 3 Temmuz
1964'de Atina'ya giden Grivas, Atina'daki temaslarının tamamladıktan
sonra 6 Ağustos 1964 akşamı Lefkoşe'ye döndü ve Kıbrıs Rum Silahlı
Kuvvetleri Genel Karargahındaki toplantıda Rum Silahlı Kuvvetlerinin son
durumu hakkında bilgi aldı. Silahlı Kuvvetler Başkomutan Muavini
Prokos'un Tillirga bölgesindeki askeri yığınak hakkında bilgi
vermesinden sonra Grivas, Lorovouno tepesinin ele geçirilmesi için
hücuma geçmeye karar verdi. Daha sonra Grivas, Alevkaya'nın hemen
güneyindeki Lorovouno tepelerinin ele geçirilmesi için Makarios'un
onayını istedi. Grivas'ın bu talebinden sonra Rum Bakanlar Kurulu'nu
toplantıya çağıran Makarios, Bakanlar Kurulu'ndan oybirliği ile
"Harekatın yapılması" kararını aldı.
Makarios, Bakanlar Kurulu
kararını Grivas'a duyururken de, "Harekata girişmeden önce Yunan
Hükümeti'ne danışılarak Yunan Hükümeti'nin izninin alınması gerektiğini"
söyledi. Grivas da, Yunan Dışişleri Bakanı Kostopulos ile görüşüp
onayını almadan harekete geçmeyeceğine dair söz verdi. Ancak bu sözünü
tutmadığı anlaşılan Grivas'ın Tillirga bölgesine saldırı emrini
vermesiyle 6 Ağustos 1964'de Türk-Rum çatışması başladı.
Bu saldırı sırasında
Erenköy bölgesinde bulunan bir avuç Türk, zor durumdaydı. Mücahitler
arasında, saldırıdan kısa süre önce Ada'ya gizlice çıkan Türk Cemaat
Meclisi Başkanı Rauf Denktaş da bulunuyordu. Durumu telsizle Ankara'ya
bildiren mücahitler, yardım istediler. Bir süre sonra Türk savaş
uçakları bölge üzerinde ihtar uçuşlarına başladılar. İhtar uçuşlarına
rağmen Rum saldırılarının devam etmesi üzerine Türk uçakları, Rum askeri
birliklerine karşı harekatı başlatmış ve saldırgan Rum kuvvetleri
bozguna uğratılmışlardı.
Bunun üzerine derhal
Bakanlar Kurulunu toplayan Makarios, yenilginin sorumlusunun
Yunanistan'a haber vermeden saldırıya geçen Grivas olduğunu ileri sürdü
ve Sovyetler Birliği'nden yardım istedi. Makarios'un yardım çağrısından
sonra Sovyetler Başbakanı Kruşçev, Başbakan İsmet İnönü'ye bir mesaj
göndererek, Türkiye'nin "Kıbrıs'a saldırıda bulunarak üzerine sorumluluk
aldığını" iddia etti. 9 Ağustos tarihinde İnönü'ye gelen mesaj 13
Ağustos'da cevaplandı. Cevabi mesajda, Kıbrıs Rum tarafının gayri insani
ve gayri ahlaki davranışlarına dikkat çekilerek, Sovyetler Birliği'nin
bu türlü hareketlerin durdurulmasına yardımcı olması(*) istenmiştir.
Diğer yandan Yunanistan
Savunma Bakanı Garufalyas, saldırının geceleyin devam etmesini ve
muhtemel bir Türk çıkarma harekatına karşı birliklerin sahildeki
yerlerini almasını istemiş, bunun üzerine Grivas tekrar komutanlık
karargahına geçmiştir. 9 Ağustos günü çarpışmaların tekrar başlaması
üzerine Türk uçakları Rum kuvvetlerine karşı tekrar saldırıya geçtiler.
Türk jetlerinin müdahalesi sonucu Rumlar saldırıyı durdurmak zorunda
kaldılar.
Harekatın
tamamlanmasından sonra Erenköy sahillerine yanaşan bir Türk gemisi,
bölgedeki yaralılarla birlikte, 1 Ağustos 1964'de, Erenköy'e gizlice
çıkan Denktaş'ı Türkiye'ye getirdi. Harekat sırasında uçağı düşen Pilot
Yüzbaşı Cengiz Topel şehit oldu.
Erenköy savaşının
başlarında, "Türkiye müdahale ederse kurtaracak Türk bulamayacaktır"
diyen Makarios, Türk savaş uçaklarının iki günlük harekatından sonra
ateşkese razı olmuştur. Erenköy savaşı sırasında Rumlar 53 ölü, 125
yaralı verirken; Türklerin kaybı 12 şehit, 4 kayıp ve 32 yaralı
olmuştur.
Erenköy çarpışmalarından sonra Kıbrıs Türklerine tam bir ekonomik abluka
uygulayan Makarios, stratejik madde olduğunu ileri sürdüğü çimento,
demir, çivi, kereste, benzin gibi maddelerin Türk bölgelerine girişini
yasaklamıştır. Bununla da yetinmeyerek, Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı'nın
değiştirilmesine engel olacağını da iddia etmiştir. Ancak Türkiye'nin
Eylül ayında kuvvet kullanarak Kıbrıs Türkleri'nin ihtiyaç duyduğu
maddeleri Ada'ya taşıyacağını açıklamasından sonra Makarios Türk yardım
malzemesinin Türk bölgesine ulaşmasına göz yummak zorunda kalmıştır.
DİPNOTLAR:
(*) Nihat Erim, Bildiğim
ve Gördüğüm Ölçüler İçinde Kıbrıs, Ankara, s. 253; Pierre Oberling, s.
96-98.
|