|
Kıbrıs
Türklerinin kökeni Anadolu'daki Türk halkıdır.
Kıbrıs'ın
fethinden sonra adanın gelişmesi için üretici nüfusa ve
sanatkara gereksinim olduğunu gören Padişah 2. Selim,
adada kalan 20 bin askere ek olarak 10 bin sanatkar
aileyi Kıbrıs'a göndermiştir. Bu amaçla çıkarılan bir
"Sürgün Hükmü"ne göre; çeşitli şehir ve kasabalarda
oturan zanaat ve meslek sahipleri arasında seçme
yapılarak, her on haneden biri Kıbrıs'a gönderilmiştir.
Bu meslek sahipleri içinde ayakkabıcılar, terziler,
dokumacılar aşçılar, mumcular,semerciler, nalbantlar,
bakkallar, demirciler, dericiler, taşçılar, kuyumcular,
yapıcılar, kalaycılar ve kazancılar bulunmaktadır.
Bunların
yanı sıra; 1) Taşlı ve verimsiz toprak çalıştırıp
geçimini sağlayamayanlar, 2) Kötü davranış içinde
olanlar, 3) Kendi bölgelerinde adları kütükte kayıtlı ol
mayanlar ve onların oğulları, 4) Başka bölgelerden göç
etmiş olanlar, 5) Uzun zamandan beri tarla veya bahçe
almak için müracaat etmiş olanlar, 6) Köyünü ve
tarlasını bırakıp, şehirlere göç edenler, 7) Köylerde ve
şehirlerde işsiz olup, toprağı çalıştırmayanlar da
Kıbrıs'a gönderildi.
21 Eylül
1571 tarihli "Sürgün Hükmü"ne göre toplam 572 hanenin
Kıbrıs'a göç ettirilmesi sağlandı. Adaya gelen bu
Türkler, kısa sürede ekonomik yaşama büyük bir canlılık
getirdiler.
Yunanistan, henüz Osmanlı egemenliği altında olduğu
için, Rumları kışkırtacak durumda değildi.
Megalo
İdea fikri ortaya atılana kadar, iki halk Osmanlıların
adil yönetimi altında barış içinde bir arada yaşadı.
Adadaki
iki halkın barış içinde bir arada yaşadığı tek dönem,
fiilen Osmanlı İdaresi altında yaşanan 307 yıllık
dönemdir, denilebilir.
|