|
1963 Kıbrıs
olaylarında Rum
yöneticilerin
hazırladıkları "Türkler'i
imha planı"nın
başarılı olmaması,
yalnızca "Enosis"
konusunda anlaşabilen
Rum liderler
arasındaki
anlaşmazlıkların da su
yüzüne çıkmasına sebep
olmuştu. Yunanistan
ile Kıbrıs'ta iktidarı
elinde tutan
Makarios'un arası
giderek açılmaya
başladı. Rum liderler
ile Yunanistan
arasındaki
anlaşmazlığın
temelleri, 1963
olaylarına kadar
iniyordu.
29 Aralık 1963
tarihinde Yunanistan
Hükümetinin Başbakan
Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı
görevini yürütmekle
görevli Sofokles
Venizelos, Makarios'a
gönderdiği mektubunda,
Kıbrıs Rum yönetiminin
oldu-bittilerinin
hiçbir Yunan
hükümetini
bağlamayacağını ifade
etmişti(1). Sonraki
yıllarda seçimleri
kazanarak iktidarı ele
geçiren Yorgo
Papandreu da 25 Şubat
1965'te, Makarios'a,
Yunanistan'a
danışılmadan hiçbir
harekete girmemesi
uyarısında bulunmuştu.
Diğer yandan 9 Haziran
1964 tarihinde
Grivas'ın Kıbrıs'a
gizlice girmesi,
Makarios'u oldukça
tedirgin etmişti.
Yunanistan, bir
Türk-Yunan savaşına
meydan vermemek için,
Kıbrıs'ta bir Rum
ordusunun kurulması
konusunda Grivas'a tam
yetki vermişti(2).
Makarios, Grivas'ın
geri çağrılması için
Yunanistan'a
başvururken, Rum
İçişleri Bakanı
Polikarpos Yorgacis de
Kıbrıs'ta kurulacak
olan ordunun
yönetiminin Kıbrıs
Ordusu Komutanlığı
tarafından yürütülmesi
isteğini, Yunanistan
Savunma Bakanı Petros
Garufalyas'a
bildirmişti.
Yunanistan'ın bu
isteği reddetmesi
Kıbrıs'taki
anlaşmazlığı daha da
büyütmüştü. Bir yanda
Grivas komutasında
Yunanistan taraftarı
askeri kanat, diğer
tarata ise Makarios'un
liderliğinde
çoğunluğunu Kıbrıslı
Rumların oluşturduğu
sivil kanat çekişmeye
başlamışlardı.
Bu arada EOKA'cı Nikos
Sampson, Lissarides ve
bazı liderler,
Grivas'ın çağrısına
olumlu cevap
vermemişler, Makarios
taraftarı tutumlarını
devam ettirmişlerdi.
Bu arada Grivas'tan
iyice şüphelenmeye
başlayan Makarios,
kısa süre içinde,
tamamen kendisine
bağlı bir polis
teşkilatı kurdu.
Ayrıca Grivas'tan
Türklere karşı
yapılacak bir harekat
öncesi Yunanistan
Dışişleri Bakanı
Kostopulos'un onayının
alınmasını istedi(3).
Yunanistan Başbakanı
Yorgo Papandreu,
Makarios'a karşı
harekete geçmek üzere
Kıbrıs'taki Yunan
subaylarının
teşkilatlanmasını
emretmiş; ancak
Makarios taraftarı
bazı subaylar, bu
komployu Makarios'a
ulaştırmışlardı.
Makarios bunun üzerine
gerekli önlemleri
almış ve darbe
teşebbüsü sonuçsuz
kalmıştı.
Erenköy saldırısının
başarısızlıkla
sonuçlanması üzerine
Papandreu, Makarios'u
uyarmış; Makarios ise
yenilgisinin tek
sorumlusunun Grivas
olduğunu iddia
etmişti.
Yunanistan yanlısı
Rumlar, Makarios'un "ENOSİS"e
karşı olduğunu
propaganda etmeye
başlamışlar. Bu arada
Yunanistan ikinci bir
darbe hazırlığına
girişmişti. Ancak
Makarios, Yunanlı
subaylar arasındaki
taraftarları
vasıtasıyla bunu
öğrenmeyi ve darbeyi
önlemeyi başarmıştı.
Yunanistan'ın bu iki
teşebbüsü yayında
aleyhindeki
propagandalara da bir
son vermek isteyen
Makarios, entrikanın
merkezi Atina'ya
giderek Papandreu ile
görüşmüştü.
Makarios'un
suçlamalarını reddeden
Papandreu, darbe
teşebbüslerini
yalanlamak zorunda
kalmıştı. Ancak
Makarios'un Ada'ya
dönmesinden kısa bir
süre sonra Kıbrıs'taki
Yunan Alayı'nın
komutanı Menelaos
başta olmak üzere
yüksek rütbeli Yunan
subaylarını geri çeken
Papandreu, Yunanistan
yanlısı subayları
Kıbrıs'a gönderdi.
Bunu takip eden
günlerde Makarios'la
işbirliği içinde
bulunan Nikos Sampson,
13-26 Mart tarihleri
arasında Mahi
gazetesinde yayınlanan
açıklamalarında
Makarios'u devirmek
amacıyla kurulmuş
Aspida adlı bir yer
altı örgütünün
varlığını açıkladı.
Aspida ile ilgili
geniş açıklama, 27
Mayıs 1965 tarihinde
yapıldı. Grivas-Makarios
çekişmesi artık had
safhaya ulaşmıştı.
21 Nisan 1967'de
Yunanistan'da askeri
bir darbenin meydana
gelmesi, Rumlar
arasındaki çekişmeyi
daha da
şiddetlendirdi.
Makarios "kral
taraftarı" olarak
Cunta idaresine tavır
aldı. Rum gazeteleri,
Yunanistan'daki Cunta
aleyhine yazılar
yayınlamaya
başladılar. Yayınların
durdurulması için
kendisini uyaran
Albaylar Cuntası'na
cevap veren Makarios,
"Kıbrıs'ta demokratik
bir idare vardır.
Basın hürriyetini
zedeleyemem" diyordu.
Olaylar, 15 Kasım 1967
tarihinde Geçitkale ve
Boğaziçi'nin Rum
kuvvetleri tarafından
işgal edilmesi(4) ve
daha sonra Türkiye'nin
müdahalesi sonucu
işgal edilen bölgenin
boşaltılması üzerine
yeniden gelişti.
Grivas, Kıbrıs
Kilisesi'nden yardım
istemek zorunda kaldı.
Girne Metropoliti
Kiprianos'un çağrısı
üzerine Sinod
üyelerinden Anthimos
ve Yennadios aynı
yılın Aralık ayında
Omorfo (Güzelyurt)'da
bir toplantı yaptılar.
Gerek bu toplantı ve
gerekse bundan sonraki
çalışmalar, Kilise
tarafından
Makarios'tan habersiz
olarak yürütülmeye
başladı. Kiliseyi
kendi tarafına çeken
Grivas, Türkiye'nin
talebi üzerine 1967
yılında Yunanistan'a
dönmek zorunda
kaldı(5).
Kıbrıs Kilisesi'nin de
Makarios'a karşı cephe
almasından sonra,
Yunanistan'daki cunta
yönetimi Makarios'a
karşı bazı suikast
girişimlerine destek
verdi. Ancak Makarios,
bütün suikast
teşebbüslerinden
kurtulmayı başardı.
Bunun üzerine
Makarios'un
çevresindeki kuvvetli
liderleri tasfiye
etmeyi planlayan Yunan
Cuntası, aradığı
fırsatı 13 Ağustos
1968 tarihinde
Başbakan Papadopulos'a
yapılan suikast
teşebbüsüyle yakaladı.
Suikastçı Georgios
Panagulis, Kıbrıs'ta
büyük bir kaçakçılık
olayına da karışmıştı.
Cunta, Panagulis ile
Makarios'un en büyük
yardımcısı İçişleri
Bakanı Yorgacis
arasında bir ilişkinin
olduğunu ileri sürdü.
Yaptırılan
araştırmadan sonra
hazırlanan raporda;
Yorgacis'in 1963 Kanlı
Noel'ini planlayan
kanunsuz bir Yunan
mukavemet teşkilatının
lideri olduğu
açıklandı.
Makarios ve Yunan
cuntası arasındaki
siyasi çekişme
Kıbrıs'ta oynanan
kanlı olayların gerçek
sorumlularını ortaya
çıkarıyordu. Dünya
kamu oyunda zor
durumda kalacağını
gören Makarios, Rum
Temsilciler Meclisi
Başkanı Glafkos
Klerides'i, Yorgacis
aleyhine devam eden
Yunan iddialarına son
verilmesini sağlamak
üzere 19 Ekim 1968'de
Atina'ya gönderdi.
Yunanistan'ın
baskısına bir müddet
daha direnebilen
Makarios, 1 Kasım
1968'de Yorgacis'in
istifa etmesine razı
olmaktan başka çare
bulamadı. Yorgacis ise
Yunan Cuntası
aleyhinde
çalışmalarına devam
etti. Yunanistan
tarafından organize
edilen yer altı Rum
teşkilatları,
Yorgacis'i 15 Mart
1970 tarihinde Mia
Milya ile Değirmenlik
köyleri arasında feci
bir şekilde
katlettiler(6).
KAYNAK:
Çay, Abdulhaluk
Mehmet-; Kıbrıs'ta
Kanlı Noel-1963, Türk
Kültürünü Araştırma
Enstitüsü Yayınları,
Ankara 1989.
DİPNOTLAR:
1) Kemal Aşık, "Ruml-Yunan
Gizli Belgeleri", TAK,
Lefkoşa 1983, s. 2.
2) Kemal Aşık, s. 21
vd.
3) Karayannis, 6
Ağustos 1964 Erenköy
savaşlarında söz
vermiş olmasna rağmen
Grivas'ın, Makarios'un
isteğini yerine
getirmediğini ve
Erenköy olaylarının
tek sorumlusunun
Grivas olduğunu bir
raporla Yunanistan
hükümetine 29 Ocak
1965 tarihinde
bildirecektir.
4) Pierre Oberling, s.
111-113.
5) Pierre Oberling, s.
116..
6) Daha sonra
Makarios'a cephe alan
Nikos Sampson,
Yorgacis'in ölümünden
Makarios'u sorumlu
tutmaktadır (Bk. TAK,
Özel Sayı: 1/89). |