|

KIBRIS CUMHURİYETİ ANAYASASI
|
|
|
|
|
|
KISIM I -. UMUMİ
HÜKÜMLER
|
|
MADDE
1 |
|
Kıbrıs Devleti, bu
Anayasa gereğince,
Cumhur Başkanı Kıbrıs
Elen Cemaatı tarafından
seçilen bir Elen ve
Cumhur Başkan Muavini
Kıbrıs Türk Cemaatı
tarafından seçilen bir
Türk olan, başkanlık
rejimine sahip bağımsız
ve egemen bir
Cumhuriyettir |
|
|
|
MADDE
2 |
|
Bu Anayasa maksatları
bakımından- |
|
|
(1) |
Elen Cemaatı, Elen
aslından ve ana dili
Elence olan veya Yunan
kültür ananelerini
paylaşan veya
Elen-Ortodoks Kilisesine
mensup bulunan bütün
Cumhuriyet
vatandaşlarını içine
alır. |
|
|
(2) |
Türk Cemaatı, Türk
aslından ve ana dili
Türkçe olan veya Türk
kültür ananelerini
paylaşan veya Müslüman
olan bütün Cumhuriyet
vatandaşlarını içine
alır. |
|
|
(3) |
Bu maddenin (1)'inci ve
(2)'nci fıkraları
hükümleri şumulüne
girmeyen Cumhuriyet
vatandaşları, bu
Anayasanın yürürlüğe
girmesinden itibaren üç
ay içinde, ferd olarak
Elen veya Türk Cemaatına
katılmak hususunda
ihtiyarlarını
kullanırlar, fakat
bunlar bir dini gruba
mensup iseler bu
takdirde, dini grup
olarak ihtiyarlarını
kullanırlar ve bunun
üzerine seçtikleri
Cemaatın üyesi
sayılırlar:
Ancak, böyle bir dini
gruba mensup olan
herhangi bir Cumhuriyet
vatandaşı, grubunun
ihtiyarı ile bağlı
kalmamayı tercih
edebilir ve mezkur
ihtiyarın
kullanılmasından
itibaren bir ay içinde
Cumhuriyetin ilgili
memuruna ve Elen ve Türk
Cemaat Meclisleri
Reislerine göndereceği
yazılı ve imzalı bir
beyanla mezkûr grubun
mensup sayılacağı
Cemaattan başka Cemaata
mensup olmayı ihtiyar
edebilir:
Ancak
yine, mezkûr bir din ve
grubun izhar
ettiği ihtiyar, üyeleri
adedinin gerekli sayıdan
az olması sebebiyle
kabul edilmediği
takdirde, böyle bir
grubun herhangi bir
üyesi bu ihtiyarın red
edildiği tarihten
itibaren bir ay içinde,
yukarıda mezkûr tarzda,
mensup olmak istediği
Cemaata katılmayı
ferden ihtiyar edebilir.
Bu fıkra maksatları
bakımından bir "dini
grup", ayni dine inanan
ve ayni mezhebe mensup
veya bu dinin yetkisine
tabi olan Kıbrısta
mutader mukim
şahıslardan, sayısı bu
Anayasa yürürlüğe
girdiği tarihte bini
aşan ve bu tarihte en az
beş yüzü Cumhuriyet
vatandaşı olan bir grubu
ifade eder. |
|
|
(4) |
Bu Anayasanın yürürlüğe
girmesinden üç ay sonra
herhangi bir tarihte
Cumhuriyet vatandaşı
olan bir şahıs, bu
maddenin (3) üncü
fıkrasında gösterilen
ihtiyar hakkını vatandaş
olma tarihinden itibaren
üç ay içinde kullanır. |
|
|
(5) |
Bu maddenin (1) inci ve
(2) nci fıkraları
hükümleri şumulüne giren
Cumhuriyetin bir Elen
veya bir Türk vatandaşı,
aşağıdaki şartlarla,
üyesi olduğu Cemaata
mensup olmaktan çıkarak
diğer Cemaata
katılabilir. |
|
|
|
(a) |
ilgili
vatandaşın böyle bir
değişikliği istediğine
dair ve Cumhuriyetin
ilgili memuruna ve Elen
ve Türk Cemaat
Meclisleri Reisliğine
sunduğu yazılı ve imzalı
bir beyanı; |
|
|
|
(b) |
diğer Cemaatın Cemaat
Meclisinin tasvibi.
|
|
|
(6) |
Bu maddenin (3) üncü
fıkrası hükümleri
gereğince Elen veya Türk
Cemaatına mensup sayılan
herhangi bir fert veya
dini grup, aşağıdaki
şartlarla, mezkûr
Cemaata mensup olmaktan
çıkarak diğer Cemaata
mensup sayılabilir:- |
|
|
|
(a) |
ilgili fert veya dini
grubun böyle bir
değişikliği istediğine
dair ve Cumhuriyetin
ilgili memuruna ve Elen
ve Türk Cemaat
Meclisleri Reislerine
sunduğu yazılı ve imzalı
bir beyanı; |
|
|
|
(b) |
diğer Cemaatın Cemaat
Meclisinin tasvibi |
|
|
(7) |
(a) |
evli bir kadın kocasının
mensup olduğu Cemaata
mensup olur; |
|
|
|
(b) |
yirmi
bir yaşından küçük ve
evli olmayan bir erkek
veya kız çocuğu,
babasının mensup olduğu
veya, babası bilinmediği
ve evlatlık da
edinilmediği takdirde
annesinin mensup olduğu
Cemaata mensup olur. |
|
MADDE
3 |
|
1. |
Cumhuriyetin resmi
dilleri Elence ve
Türkçedir. |
|
2. |
Teşrii, icrai ve idari
muamele ve vesikalar her
iki resmi dilde yazılır
ve Anayasanın açıkça
gerekli kıldığı hallerde
Cumhuriyet Resmi
Gazetesinde her iki
resmi dilde yayınlanmak
suretiyle ilan edilir.
|
|
3. |
Bir
Elene veya bir Türke
hitap eden idari veya
diğer resmi vesikalar
muhatabına göre Elence
veya Türkçe yazılır. |
|
4. |
Adli muamelelerin
yürütülmesi veya
yapılması ve kararların
yazılması, taraflar Elen
ise Elence, taraflar
Türk ise Türkçe ve
taraflar Elen ve Türk
ise hem Elence hem de
Türkçe olur. Diğer bütün
hallerde, bu maksatlarla
kullanılacak dil veya
diller 163'üncü madde
gereğince Yüksek Mahkeme
tarafından yapılacak
Mahkeme Tüzüğü ile
tesbit edilir. |
|
5. |
Cumhuriyet Resmi
Gazetesinde her metin
her iki resmi dilde ve
ayni sayıda, yayınlanır. |
|
6. |
(1) |
Cumhuriyet Resmi
Gazetesinde yayınlanan
herhangi bir teşriî,
icrai veya idarî muamele
veya vesikanın Elence ve
Türkçe metinleri
arasındaki herhangi bir
fark, yetkili bir
mahkeme tarafından hal
edilir. |
|
|
(2) |
Bir
Cemaat Meclisinin
Cumhuriyet Resmi Gazetesinde
yayınlanan herhangi bir
kanun veya kararının
muteber metni bu Cemaat
Meclisinin dilindeki
metindir. |
|
|
(3) |
Cumhuriyet Resmi
Gazetesinde
yayınlanmamakla beraber
başka suretle
yayınlanmış bulunan bir
icrai veya idari muamele
veya vesikanın Elence ve
Türkçe metinlerinde
herhangi bir fark ortaya
çıktığı zaman ilgili
Bakanın veya ilgili
herhangi bir başka
makamın hangi metin
muteber veya doğru
sayılması gerektiği
hakkında yapacağı beyan
nihaî ve kesin
olacaktır. |
|
|
(4) |
Yukarıda söylenilen
şekilde metinlerde bir
fark görüldüğü herhangi
bir halde, yetkili
mahkeme muhik addedeceği
bir tazminata karar
verebilir. |
|
7. |
Madenî ve kağıt
paralarda ve pullarda
her iki resmi dil
kullanılır. |
|
8. |
Her şahıs, Cumhuriyet
makamlarına resmi
dillerden biri ile
müracaat etme hakkını
haizdir. |
|
MADDE
4 |
|
1. |
Cumhuriyetin Cumhur
Başkanı ve Cumhur Başkan
Muavini tarafından,
müştereken seçilecek
tarafsız şekil ve renkte
bir bayrağı olacaktır. |
|
2. |
Cumhuriyet makamları ve
Cumhuriyet kanunları ile
veya bunlara göre
kurulan amme hükmi
şahısları veya amme
menfaatine yararlı
teşekküller Cumhuriyet
bayrağını asarlar ve
tatil günlerinde bu
bayrak ile birlikte
Yunan ve Türk
bayraklarının her
ikisini ayni zamanda
asmak hakkını
haizdirler. |
|
3. |
Cemat makamları ve
müesseseleri tatil
günlerinde, Cumhuriyet
bayrağı ile birlikte
Yunan ve Türk
bayraklarından birini
ayni zamanda asmak
hakkını haizdirler.
|
|
4. |
Cumhuriyetin herhangi
bir vatandaşı veya,
üyeleri Cumhuriyet
vatandaşı olan, amme
müesseselerinden başka
hükmi şahsiyeti haiz
olan veya olmıyan
herhangi bir müessese
gayri menkullerine,
Cumhuriyet, Yunan veya
Türk bayraklarından
herhangi birini hiç bir
tahdide tabi olmaksızın
asmak hakkını haizdir. |
|
MADDE
5 |
|
Elen Cemaatı Yunan millî
bayramlarını ve Türk
Cemaatı Türk millî
bayramlarını tesit etmek
hakkını haizdirler. |
|
KISIM II - ANA HAK VE
HÜRRİYETLER
|
|
MADDE
6 |
|
Bu Anayasanın açık
hükümleri mahfuz kalmak
şartiyle, Temsiciler
Meclisinin veya Cemaat
Meclislerinden herhangi
birinin hiçbir kanun
veya kararı ve icra
kuvveti kullanan veya
idari görevler ifa eden
Cumhuriyet dahilindeki
herhangi bir organ,
makam veya şahsın hiçbir
muamele veya kararı, iki
Cemaattan biri aleyhine
veya şahıs olması veya
bir Cemaata mensup
olması dolayısiyle
herhangi bir şahıs
aleyhine ayırd edici
olmıyacaktır. |
|
MADDE
7 |
|
1. |
Her şahıs hayat ve vücut
bütünlüğü hakkına
sahiptir. |
|
2. |
Kanunun ölüm cezası ile
cezalandırdığı bir
suçtan dolayı hakkında
yetkili bir mahkemece
verilen bir hükmün
infazı dışında, hiç
kimsenin hayatına son
verilemez. Kanun böyle
bir cezayı ancak
teammüden katil, ağır
hiyanet, devletlerarası
hukuka göre korsanlık ve
askeri kanuna göre ölüm
cezasını gerektiren
suçlar için koyabilir. |
|
3. |
Kanunla konduğu zaman ve
gösterildiği tarzda
aşağıdaki hallerde kesin
olarak lüzumlu olduğu
kadar cebir kullanılarak
hayata son verilmesi, bu
maddenin ihlali
suretiyle yapılmış
sayılmaz: |
|
|
|
(a) |
şahsın veya mülkün,
başka türlü kaçınılması
ve tamiri imkansız ayni
derecede bir zarara
karşı savunulması; |
|
|
|
(b) |
bir şahsın, yakalanması
için veya kanuna uygun
tutukluktan kaçmasını
önlemek için; |
|
|
|
(c) |
bir ayaklanmayı veya
karşı koymayı bastırmak
maksadiyle girişilen
hareketler. |
|
MADDE
8 |
|
Hiçbir şahıs işkenceye
veya gayri insani yahut
haysiyet kırıcı ceza
veya muameleye tabi
tutulamaz. |
|
MADDE
9 |
|
Her şahıs insanca bir
hayat ve sosyal güvenlik
hakkına sahiptir.
İşçilerin korunması,
fakirlere yardım ve
sosyal sigorta sistemi
bir kanunla temin
edilir. |
|
MADDE
10 |
|
1. |
Hiçbir şahıs köle veya
kul edinilemez. |
|
2. |
Hiçbir şahıs zorla veya
mecburi olarak
çalıştırılamaz. |
|
3. |
Bu madde maksatları
bakımından aşağıdaki
haller "zorla veya
mecburi çalıştırma"
sayılmazlar:- |
|
|
|
(a) |
11'inci maddenin
hükümlerine uygun bir
tutukluğun devamı
sırasında veya böyle bir
tutukluktan şartla
salıvermenin devamınca
istenilen çalışma; |
|
|
|
(b) |
konulabilecek askeri bir
hizmet veya, kanunla
kabul edilmesi şartiyle,
inançları gereğince
askerlik vazifesini
yapmaktan kaçınan
kimselere mecburi
askerlik yerine
gördürülecek başka bir
hizmet; |
|
|
|
(c) |
fevkalade halde veya
sekenenin hayat veya
refahını tehdit eden
afet halinde yaptırılan
hizmet. |
|
MADDE
11 |
|
1. |
Her şahıs hürriyet ve
şahsi güvenlik hakkına
sahiptir. |
|
2. |
Bir şahıs hürriyetinden
ancak aşağıdaki hallerde
kanunla konduğu zaman ve
gösterildiği tarzda
mahrum edilebilir:- |
|
|
|
(a) |
yetkili bir mahkemece
mahkum edilen bir şahsın
tutukluğu; |
|
|
|
(b) |
Bir mahkemenin kanun ve
bir emrine
itaatsızlıktan dolayı
bir şahsın yakalanması
veya tutukluluğu; |
|
|
|
(c) |
bir şahsın bir suç
işlediği makul şüphesi
üzerine yetkili adlî
makam önüne getirilmesi
maksadiyle veya bir suç
işlemesini önlemenin
veya işledikten sonra
kaçmasına mani olmanın
makul olarak lüzumlu
görüldüğü hallerde
yakalanması veya
tutukluğu; |
|
|
|
(d) |
bir küçüğün, islahı
maksadıyle kanun ve bir
emirle nezaret altına
alnıması veya yetkili
adl ve makam önüne
getirilmesi maksadiyle
kanun ve tutukluğu; |
|
|
|
(e) |
bulaşıcı bir hastalık
yayabilecek şahısların,
akıl hastalarının,
alkoliklerin, uyuşturucu
madde müptelalarının
veya serserilerin
tutukluğu; |
|
|
|
(f) |
Bir şahsın Cunıhuriyet
topraklarına müsaadesiz
girmesini önlemek için
veya bir yabancının;
sınırdışı edilmesi veya
iadesi muamelesine
girişilmesi sebebiyle,
yakalanması veya
tutukluğu. |
|
3. |
Hiçbir şahıs, ölüm veya
hapis cezasını müstelzim
suç üstü bir cürüm
halinde kanunla konduğu
zaman ve gösterildiği
tarz müstesna, kanunun
gösterdiği usullere
uygun olarak tanzim
edilmiş gerekçeli adli
bir varaka bulunmaksızın
yakalanamaz. |
|
4. |
Yakalanan her şahsa,
yakalanmasını
icabettiren sebepler
yakalanması sırasında,
anladığı bir dilde
bildirilir ve seçtiği
bir hukukçunun
hizmetinden istifadesine
müsaade olunur. |
|
5. |
Yakalanan şahıs,
yakalandıktan sonra
mümkün olan en kısa
zamanda ve, daha evvel
tahliye edilmediği
takdirde, her halde
yirmi dört saat geçmeden
bir hakim önüne
çıkarılır. |
|
6. |
Yakalanan şahsın önüne
çıkarıldığı hakim,
derhal, yakalanan şahsın
anladığı bir dille
yakalanma sebeplerini
araştırır ve mümkün olan
en kısa zamanda ve her
halde hakim önüne çıkma
tarihinden itibaren üç
günü geçmeyen bir süre
zarfında, uygun göreceği
şartlarla yakalananı ya
tahliye eder veya,
yakalanma sebebi suç
hakkındaki tahkikat
tamamlanmadığı takdirde,
yakalanmanın devamına
karar verir. Hakim,
zaman zaman, her
defasında sekiz günü
geçmemek şartiyle, bu
yakalanmanın devamına
karar verebilir:
Ancak, yakalanma
süresinin toplamı,
yakalanma tarihinden
itibaren üç ayı tecavüz
etmez ve bu sürenin
sonunda yakalamayı
tatbikle görevli her
şahıs veya makam
yakalanan şahsı derhal
serbest bırakır.
Hakimin bu fıkraya göre
verdiği kararlar istinaf
edilebilirler. |
|
7. |
Yakalanması veya
tutukluğu sebebiyle
hürriyetinden mahrum
bırakılan her şahıs,
tutukluğunun kanuna
uygunluğu hakkında bu
mahkemece süratle karar
verilmesi için kanun
yollarına müracaat
hakkına sahiptir.
Tutukluğu kanuna aykırı
görüldüğü takdirde
serbest bırakılması
mahkemece emredilir. |
|
8. |
Bu
madde hükümlerine
aykırı olarak bir
yakalanmanın veya bir
tutukluğun mağduru her
şahıs, dava açmak
suretiyle tazminat almak
hakkına sahiptir.
|
|
MADDE
12 |
|
1. |
Hiçbir şahıs, işlendiği
zaman kanunen suç teşkil
etmeyen bir fiil veya
ihmalden dolayı suçlu
tutulamaz; ve hiçbir
şahıs, bir suç için,
işlendiği zaman kanunun
bu suç için açıkça
gösterdiği cezadan daha
ağır bir cezaya
çarptırılamaz. |
|
2. |
Bir suçtan dolayı beraat
eden veya mahkûm olan
bir şahıs, ayni suçtan
dolayı tekrar muhakeme
edilemez. Hiçbir şahıs,
ayni fiil veya ihmalden
dolayı, bu fiil veya
ihmal ile ölüme
sebebiyet verilmiş
olmadıkça, iki defa
cezalandırılamaz. |
|
3. |
Hiçbir kanun, suçun,
vahameti ile mütenasip
bulunmayan bir ceza
koyamaz. |
|
4. |
Bir suçtan sanık her
şahıs, suçluluğu kanuna
uygun olarak ispat
edilinceye kadar masum
sayılır. |
|
5. |
Bir suçtan sanık her
şahıs, aşağıdaki asgari
haklara sahiptir :- |
|
|
|
(a) |
hakkında yapılan ithamın
mahiyet ve sebebinin
anladığı bir dille ve
etraflı surette derhal
kendisine bildirilmesi; |
|
|
|
(b) |
savunmasını hazırlaması
için kafi zamana ve
kolaylıklara,
sahip olmak; |
|
|
|
(c) |
kendini bizzat veya
seçeceği veya, eğer kafi
mali imkanlardan mahrum
bulunuyor ve adaletin
selameti gerektiriyorsa,
kendisine meccanen tayin
edilecek bir hukukçu
vasıtasiyle savunmak; |
|
|
|
(d) |
iddia sanıklarını
sorguya çekmek veya
çektirmek ve savunma
tanıklarının da iddia
tanıkları ile ayni
şartlar altında celp
edilmelerinin ve sorguya
çekilmelerinin
sağlanması; |
|
|
|
(e) |
mahkemede kullanılan
dili anlayamadığı veya
konuşamadığı takdirde
bir tercümanın yardımından
meccanen faydalanmak. |
|
6. |
Malların toptan
müsaderesi cezasının
konması yasaktır. |
|
MADDE
13 |
|
1. |
Yalnız savunma veya amme
sağlığı için lüzumlu
veya yetkili bir
mahkemenin ceza olarak
vermesi için kanunla
konmuş tahditler dışında
her şahıs, Cumhuriyet
toprakları dahilinde
serbestçe seyahat etmek
ve herhangi bir yerinde
ikamet etmek hakkına
sahiptir. |
|
2. |
Her şahıs, kanunun
koyduğu makul tahditler
altında devamlı veya
geçici olarak Cumhuriyet
topraklarını terketmek
hakkına sahiptir. |
|
MADDE
14 |
|
Hiç
bir vatandaş,
hangi şartlar altında
olursa olsun,
Cumhuriyetin dışına
sürülemez veya içeri
girmekten alıkonulamaz. |
|
MADDE
15 |
|
1. |
Her şahıs, hususi veya
ailevî hayatına riayet
edilmesi hakkına
sahiptir. |
|
2. |
Yalnız Cumhuriyetin
güvenliği veya Anayasa
düzeni veya amme
güvenliği veya amme
nizamı veya amme sağlığı
veya amme ahlakı
yararına veya yalnız bu
Anayasanın herhangi bir
şahsa sağladığı hak ve
hürriyetlerin korunması
için lüzumlu ve kanuna
uygun olanlar dışında bu
hakkın kullanılmasına
hiç bir suretle müdahale
edilemez. |
|
MADDE
16 |
|
1. |
Her şahsın meskeni
tecavüzden masundur. |
|
2. |
Kanunla konduğu zaman ve
gösterildiği tarzda ve
gerekçeli bir adli
varakaya dayanılarak
veya evi işgal eden
şahsın açık rızasiyle
veya bir cebir suçunun
mağdurunu veya herhangi
bir afetin kurbanlarını
kurtarmak maksadiyle
olanlar dışında, hiçbir
meskene herhangi bir
şekilde girilemez veya
içinde herhangi bir
arama yapılamaz. |
|
MADDE
17 |
|
1. |
Her şahıs, yazışmalarına
ve kanunla yasak edilmiş
vasıtalarla yapılmış
olmaması şartiyle sair
haberleşmelerine riayet
ve bunların gizli
kalması hakkına
sahiptir. |
|
2. |
Kanunun yalnız
tutuklular için
mahkûmiyetten evvel ve
sonra ve iflas masası
devamınca müflislerin iş
yazışmaları ve
haberleşmeleri
hallerinde koyduklarının
dışında bu hakkın
kullanılmasına
müdahalede bulunulamaz. |
|
MADDE
18 |
|
1. |
Her şahıs, düşünme,
vicdan ve din
hürriyetine sahiptir. |
|
2. |
Akide
veya ayinleri gizli
olmayan bütün dinler
serbesttir. |
|
3. |
Bütün dinler kanun
önünde eşittir. Cemaat
Meclislerine bu
Anayasanın verdiği
yetkiler mahfuz kalmak
şartiyle; Cumhuriyetin
teşri, icraî veya idarî
hiç bir muamelesi hiçbir
din veya dinî müessese
aleyhine ayırd edici
olamaz. |
|
4. |
Her şahıs, ibadet,
öğretim, tatbik veya
riayet şekilinde, tek
başına veya toplu
olarak, alenen veya
hususi surette,
itikatını ikrar ve din
veya inancını açıklamak
ve din veya inancını
değiştirmek hürriyet ve
hakkına sahiptir. |
|
5. |
Bir şahsın dinini
değiştirmesini sağlamak
veya dinini
değiştirmesini önlemek
maksadiyle bedeni veya
manevi zor kullanılması
yasaktır. |
|
6. |
Bir
kimsenin din
veya inancını açıklamak
hürriyeti yalnız
Cumhuriyet güvenliği
veya Anayasa düzeni veya
amme selameti veya amme
nizamı veya amme sağlığı
veya amme ahlakı
yararına veyahut yalnız
bu Anayasanın herhangi
bir şahsa sağladığı hak
ve hürriyetlerin
korunması için lüzumlu
ve kanunun koyduğu
tahditlere tabidir. |
|
7. |
On altı yaşından küçük
bir şahsın dinini kanuni
vasisi tayin eder. |
|
8. |
Hiçbir şahıs, geliri
tamamen veya kısmen
mensup olduğu dinden
gayri bir dinin yararına
tahsis edilmiş her hangi
bir vergi veya resim
ödemeye zorlanamaz. |
|
MADDE
19 |
|
1. |
Her şahıs, her şekli ile
söz ve ifade hürriyeti
hakkına sahiptir. |
|
2. |
Bu hak, herhangi bir
resmî makamın müdahalesi
ve memleket sınırları
bahis konusu olmaksızın
kanaat ifade etme ve
haber ve fikir alma ve
verme hürriyetlerini
içine alır. |
|
3. |
Bu maddenin 1'inci ve
2'nci fıkralarındaki
hakların kullanılması,
yalnız Cumhuriyet
güvenliği veya Anayasa
düzeni veya amme
selameti veya amme
nizamı veya amme sağlığı
veya amme ahlakı yararı
için veya başkalarının
şöhret veya haklarının
korunması veya bir
sırrın ifşasının
önlenmesi veya adliyenin
otorite ve
tarafsızlığının idamesi
için lüzumlu ve kanunun
koyduğu formalitelere
şartlara, tahditlere
veya cezalara tabi
tutulabilir. |
|
4. |
Gazeteler veya diğer
basılı şeyler,
Cumhuriyet Baş
Savcısının yazılı
müsaadesi olmaksızın
toplattırılamaz. Bu
müsaade, en geç yetmiş
iki saat içinde yetkili
mahkeme kararı ile
tasdik olunmadığı
takdirde toplattırılma
kalkar. |
|
5. |
Bu madde hükümleri,
Cumhuriyetin ses ve
rüyet yayınları veya
sinema işletmeleri için
ruhsat alınmasını
istemesine engel olmaz. |
|
MADDE
20 |
|
1. |
İlgili cemaat kanununa
uygun ve yalnız
Cumhuriyetin güvenliği
veya Anayasa düzeni veya
amme selameti veya amme
nizamı veya amme sağlığı
veya amme ahlakı veya
eğitim seviye ve
niteliği yararı için
veya, ana babanın
çocuklarına dini
inançlarına uygun bir
eğitim sağlamak hakları
dahil olmak üzere,
başkalarının hak ve
hürriyetlerinin
korunması için lüzumlu
formalitelere, şartlara
veya tahditlere tabi
olmak kaydı ile, her
şahıs, öğretim veya
eğitim görmek ve her
şahıs veya müessese,
öğretmek veya eğitmek
hakkına sahiptir. |
|
2. |
İlk eğitimi Elen ve Türk
Cemaat Meclisleri kendi
Cemaat İlk Okullarında
parasız sağlıyacaklardır. |
|
3. |
İlk eğitim, ilgili
cemaat kanununca tesbit
edilecek okul çağındaki
bütün vatandaşlar için
mecburidir. |
|
4. |
İlk eğitimden gayri
eğitim, layık ve uygun
bulunan hallerde, Elen
ve Türk Cemaat
Meclislerince; ilgili
bir cemaat kanunu ile
tesbit olunacak hüküm ve
şartlara göre,
sağlanacaktır. |
|
MADDE
21 |
|
1. |
Her şahıs, asayişi
bozmamak kaydı ile
toplanma hürriyeti
hakkına sahiptir. |
|
2. |
Her şahıs, kendi
menfaatlerini korumak
için, sendikalar tesis
etmek ve, sendikalara
girmek hakkı da dahil
olmak üzere, başkaları
ile bir araya gelerek
dernek kurma hürriyeti
hakkına sahiptir. Hiçbir
şahıs, 3'üncü fıkradaki
tahditlere rağmen, bir
derneğe girmeye veya bir
derneğin üyeliğinde
kalmaya zorlanamaz.
|
|
3. |
Bu maddedeki hakların
kullanılmasına, yalnız
Cumhuriyet güvenliği
veya Anayasa düzeni veya
amme selameti veya amme
nizamı veya amme sağlığı
veya amme ahlakı yararı
için veya yalnız, böyle
bir toplantıya katılıp
katılmadığına veya böyle
bir derneğin üyesi olup
olmadığına
bakılmaksızın, herhangi
bir şahsa bu Anayasa ile
tanınan hak ve
hürriyetlerin korunması
için kesin olarak
lüzumlu olan ve kanunun
gösterdiklerinden başka
tahditler
konamaz. |
|
4. |
Hedef veya faaliyetleri
Anayasa düzenine aykırı
her dernek yasaktır. |
|
5. |
Bu hakların, silahlı
kuvvetler, polis veya
jandarma mensuparınca
kullanılmasına bir
kanunla tahditler
konabilir. |
|
6. |
Bu madde hükümleri,
şirketlerin,
birliklerin
ve kar için faaliyette
bulunan diğer
derneklerin kurulmasına,
teşekkül veya hükmî
şahıs olma, ortaklık
(ortakların hak ve
mükellefiyetleri dahil),
sevk ve idare, tasfiye
ve fesih konularını
düzenliyen kanun
hükümlerine tabi olarak
tatbik edilir. |
|
MADDE
22 |
|
1. |
Evlenme çağına erişen
her şahıs, bu Anayasa
hükümleri gereğince
kendisine
uygulanabilecek
evlenmeye dair kanuna
göre evlenmekte ve bir
aile kurmakta hürdür. |
|
2. |
Bu maddenin 1'inci
fıkrasının hükümleri,
aşağıdaki hallerde
aşağıdaki tarzda
uygulanır:- |
|
|
|
(a) |
111'inci maddede
gösterildiği üzere
taraflara
uygulanabilecek
evlenmeye dair kanun
ayni olmadığı takdirde,
taraflar, mezkur madde
gereğince ikisinden
birine uygulanabilecek
olan kanundan birinin
evlenmelerine
uygulanmasını
seçebilirler; |
|
|
|
(b) |
111'inci
madde hükümleri
evlenmeye taraf
olanlardan hiçbirine
uygulanamaz ve
taraflardan hiçbiri Türk
Cemaatının üyesi değil
ise, evlenmeye,
Temsilciler Meclisi
tarafından yapılacak ve
yaş, sağlık, akrabalık
derecesi ve çok
karılılığın men'ine dair
olanlardan başka
tahditler koymayacak
olan bir Cumhuriyet,
kanunu uygulanır; |
|
|
|
(c) |
111'inci madde hükümleri
evlenmeye taraf
olanlardan yalnız birine
uygulanabildiği ve diğer
taraf Türk Cemaatının
bir üyesi olmadığı
takdirde, evlenmeye, bu
fıkranın (b) bendinde
gösterilen Cumhuriyet
kanunu uygulanır:
Ancak, evlenmeye taraf
olanlar, evlenmelerine
cevaz vermesi şartı ile,
111'inci madde gereğince
ikisinden birine
uygulanabilecek olan
kanunun evlenmelerine
uygulanmasını
seçebilirler. |
|
3. |
Bu
madde hükmü, hiçbir
suretle,
Elen-Ortodoks
Kilisesinin veya
üyelerine 2'nci maddenin
(3) üncü fıkrası
hükümleri uygulanacak
olan herhangi diğer bir
dini grubun, evlenmeye
dair olanlardan başka bu
Anayasada gösterilen
haklarına tesir etmez. |
|
MADDE
23 |
|
1. |
Her şahıs, yalnız başına
veya başkaları ile
birlikte, herhangi bir
menkul veya gayrı menkul
mal edinme, buna malik
olma, zilyet olma,
bundan intifa veya buna
tasarruf etme hakkına ve
bu hakka riayet edilmesi
hakkına sahiptir.
Cumhuriyetin, yer altı
suları, madenler ve eski
eserler üzerindeki hakkı
mahfuzdur. |
|
2. |
Bu maddede konanlar
dışında, 1'inci
fıkradaki hak hiçbir
suretle kaldırılamaz
veya kısılamaz veya
tahdit edilemez. |
|
3. |
1'inci fıkradaki hakkın
kullanılmasına, amme
selameti veya amme
sağlığı veya amme ahlakı
veya şehir ve memleket
planlanması veya
herhangi bir mülkün amme
menfaati için
geliştirilmesi ve
faydalı kılınması
yararına veya
başkalarının haklarının
korunması için kesin
olarak lüzumlu kısıntı
veya tahditler kanunla
konabilir.
Bir mülkün iktisadî
değerini fiilen azaltan
kısıntı ve tahditler
için derhal tam bir
tazminat ödenir;
anlaşmazlık halinde
tazminatı hukuk
mahkemesi tayin eder. |
|
4. |
Cumhuriyet veya
belediyeler veya, kendi
yetkilerine tabi eğitim
din, hayır veya spor
müesseseleri,
teşekkülleri veya
tesisleri için ve yalnız
kendi Cemaat
mensuplarından olmak
kaydı ile, Cemaat
Meclisleri veya kanunun
kendilerine zorla
iktisap hakkı tanıdığı
amme hükmî şahısları
veya amme menfaatine
yararlı teşekküller,
yalnız- |
|
|
|
(a) |
Bu Anayasanın yürürlüğe
girişi tarihinden
itibaren bir sene içinde
çıkarılacak umumî bir
zorla iktisap kanununda
hususi surette
gösterilen ve amme
menfaati yararına olan
bir maksat için; ve
|
|
|
|
(b) |
bu maksadın, zorla
iktisabı yapan makamın
umumî zorla iktisap
kanunu hükümlerine uygun
olarak verdiği ve zorla
iktisap sebeplerini
açıkça bildiren bir
kararı ile gösterilmesi
halinde; ve |
|
|
|
(c) |
Anlaşmazlık çıktığı
takdirde bir hukuk
mahkemesince tesbit
edilecek tam ve
hakkaniyete uygun bir
tazminatın nakten ve
peşin ödenmesi şartı
ile, herhangi bir menkul
veya gayrı menkul malı
veya bu gibi mal
üzerindeki herhangi bir
hak veya menfaati zorla
iktisaba yetkilidirler.
|
|
5. |
Zorla iktisap edilmiş
herhangi bir gayrı
menkul mal veya bu gibi
mal üzerindeki herhangi
bir hak veya menfaat,
sadece bu iktisap
maksadı için
kullanılabilir. Bu
maksat, iktisap
tarihinden itibaren üç
sene içinde
gerçekleşmediği
takdirde, iktisap eden
makam, bu üç senelik
sürenin sonunda iktisap
edileni, iktisap fiatına
eski sahibine iade
etmeyi teklif eder. Bu
şahıs, kabul veya red
cevabını, bu teklifi
aldığı tarihten itibaren
üç ay içinde bildirilir
ve kabul ettiğini
bildirdiği takdirde,
kabul tarihinden
itibaren yine üç ay
içinde iktisap bedelini
iade etmesi üzerine
iktisap edilen hemen
kendisine iade edilir. |
|
6. |
Ziraî islah maksadı ile
zorla iktisaplarda,
toprak yalnız gayrı
menkulü zorla iktisap
edilen malikin mensup
olduğu Cemaate mensup
şahıslara dağıtılabilir. |
|
7. |
Bu maddenin 3'üncü ve
4'üncü fıkraları,
herhangi bir verginin
veya para cezasının
tahsili, herhangi bir
hükmün infazı,
mukaveleden doğma bir
vecibenin ifası veya can
veya malın tehlikelerden
korunması maksadı ile
konmuş bir kanunun
hükümlerine tesir etmez. |
|
8. |
Cumhuriyet veya, kendi
yetkilerine tabi eğitim,
din, hayır veya spor
müesseseleri,
teşekkülleri veya
tesisleri için ve ancak
maliki ve zilyeti kendi
Cemaat mensuplarından
olmak kaydı ile, Cemaat
Meclisleri, yalnız |
|
|
|
(a) |
bu Anayasanın yürürlüğe
girişi tarihinden
itibaren bir sene
zarfında çıkarılacak
umumî bir el koyma
kanununda hususî surette
gösterilecek olan ve
amme menfaati yararına
bir maksat için; ve
|
|
|
|
(b) |
bu maksadın, el koymayı
yapan makamın umumî el
koyma kanununun
hükümlerine uygun olarak
verdiği ve el koyma
sebeplerini açıkça
bildiren bir kararı ile
gösterilmesi halinde; ve
|
|
|
|
(c) |
üç
seneyi geçmeyen bir süre
için; ve |
|
|
|
(d) |
Anlaşmazlık çıktığı
takdirde bir hukuk
mahkemesince tesbit
edilecek tam ve
hakkaniyete uygun bir
tazminatın hemen nakten
ödenmesi şartı ile,
herhangi bir menkul ve
gayrı menkul bir mala el
koyma yetkisine
sahiptirler. |
|
9. |
Bu
maddenin 1'inci
fıkrasında konulan hak,
bu madde hükümlerine
rağmen, herhangi bir
Piskobosluk, manastır,
kilise veya herhangi bir
diğer kilise hükmi
şahsına ait herhangi
menkul veya gayrı menkul
bir mal veya bu gibi mal
üzerindeki herhangi bir
hak veya menfaat
bakımından, bahis konusu
malları murakabesi
altında bulunduran
yetkili kilise makamının
yazılı rizası olmadıkça,
hiçbir suretle
kaldırılamaz, kısılamaz
veya tahdit edilemez ve
bu maddenin 3 ve 4'üncü,
7 ve 8'inci fıkraları
hükümleri bu fıkra hükümlerine
tabidir:
Ancak, bu maddenin
3'üncü fıkrası
hükümlerine göre şehir
ve memleket planlaması
için yapılan kısıntılar
veya tahditler, bu fıkra
hükmüne girmez. |
|
10. |
Bu maddenin 1'inci
fıkrasında konulan hak,
bu madde hükümlerine
rağmen, vakıfların
meşrutunleyhleri ve
mevkuflar ve Camilere
veya diğer İslam din ve
müesseselerine ait olan
mallar da dahil olmak
üzere vakıf herhangi bir
menkul veya gayrı menkul
mal veya bu gibi mal
üzerindeki herhangi bir
hak veya menfaat
bakımından, Türk Cemaat
Meclisinin tasvibi
olmaksızın ve
ahkamülevkafa uygun
bulunmadıkça, hiçbir
suretle kaldırılamaz,
kısılamaz veya tahdit
edilemez ve bu maddenin
3 ve 4'üncü, 7 ve 8'inci
fıkraları hükümleri bu
fıkra hükümlerine
tabidir:
Ancak, bu maddenin
3'üncü fıkrası
hükümlerine göre şehir
ve memleket planlaması
için yapılan kısıntılar
veya tahditler, bu fıkra
hükümlerine girmez. |
|
11. |
İlgili her şahıs, bu
madde hükümleri ile
ilgili olarak veya
bunlar gereğince
mahkemeye müracaat etmek
hakkına sahiptir ve
böyle bir müracaat zorla
iktisap muamelelerini
durdurur; bu maddenin
3'üncü fıkrasına göre
konulan herhangi bir
kısıntı veya tahdit
hallerinde, mahkeme, bu
muamelelerin
durdurulmasını
emredebilir.
Mahkemenin bu fıkra
hükümlerine göre
vereceği her karar
istinaf edilebilir. |
|
MADDE
24 |
|
1. |
Her şahıs, amme
masraflarının
karşılanmasına imkanı
nisbetinde iştirakle
mükelleftir. |
|
2. |
Herhangi bir nevi vergi,
resim veya mülk vergisi
yolu ile yüklenecek
böyle bir mükellefiyet,
ancak kanunla veya kanun
gereğince konabilir. |
|
3. |
Makabline şamil herhangi
bir nevi vergi, resim
veya mülk vergisi
konamaz:
Ancak, herhangi bir
gümrük ithal resmi, buna
dair kanun tasarısının
sunulduğu tarihten
itibaren konabilir. |
|
4. |
Gümrük resimleri dışında
herhangi bir nevi vergi,
resim veya mülk vergisi
yıkıcı veya yasak edici
olamaz. |
|
MADDE
25 |
|
1. |
Her şahıs, herhangi bir
meslek, sanat, ticaret
veya iş ile iştigal etme
hakkına sabiptir. |
|
2. |
Bu hakkın kullanılması,
münhasıran herhangi bir
meslek ile iştigal için
mutad olarak lüzumlu
vasıflara dair veya
yalnız Cumhuriyet
güvenliği veya Anayasa
düzeni veya amme
selameti veya amme
nizamı veya amme sağlığı
veya amme ahlakı
yararına veya yalnız bu
Anayasanın herhangi bir
şahsa sağladığı hak ve
hürriyetlerin korunması
için lüzumlu veya,
yalnız amme yararına
olan ve kanunla konulan
formalitelere, şartlara
veya tahditlere tabi
tutulabilir:
Ancak, bir formalite,
şart veya tahdit, iki
Cemaattan herhangi
birinin menfaatlarına
aykırı ise böyle bir
formalite, şart veya
tahdit amme yararınadır
diye kanunla konulamaz. |
|
3. |
Bu
maddenin yukarıdaki
hükümlerine bir istisna
olarak, amme yararına
olmak kaydı ile,
mahiyeti itibarıyla ana
amme hizmeti vasfında
olan veya enerji
kaynakları veya sair
tabiî kaynakların
işletilmesi ile ilgili
olan bazı işletmelerin
yürütülmesi, bir
kanunla, Cumhuriyete
veya belediyelere veya
bu kanunla bu maksatla
kurulan ve Cumhuriyetin
kontrolu altında idare
edilen ve sermayesi
yalnız amme ve hususi
kaynaklardan veya
bunların herhangi
birinden temin edilen
amme hükmî şahıslara
inhisar ettirebilir:
Ancak, böyle bir işletme,
bir belediye veya
amme hükmî şahsından
gayrı bir şahıs
tarafından yürütüldüğü
takdirde, bu işletme
için kullanılan
tesisler, bu şahsın
isteği üzerine, tam bir
bedel ödenerek, hale
göre, Cumhuriyet veya
bahis konusu belediye
veya amme hükmî şahsı
tarafından iktisap olunur. |
|
MADDE
26 |
|
1. |
Her şahıs, mukavele
hukukunun umumî
prensiplerince konulan
şartlar, kısıntılar veya
tahditlere tabi olmak
kaydıyle, serbestçe
mukavele yapmak hakkına
sahiptir. İktisaden
kudretli şahıslar
tarafından istismarı
kanun önler. |
|
2. |
Bir kanun, işverenler
ile işçiler arasında
mecburi kollektif iş
mukaveleleri
yapılmasını, böyle bir
mukavelenin aktinde
temsil edilen veya
edilmeyen herhangi bir
şahsın haklarını yeter
olarak korumak üzere,
koyabilir. |
|
MADDE
27 |
|
1. |
Grev hakkı tanınmıştır.
Bu hakkın kullanılması,
yalnız Cumhuriyetin
güvenliğini veya Anayasa
düzenini veya amme
nizamını veya amme
selametini veya
sekenenin hayatı için
lüzumlu madde ve
hizmetlerin idamesini
veya bu Anayasanın
herhangi bir şahsa
sağladığı
hak ve hürriyetleri
korumak maksadıyla
konacak bir kanunla
düzenlenebilir. |
|
2. |
Silahlı kuvvetler, polis
ve jandarma
mensuplarının grev hakkı
yoktur. Kanun bu yasağı
amme hizmeti
mensuplarına da teşmil
edebilir. |
|
MADDE
28 |
|
1. |
Her şahıs, kanun, idare
ve adliye önünde eşittir
ve bunlar tarafından
eşit olarak korunmak ve
muamele görmek hakkına
sahiptir. |
|
2. |
Her şahıs, bu Anayasada
gösterilen bütün hak ve
hürriyetlerden,
Anayasada açıkça aksine
bir hüküm bulunmadıkça,
cemaat, ırk, din, dil,
cinsiyet, siyasî veya
diğer inançlar, millî
veya sosyal menşe,
doğuş, renk, servet,
sosyal sınıf veya
herhangi diğer bir
sebeple doğrudan doğruya
veya dolayısiyle ayırd
edilmeden istifade eder. |
|
3. |
Hiçbir vatandaş;
Cumhuriyet ülkesi
sınırları içinde
herhangi bir asalet veya
sosyal farklılık
ünvanını kullanamaz veya
bunun imtiyazlarından
istifade edemez. |
|
4. |
Cumhuriyet tarafından
veya dahilinde hiçbir
asalet veya diğer sosyal
farklılık ünvanı
verilmez veya tanınmaz. |
|
MADDE
29 |
|
1. |
Her şahıs, ferden veya
diğer şahıslarla
birlikte, yetkili
herhangi bir amme
makamına yazılı olarak
müracaat veya şikayet ve
bunların süratle
incelenmesi ve karara
bağlanması hakkına
sahiptir. Gerekçeye
dayanacak olan bu karar,
derhal ve her halde otuz
günü geçmiyen bir süre
içinde müracaat veya
şikayet sahibine yazılı
olarak
bildirilir. |
|
2. |
Böyle bir karardan zarar
gören her ilgili veya bu
maddenin 1'inci
fıkrasında gösterilen
süre içinde kendisine
bir karar bildirilmeyen
her şahıs, müracaat veya
şikayet konusu hakkında
yetkili bir mahkemeye
müracaat edebilir. |
|
MADDE
30 |
|
1. |
Hiçbir şahıs, bu Anayasa
ile veya gereğince
kendisine gösterilen
mahkemeye müracaat etmek
hakkından mahrum
edilemez. Her ne ad
altında olursa olsun
adli komisyonlar veya
istisnaî mahkemeler
teşkili yasaktır, |
|
2. |
Her şahıs, medeni hak ve
vecibelerinin veya
kendisine karşı yapılan
bir cezaî isnadın bir
karara bağlanmasında,
kanunla tesis olunan
bağımsız, tarafsız ve
yetkili bir mahkeme
tarafından makul bir
süre içinde adil ve
alenî bir surette
davanın dinlenmesi
hakkına sahiptir. Karar,
gerekçeye dayanır ve
aleni bir celsede
okunur. Cumhuriyet
güvenliği veya Anayasa
düzeni veya amme nizamı
veya amme selameti veya
amme ahlakı yararına
olduğu veya küçüklerin
menfaatları veya
tarafların hususi
hayatlarının korunması
için gerekli olduğu veya
mahkemece yayının
adaletin selameti için
zararlı görüldüğü hususi
hallerde basın
mensupları ve halk;
mahkeme kararıyla
duruşmaların tamamına
veya bir kısmına
sokulmayabilir. |
|
3. |
Her şahıs- |
|
|
|
(a) |
mahkeme önüne
çıkarılması sebeplerinin
kendisine bildirilmesi;
|
|
|
|
(b) |
davasını mahkemeye
sunmak ve bunu
hazırlamak için gerekli
zamana sahip olmak;
|
|
|
|
(c) |
delillerini göstermek
veya göstertmek ve
tanıkların kanuna uygun
olarak sorguya
çekilmesi; |
|
|
|
(d) |
kendi seçeceği bir
hukukçu tutmak ve
adaletin selameti
gerektiriyorsa kanunun
gösterdiği tarzda
kendisine meccanen bir
hukukçu tayin edilmesi;
|
|
|
|
(e) |
mahkemede kullanılan
dili anlayamadığı veya
konuşamadığı takdirde
bir tercümanın
yardımından meccanen
faydalanmak, hakkına
sahiptir. |
|
MADDE
31 |
|
Her vatandaş, bu
Anayasanın ve onun
gereğince yapılan
herhangi bir Cumhuriyet
veya ilgili Cemaat
Meclisi seçim kanununun
hükümlerine uygun
olarak, bu Anayasa veya
herhangi böyle bir kanun
gereğince yapılan
herhangi bir seçimde rey
kullanmak hakkına
sahiptir. |
|
MADDE
32 |
|
Bu Kısımdaki hiçbir
hüküm, Cumhuriyetin,
yabancılarla ilgili her
hususu bir kanunla
Devletler Hukukuna uygun
olarak düzenlemesine
engel olmaz.
|
|
MADDE
33 |
|
1. |
Bu Kısımla sağlanan ana
hak ve hürriyetler,
Anayasanın fevkalade hal
hakkındaki hükümleri
dışında, bu Kısımda
konulanlardan gayrı
hiçbir tahdit veya
kısıntılara tabi
tutulamaz. |
|
2. |
Bu Kısmın tahdit veya
kısıntılara dair
hükümleri dar şekilde
tefsir edilir ve
konduklarının dışında
diğer herhangi bir
maksatla tatbik
edilemez.
|
|
MADDE
34 |
|
Bu Kısımdaki hükümlerin
hiçbiri, bir Cemaata,
grup veya şahsa, bu
Anayasa ile kurulan
Anayasa düzeninin
baltalanmasını veya yok
edilmesini veya bu
Kısımla tanınan hak ve
hürriyetlerin yok
edilmesini veya bu
Kısımda konulduğundan
daha geniş bir surette
tahdit
edilmesini hedef tutan
bir faaliyete
girişmeye veya harekette
bulunmaya hak verir
şekilde tefsir olunamaz.
|
|
MADDE
35 |
|
Cumhuriyetin teşrîî
icraî ve kazaî
makamları, kendi yetki
sınırları içinde, bu
Kısım hükümlerinin tam
tatbikini sağlamakla
mükelleftirler. |
|
KISIM III - CUMHUR
BAŞKANI, CUMHUR. BAŞKAN
MUAVİNİ VE BAKANLAR
KURULU
|
|
MADDE
36 |
|
1. |
Cumhur Başkanı Devlet
Başkanıdır ve
Cumhuriyetteki bütün
şahıslara tekaddüm eder.
Cumhur Başkan Muavini
Devlet Başkan Muavinidir
ve Cumhur Başkanından
sonra Cumhuriyetteki
bütün şahıslara tekaddüm
eder.
Geçici olarak gaybubeti
veya görevlerini
yapamaması hallerinde
Cumhur Başkanına vekalet
etmek veya onun yerini
almak bu maddenin 2'nci
fıkrasında gösterildiği
tarzda olur. |
|
2. |
Cumhur Başkanının veya
Cumhur Başkan Muavininin
geçici olarak gaybubeti
veya görevlerini
yapamaması halinde,
kendisine, bu halin
devamınca, hale göre,
Temsilciler Meclisinin
Reisi veya Reis Vekili
ve onun gaybubeti veya
bu makam münhal
bulunduğu takdirde,
72'nci madde gereğince
ona vekalet eden
Temsilci
vekalet eder. |
|
MADDE
37 |
|
Cumhur Başkanı Devlet
Başkanı sıfatiyle- |
|
|
|
(a) |
bütün
resmî merasimlerde
Cumhuriyeti temsil eder; |
|
|
|
(b) |
54'üncü madde gereğince
tayin olunmuş diplomatik
temsilcilerin
itimatnamelerini imzalar
ve nezdine akredite
edilecek diplomatik
temsilcilerin
itimatnamelerini kabul
eder; |
|
|
|
(c) |
(i) |
milletlerarası andlaşma,
sözleşme ve diğer
anlaşmaları müzakere
etmek için veya bu
Anayasa hükümlerine
uygun ve tabi olarak
müzakere edilmiş bulunan
bu gibi andlaşma,
sözleşme veya
anlaşmaları imzalamak
için 54'üncü madde
gereğince tayin olunmuş
temsilcilerin
selahiyetnamelerini;
|
|
|
|
|
(ii) |
bu Anayasada
gösterildiği tarzda
tasdik edilmiş
milletlerarası andlaşma,
sözleşme veya
anlaşmaların
tasdiknamelerinin
gönderilmesine dair
mektubu, imza eder; |
|
|
|
(d) |
Cumhuriyet nişanlarını
verir. |
|
MADDE
38 |
|
1. |
Cumhur Başkan Muavini
Devlet Başkan Muavini
sıfatile aşağıdaki
haklara sahiptir:- |
|
|
|
(a) |
bütün resmî merasimlerde
hazır bulunmak:
|
|
|
|
(b) |
yabancı diplomatik
temsilcilerin
itimatnamelerinin
takdiminde hazır
bulunmak; |
|
|
|
(c) |
Türk Cemaatı üyelerine
Cumhuriyet nişanlarının
verilmesi için Cumhur
Başkanına tavsiyelerde
bulunmak. Cumhur
Başkanı, aksine vahim
sebebler yoksa bu
tavsiyeye uyar.
Bu suretle verilmiş
nişanlar, arzu ettiği
takdirde, Cumhur Başkan
Muavini tarafından
muhatabına tevdi olunur. |
|
2. |
Bu maddenin 1'inci
fıkrasının (a) ve (b)
bendleri maksatları
bakımından gerekli
bilgi, bahis konusu
olaylardan yeter zaman
önce Cumhur Başkan
Muavinine yazılı olarak
bildirilir. |
|
MADDE
39 |
|
1. |
Cumhur Başkanı ve Cumhur
Başkan Muavininin seçimi
tek dereceli, genel ve
gizli reyle olacak ve,
ara seçim hariç, ayni
günde fakat ayrı ayrı
cereyan edecektir:
Ancak, her iki halde de,
seçim için yalnız bir
aday mevcutsa bu aday
seçilmiş olarak ilan
edilir. |
|
2. |
Muteber
olarak verilen reylerin
yüzde ellisinden
fazlasını alan aday
seçilir. Adaylardan
hiçbiri gerekli
ekseriyeti sağlayamadığı
takdirde, seçim,
müteakip haftanın ayni
gününde, muteber olarak
verilen reylerin en
çoğunu alan iki aday
arasında tekrarlanır ve
tekrarlanan
böyle bir seçimde
muteber olarak verilen
reylerin en çoğunu alan
aday seçilmiş sayılır. |
|
3. |
Deprem, su baskını,
genel salgın hastalık ve
benzeri gibi olağanüstü
ve beklenmedik sebepler
yüzünden seçim bu
Anayasa gereğince tesbit
edilen tarihte
yapılamadığı takdirde,
müteakip haftanın ayni
gününde yapılır. |
|
MADDE
40 |
|
Seçim zamanında
aşağıdaki vasıfları haiz
olan her şahıs Cumhur
Başkanı veya Cumhur
Başkan Muavini seçiminde
aday olabilir:- |
|
|
|
(a) |
Cumhuriyet vatandaşı
olmak; |
|
|
|
(b) |
otuz beş yaşına varmış
olmak; |
|
|
|
(c) |
bu Anayasanın yürürlüğe
girdiği tarihte veya
ondan sonra, haysiyeti
muhil veya ahlaka aykırı
bir suçtan hüküm
giymemiş veya herhangi
bir seçim suçundan
dolayı yetkili bir
mahkemece ehliyetsiz
kılınmamış olmak; |
|
|
|
(d) |
Cumhur Başkanı veya
Cumhur Başkan Muavini
olarak görev görmesine
engel bir akıl hastalığı
bulunmamak. |
|
MADDE
41 |
|
1. |
Cumhur Başkan veya
Cumhur Başkan Muavini
görevi, Bakanlık veya
Temsilcilik veya bir
Cemaat Meclisi üyeliği
veya Belediye Başkanlığı
da dahil olmak üzere
herhangi bir belediye
meclisi üyeliği veya
Cumhuriyetin silah veya
emniyet kuvvetlerine
mensubiyet veya bir amme
veya belediye görevi ile
birleşemez.
Bu madde bakımından
"amme görevi",
Cumhuriyetin veya bir
Cemaat Meclisinin amme
hizmetinde, ücreti
Cumhuriyet veya bir
Cemaat Meclisince
kontrol edilen, ücretli
herhangi bir görevdir ve
herhangi bir amme hükmî
şahsındaki veya amme
yararına bir
teşekküldeki herhangi
bir görevi de içine
alır. |
|
2. |
Cumhur Başkanı ve Cumhur
Başkan Muavini, görev
süreleri boyunca, kendi
namlarına veya başka bir
şahıs namına, doğrudan
doğruya veya
dolayısıyla, kar için
olan veya olmayan
herhangi bir iş veya
meslek ile iştigal
edemezler.
|
|
MADDE
42 |
|
1. |
Cumhur Başkanı ve Cumhur
Başkan Muavini
görevlerine Temsilciler
Meclisi önünde aşağıdaki
sözü vererek başlarlar.
"Kıbrıs Cumhuriyetinin,
Anayasasına ve buna
uygun olarak yapılmış
kanunlara,
bağımsızlığının ve
toprak bütünlüğünün
korunmasına, iman ve
riayet edeceğine söz
veririm.". |
|
2. |
Temsilciler Meclisi, bu
maksatla, görevi biten
Cumhur
Başkanının ve Cumhur
Başkan Muavininin beş
senelik görev
sürelerinin son gününde
ve 44'üncü maddenin
4'üncü fıkrası gereğince
bir ara seçimi yapıldığı
takdirde, bu seçimden
sonraki üçüncü gün
toplanır.
|
|
MADDE
43 |
|
1. |
Cumhur Başkanı ve Cumhur
Başkan Muavini
görevlerine başladıkları
tarihten itibaren beş
sene süre ile görev
görürler ve
kendilerinden sonra
seçilen Cumhur
Başkanının ve Cumhur
Başkan Muavininin
görevlerinin başlamasına
kadar görevlerine devam
ederler. |
|
2. |
44'üncü maddenin 4'üncü
fıkrası gereğince bir
ara seçimde seçilen
Cumhur Başkanı veya
Cumhur Başkan Muavini,
yerine seçildiği Cumhur
Başkanının veya Cumhur
Başkan Muavininin görev
süresinin geri kalan
kısmı için görev görür. |
|
3. |
Yeni bir Cumhur
Başkanının ve Cumhur
Başkan Muavininin
seçimi, bunların
görevleri biten Cumhur
Başkanı ve Cumhur Başkan
Muavininin beş senelik
görev sürelerinin son
gününde görevlerine
başlayabilmeleri için,
bu süre bitmeden evvel
yapılır.
|
|
MADDE
44 |
|
1. |
Cumhur Başkanlığı veya
Cumhur Başkan Muavinliği
aşağıdaki hallerde
inhilâl eder:- |
|
|
|
(a) |
ölüm
ile; |
|
|
|
(b) |
Temsilciler Meclisine
hitaben ve, hale göre,
Reisi veya Reis Vekili
vasıtasiyle alınan
yazılı istifa ile;
|
|
|
|
(c) |
ağır hiyanet veya
haysiyeti muhil veya
ahlaka aykırı bir suçtan
hüküm giyme halinde;
|
|
|
|
(d) |
görevi fiilen görmeye
engel daimî bedenî veya
aklî yetersizlik veya
geçici olanların dışında
gaybubet halinde. |
|
2. |
Cumhur Başkanlığı veya
Cumhur Başkan Muavinliği
inhilal ettiği takdirde,
bu inhilal süresince,
Temsilciler Meclisinin
Reisi veya Reis Vekili,
hale göre, Cumhur
Başkanına veya Cumhur
Başkan Muavinine vekalet
eder. |
|
3. |
Bu maddenin 1'inci
fıkrasının (d) bendi ile
ilgili olarak ortaya
çıkacak her mesele
hakkında, hale göre,
Cumhur Başkanının veya
Cumhur Başkan Muavininin
mensup olduğu Cemaata
mensup Temsilcilerin
basit ekseriyeti ile
verilecek bir karar
üzerine Baş Savcı ve Baş
Savcı Yardımcısının
yapacakları teklif ile,
Yüksek Anayasa Mahkemesi
karar verir:
Ancak, mezkûr
Temsilcilerin sayısı
toplamının asgarî beşte
biri tarafından
imzalanan bir karar
teklifi olmaksızın,
Temsilciler Meclisinde
bu hususla ilgili karar
alınamaz, gündemine
madde konamaz veya
müzakere edilemez. |
|
4. |
Cumhur Başkanlığı veya
Cumhur Başkan Muavinliği
inhilal ettiğinde, bu
inhilal, vukuu
tarihinden itibaren kırk
beş günü geçmeyen bir
süre içinde yapılacak
bir ara seçimi ile
doldurulur. |
|
MADDE
45 |
|
1. |
Cumhur Başkanı veya
Cumhur Başkan Muavini,
görevi süresince, bu
madde hükümleri dışında,
herhangi cezaî takibata
tabî değildir. |
|
2. |
Cumhur Başkanı veya
Cumhur Başkan Muavini,
Temsilciler Meclisinin
gizli reyle ve
Temsilciler sayısı
toplamının dörtte üçünün
ekseriyeti ile vereceği
bir kararına dayanılarak
Cumhuriyet Baş Savcısı
ve Baş Savcı
Yardımcısınca ileri
sürülecek bir iddia
üzerine, Yüksek
Mahkemede ağır
hiyanetten muhakeme edilebilir:
Ancak, Temsilciler
sayısı toplamının asgari
beşte biri tarafından
imzalanan bir karar
teklifi olmaksızın
Temsilciler Meclisinde
bu hususla ilgili bir
karar alınamaz,
gündemine madde konamaz
veya müzakere edilemez.
|
|
3. |
Cumhur Başkanı veya
Cumhur Başkan Muavini,
Yüksek Mahkeme Reisinin
müsaadesi ile Cumhuriyet
Baş Savcısı ve Baş Savcı
Yardımcısı tarafından
ileri sürülecek bir
iddia üzerine, Yüksek
Mahkemede; haysiyeti
muhil veya ahlaka aykırı
bir suçtan dolayı
muhakeme edilebilir. |
|
4. |
(1) |
Bu
maddenin
2'nci veya 3'üncü
fıkrası gereğince
takibata tabi tutulan
Cumhur Başkanı veya
Cumhur Başkan Muavini,
görevlerini görmekten
alıkonulur ve bu
takdirde 36'ncı maddenin
2'nci fıkrası hükümleri
uygulanır. |
|
|
(2) |
Böyle bir takibata tabi
tutulan Cumhur Başkanı
veya Cumhur Başkan
Muavini Yüksek Mahkemede
muhakeme edilir;
mahkûmiyeti halinde
görevi inhilal eder ve
beraati halinde görevini
yeniden görmeye başlar. |
|
5. |
Bu maddenin 2'nci ve
3'üncü fıkraları
hükümleri mahfuz kalmak
şartıyla, Cumhur Başkanı
veya Cumhur Başkan
Muavini, görevlerinin
ifasi sırasında işlediği
herhangi bir suçtan
dolayı takip edilemez,
ancak, görev süresi
içinde işlediği herhangi
başka bir suçtan dolayı
görevi sona erdikten
sonra takip edilebilir. |
|
6. |
Görevlerinden herhangi
birinin ifası sırasında
işlediği her hangi bir
fiil veya ihmalinden
dolayı Cumhur Başkanı
veya Cumhur Başkan
Muavini aleyhine dava
açılamaz:
Ancak, bu fıkra hükmü,
herhangi bir şahsı,
kanunda gösterildiği
şekilde Cumhuriyeti dava
etme hakkından mahrum
eder şekilde tefsir olunamaz. |
|
MADDE
46 |
|
İcra kuvveti Cumhur
Başkanı ve Cumhur Başkan
Muavini tarsfından temin
olunur.
İcra kuvvetini temin
için Cumhur Başkanı ve
Cumhur Başkan Muavininin
yedi Elen Bakan ve üç
Türk Bakandan müteşekkil
bir Bakanlar Kurulu
vardır. Bakanlar, hale
göre, Cumhur Başkanı ve
Cumhur Başkan Muavini
tarafindan inha
edilirler ve her ikisi
tarafından imzalanacak
bir kararname ile tayin
olunurlar. Bakanlar
Temsilciler Meclisi
dışından seçilebilir.
Müteakip bakanlıklardan,
yani Dışişleri, Millî
Savunma veya Maliye
Bakanlıklarından biri,
bir Türk Bakana verilir.
Cumhur Başkanı ve Cumhur
Başkan Muavini
anlaştıkları takdirde bu
sistemin yerine bir
münavebe sistemi
koyabilirler.
Bakanlar Kurulu 54'üncü
maddede gösterildiği
gibi icra kuvvetini
kullanır.
Bakanlar Kurulunun
kararları mutlak
ekseriyetle alınır ve,
57'nci maddeye uygun
olarak Cumhur Başkanı
veya Cumhur Başkan
Muavini veya her ikisi
tarafından kesin veto
veya iade hakkı
kullanılmadığı takdirde,
bunlar tarafından 57'nci
madde hükümlerine uygun
olarak Cumhuriyet Resmî
Gazetesinde yayınlanmak
suretiyle derhal ilan
olunur.
|
|
MADDE
47 |
|
Cumhur Başkanı ve Cumhur
Başkan Muavini
tarafından müştereken
kullanılan icra kuvveti
aşağıdakilerden
ibarettir, yani:- |
|
|
|
(a) |
4'üncü maddede
gösterildiği üzere
Cumhuriyetin bayrağının
şekil ve rengini
tesbit etmek; |
|
|
|
(b) |
Cumhuriyetin
nişanlarının ihdas veya
tesisi; |
|
|
|
(c) |
46'ncı maddede
gösterildiği üzere,
ikisi tarafından
imzalanmış bir kararname
ile, Bakanlar Kurulu
üyelerinin tayini; |
|
|
|
(d) |
57'nci maddede gösterildiği
üzere, Bakanlar
Kurulunun kararlarının
Cumhuriyet Resmî
Gazetesinde yayınlanması
sureti ile ilanı; |
|
|
|
(e) |
52'nci maddede
gösterildiği üzere,
Temsilciler Meclisinin
kabul ettiği herhangi
bir kanun veya kararın
Cumhuriyet Resmî
Gazetesinde,
yayınlanması suretile
ilanı; |
|
|
|
(f) |
112, 115, 118, 124, 126,
131, 133, 153 ve
184'üncü maddelerde
gösterilen tayinler;
118'inci maddede
gösterildiği üzere
görevlere ve 181'inci
madde gereğince yapılan
tayinlere son verilmesi; |
|
|
|
(g) |
129'uncu maddede
gösterildiği üzere,
mecburî askerlik
hizmetinin konması; |
|
|
|
(h) |
130'uncu maddede
gösterildiği üzere
emniyet kuvvetlerinin
azaltılması veya
çoğaltılması;
|
|
|
|
(i) |
53'üncü maddede
gösterildiği üzere,
zarar gören tarafın ve
mahkûm olan şahsın ayrı
Cemaatlere mensup olduğu
hallerde hususî af
hakkının kullanılması;
53'üncü maddede
gösterildiği üzere
mahkûmiyet kararlarının
azaltılması,
durdurulması ve
değiştirilmesi; |
|
|
|
(j) |
140'ıncı maddede
gösterildiği üzere,
Yüksek Anayasa
Mahkemesine yollama
hakkı; |
|
|
|
(k) |
137'nci, 138'inci,
139'uncu ve 143'üncü
ınaddelerde gösterildiği
üzere, Yüksek Anayasa
Mahkemesinin
kararlarının Cumhuriyet
Resmî Gazetesinde
yayınlanması; |
|
|
|
(l) |
46'ncı maddede
gösterildiği üzere, üç
bakanlıktan, yani
Dışişleri veya Millî
Savunma veya Maliye
Bakanlıklarından birine
bir Türk Bakanın tayini
sistemi yerine bir
münavebe sisteminin
konması; |
|
|
|
(m) |
48 ve 49'uncu maddelerin
(d), (e), (f) ve (g)
fıkralarında ve 50 ve
51'inci maddelerde
belirtilen ve, hale
göre, Cumhur Başkanının
veya Cumhur Başkan
Muavininin ayrı ayrı
kullanabilecekleri
yetkilerden herhangi
birinin kullanılması; |
|
|
|
(n) |
79'uncu maddede
gösterildiği üzere,
Temsilciler Meclisine
mesaj göndermek. |
|
MADDE
48 |
|
Cumhur Başkanı
tarafından kullanılan
icra kuvveti
aşağıdakilerden
ibarettir, yani:
- |
|
|
|
(a) |
Elen Bakanları
inha ve görevlerine son
verme; |
|
|
|
(b) |
55'inci maddede
gösterildiği üzere
Bakanlar Kurulunu
toplantıya çağırmak, bu
toplantılara başkanlık
etmek ve Bakanlar Kurulu
müzakerelerine rey hakkı
olmaksızın katılmak; |
|
|
|
(c) |
56'ncı maddede
gösterildiği üzere, bu
toplantıların gündemini
hazırlamak; |
|
|
|
(d) |
57'nci maddede
gösterildiği üzere,
Bakanlar Kurulunun
dışişleri, milli savunma
veya güvenlik ile ilgili
kararlarına karşı kesin
veto hakkı; |
|
|
|
(e) |
57'nci maddede
gösterildiği üzere,
Bakanlar Kurulunun
kararlarını iade hakkı; |
|
|
|
(f) |
50'nci maddede
gösterildiği üzere,
Temsilciler Meclisinin
dışişleri, millî savunma
veya güvenlikle ilgili
kanun veya kararlarına
karşı kesin veto hakkı; |
|
|
|
(g) |
51'inci maddede
gösterildiği üzere,
T'emsilciler Meclisinin
kanun veya kararlarını
veya Bütçeyi iade hakkı; |
|
|
|
(h) |
137, 138 ve 143'üncü
maddelerde gösterildiği
üzere, Yüksek Anayasa
Mahkemesine müracaat
hakkı; |
|
|
|
(i) |
141'inci maddede
gösterildiği üzere,
Yüksek Anayasa
Mahkemesine yollama
hakkı; |
|
|
|
(j) |
104'üncü maddede
gösterildiği üzere, Elen
Cemaat Meclisinin cemaat
kanunlarını ve
kararlarını yayınlamak; |
|
|
|
(k) |
142'nci maddede
gösterildiği üzere, Elen
Cemaat Meclisinin
herhangi bir kanun veya
kararını Yüksek Anayasa
Mahkemesine yollama
hakkı; |
|
|
|
(l) |
139'uncu maddede
gösterildiği üzere,
Temsilciler Meclisi ile
Cemaat Meclisleri veya
herhangi bir Cemaat
Meclisi arasında veya
Cumhuriyetin organları
veya Cumhuriyet
dahilindeki makamlar
arasında kuvvet veya
yetki uyuşmazlık veya
itirazlarına dair
herhangi
bir konu ile
ilgili olarak Yüksek
Anayasa Mahkemesine
müracaat hakkı;
|
|
|
|
(m) |
53'üncü maddede
gösterildiği üzere, ölüm
cezalarında hususî af
hakkı; |
|
|
|
(n) |
47'nci maddede
belirtilen yetkilerden
herhangi birini Cumhur
Başkan Muavini ile müştereken
kullanmak; |
|
|
|
(o) |
79'uncu maddede
gösterildiği üzere,
Temsilciler Meclisine
mesaj göndermek. |
|
MADDE
49 |
|
Cumhur Başkan Muavini
tarafından kullanılan
icra kuvveti
aşağıdakilerden
ibarettir, yani: -
|
|
|
|
(a) |
Türk Bakanları inha ve
görevlerine son verme; |
|
|
|
(b) |
55'inci maddede
gösterildiği üzere,
Bakanlar kurulunu
toplantıya çağırmasını
Cumhur Başkanından talep
etmek ve Bakanlar
Kurulunun bütün
toplantılarında bulunmak
ve müzakerelerine rey
hakkı olmaksızın
katılmak; |
|
|
|
(c) |
56'ncı maddede
gösterildiği üzere,
Cumhur Başkanına göndeme
geçirilecek konular
teklif etmek; |
|
|
|
(d) |
57'nci maddede
gösterildiği üzere,
Bakanlar Kurulunun
dışişleri; millî savunma
veya güvenlik ile ilgili
kararlarına karşı kesin
veto hakkı; |
|
|
|
(e) |
57'nci maddede
gösterildiği üzere,
Bakanlar Kurulu
kararlarını iade hakkı; |
|
|
|
(f) |
50'nci maddede
gösterildiği üzere,
Temsilciler Meclisinin
dışişleri, millî savunma
veya güvenlik ile ilgili
kanun veya kararlarına
karşı kesin veto hakkı;
|
|
|
|
(g) |
51'inci maddede
gösterildiği üzere,
Temsilciler Meclisinin
kanun veya kararlarını
veya Bütçeyi iade hakkı; |
|
|
|
(h) |
137, 138 ve 143'üncü
maddelerde gösterildiği
üzere, Yüksek Anayasa
Mahkemesine müracaat
hakkı; |
|
|
|
(i) |
141'inci maddede
gösterildiği üzere,
Yüksek Anayasa
Mahkemesine yollama
hakkı; |
|
|
|
(j) |
104'üncü
maddede gösterildiği
üzere, Türk Cemaat
Meclisinin cemaat
kanunlarını ve
kararlarını yayınlamak; |
|
|
|
(k) |
142'nci maddede
gösterildiği üzere, Türk
Cemaat Meclisinin
herhangi bir kanun veya
kararını Yüksek Anayasa
Mahkemesine yollama
hakkı; |
|
|
|
(l) |
139'uncu maddede
gösterildiği üzere,
Temsilciler Meclisi ile
Cemaat Meclisleri veya
her hangi bir Cemaat
Meclisi arasında veya
Cumhuriyetin organları
veya Cumhuriyet
dahilindeki makamlar
arasında kuvvet veya
yetki uyuşmazlık veya
itirazlarına dair
herhangi
bir
konu ile ilgili olarak
Yüksek Anayasa
Mahkemesine müracaat
hakkı; |
|
|
|
(m) |
53'üncü maddede
gösterildiği üzere, ölüm
cezalarında hususî af
hakkı; |
|
|
|
(n) |
47'nci maddede
belirtilen yetkilerden
herhangi birini Cumhur
Başkanı ile müştereken
kullanmak; |
|
|
|
(o) |
79'ncu maddede
gösterildiği üzere,
Temsliciler meclisine
mesaj göndermek. |
|
MADDE
50 |
|
|
|
1. |
Cumhur Başkanı ve Cumhur
Başkan Muavini,
Temsilciler Meclisinin
aşağıdaki konular ile
ilgili herhangi bir
kanun veya kararına veya
onun herhangi bir
kısmına karşı kesin veto
hakkına, ayrı ayrı veya
müştereken,
sahiptirler:- |
|
|
| | | | | | | | |