Türk ve Rum görüşlerini ayrıntılı
olarak özetledikten sonra, iki taraf
arasındaki temel farklılıklar şöyle
özetlenebilir:
DEVLETİN ADI
Türk Tarafı: Türk tarafı,
devletin bir "Rum Devleti"
olmadığının, daha adında
vurgulanmasını istiyor.
Rum Tarafı: Rum tarafı "Kıbrıs
Cumhuriyeti" adının devam etmesinden
yana.
SİYASİ EŞİTLİK, EGEMENLİK
İki tarafın "siyasi eşitlik,
egemenlik" anlayışındaki farklılık,
çözüm yolundaki en derin uçurum
görülüyor.
Türk Tarafı: Türk tarafı,
kurulacak ortak oluşumda her iki
"halkın" eşit siyasi haklara sahip
olmasını istiyor. Bu bağlamda ayrı
egemenliğinin ve KKTC'nin tanınmasını
savunuyor. Bu iki devlet görüşerek
sorunlarını (başta güvenlik, toprak,
sınır) çözebilir.
Rum Tarafı: Rum tarafı, siyasi
eşitliği bir türlü içine sindiremiyor.
Konuyu, "Bütün vatandaşlar eşit
haklara sahiptir" gibi yuvarlak
sözlerle geçiştirmeye çalışıyor ve
görüşünü açıkça ortaya koymaktan da
kaçınıyor. Egemenliğin tanınmasına ise
kesinlikle karşı çıkıyor.
ORTAKLIĞIN KURULUŞ BİÇİMİ
Türk Tarafı: Türk tarafı, eski
Çekoslovakya örneğini vererek,
ortaklığın, "Kuzeydeki Türk Devleti"
ile "Güneydeki Rum Cumhuriyeti"
arasında kurulmasını, yani iki
devletten oluşmasını savunuyor. Bunun
için önce karşılıklı tanıma gerekiyor.
Bu ortaklıkta işbirliğini iki devletin
eşit sayıdaki temsilcisinden oluşacak
bir Konsey sağlayabilir. İki devlet
işbirliklerinin nasıl bir şekil
alacağını zaman içinde kendileri
saptayabilir.
Rum Tarafı: Rum tarafı, "İki
devlet" fikrine karşı çıkarak,
federasyona "Kıbrıs Cumhuriyeti"
anayasasında yapılacak değişiklikle
gidebileceğine inanıyor.
YETKİLER
Türk Tarafı: Türk tarafı,
yetkilerin (residual powers) ağırlıklı
olarak Devletlerde kalmasını, ortak
oluşuma çok sınırlı yetkiler
tanınmasını istiyor.
Rum Tarafı: Rum tarafı, Federal
Hükümet'in mümkün olduğunca güçlü
kılınmasından yana.
İKİ TOPLUMLULUK VE İKİ KESİMLİLİK
Türk Tarafı: Türk tarafı, her
iki toplumun kendi devletlerinde
yaşamalarını, iki kesimliliğin
sulandırılmaması gerektiğini
savunuyor.
Rum Tarafı: Rum tarafı, bunu
özgürlüklerin sınırlanması olarak
niteliyor ve isteyen "vatandaşların"
istediği bölgede yaşaması gerektiğini
öne sürüyor.
CUMHURBAŞKANLIĞI
Türk Tarafı: Türk tarafı,
başkanlığın iki devlete dönüşümlü
olarak verilmesini istiyor.
Rum Tarafı: Rum tarafı, dönüşümlü
başkanlığa şiddetle karşı çıkıyor ve
hep Rum olmasını istiyor.
GARANTİLER
Türk Tarafı: Türk tarafı,
Türkiye'nin etkin ve fiili garantisini
sağlayan 1960 Garanti Anlaşmaları'nın
aynen uygulanmasını istiyor. Bu konuda
taviz verilmeyeceği açıklanmış
bulunuyor.
Rum Tarafı: Rum tarafı,
"uluslararası" garantilerden yana,
Garantilerin AGİK, NATO, AT veya BM
Güvenlik Konseyi şemsiyesine alınması
için çaba harcıyor. Adada Türk askeri
kalmasını istemiyor.
TOPRAK
Türk Tarafı: Türk tarafı,
toprak konusunun "görüşme masasında"
ve mülkiyet, güvenlik, yeterlilik,
verimlilik gibi esaslar göz önünde
tutularak "sınır ayarlaması" şeklinde
düzenlenmesini istiyor. Ayrıca, su
kaynaklarının dikkate alınması
isteniyor.
Rum Tarafı: Rum tarafı,
Türkler'in "masaya oturmadan önce"
yüzde kaç oranında toprak tavizi
vereceğini açıklamasını istiyor. Bunu
neredeyse "ön şan" halinde öne
sürüyor. Rumlar, Türklere yüzde 25
dolayında bir toprak verilmesinden
yana. Özellikle verimli ve sulu
Güzelyurt ve Maraş bölgesini
istiyorlar.
KUZEYE GELECEK RUMLAR
Türk Tarafı: Rum tarafının
temel amacı, "yerlerinden edilen bütün
Rumların Kuzeye dönmesini" sağlamak.
100 bin Rum'u taviz olarak alacakları
topraklara, 30-40 bin Rum'u da Türk
bölgesine yerleştirmeyi planlıyorlar.
Türk tarafının, Kuzeye kaç Rum kabul
edeceğini, görüşme masasına oturmadan
açıklanmasını istiyorlar.
ÜÇ ÖZGÜRLÜK: DOLAŞIM, YERLEŞİM,
MÜLK EDİNME
Türk Tarafı: Türk tarafı, İki
Devlet arasında serbest dolaşımın,
anlaşmanın imzalanmasıyla başlamasını
kabul ediyor. Ancak, sakıncalı görülen
ve hazırlanacak bir "kara listede" yer
alan kişiler, Türk tarafına hiç
geçemeyecekler. Yerleşim ve mülk
edinme konusunda ise memorandum
öneriyor. 10-12 yıl olarak düşünülen
bu süreden sonra, Cumhuriyetler,
yapılacak başvuruları inceleyip uygun
gördükleri kişilere kendi bölgelerinde
yerleşme, ya da mülk edinme izni
verecekler. Ancak bu da belirlenecek
bir tavanı aşamayacak.
Rum tarafı: Rum tarafı,
dolaşımla birlikte diğer iki
özgürlüğün de hemen uygulanmasını
istiyor. Mülkiyet ve yerleşme
konusunda bir üst tavan belirlenmesine
karşı çıkıyor.
AVRUPA BİRLİĞİ
Türk Tarafı: Türk tarafı,
Türkiye'nin tam üye olmadığı bir AB'ne
girilmesine ve Rum başvurusu çerçevesi
içinde görüşmelere katılmaya karşı
çıkıyor.
Rum Tarafı: Rum tarafı ise
Türklerin Rum heyeti içinde tam üyelik
görüşmelerine katılarak bir çözümden
önce ve Türkiye tam üye olmadan AB'ne
tam üye olunmasını istiyor.