|
ERMENİ
TERÖR ÖRGÜTLERİNİN ORTAK ÖZELLİKLERİ
1.
Tarihi süreci içerisinde ve 1973 -1985 yeni Ermeni
terörü döneminde, Ermeni örgütlerinin amaçlarının ve bu
amaçlan ger-çekleştirmek için izledikleri yol ve
yöntemlerin incelenmesinde ta-mamının birer ihtilâl,
isyan ve terör örgütleri olduğu görülür. 1890 'larda,
«Çeteler teşkil etmek, hedef kitleler olan Osmanlı top-lumunun
maneviyatını bozmak, Türkleri eldeki bütün imkânları
kullanarak öldürmek, yok etmek, egemenlik haklarından
mahrum kılmak, Ermeni azınlık topluluklarını
silahlandırmak, ihtilâl, is-yan ve terör için
hazırlamak, ihtilâl komiteleri, katliam grupları,
katliam birlikleri kurmak, hükümet kuruluşlarını tahrip
edip, yağ-malamak gibi doğrudan teröre ve terörün
yaygınlaşmasına çalışan, kuruluş düzenleri bu esaslara
dayanan, izledikleri yol ve yöntemlerde açıklanan
doğrultuda hareket eden Taşnakların, Bol-şevik
ihtilâlinden sonra 1918 -1920 yıllan arasında bugünkü «Sov-yet
Ermenistan Cumhuriyeti» bölgesinde iktidarı ele
geçirerek «Ermeni Cumhuriyetini» kurmaları, çeşitli
siyasi girişimlerde bulunmaları bunların terör
niteliklerini ortadan kaldırmamış, yıllar sonra 1972
yılında «Ermeni Soy Kırımı Adalet Komandoların» adlı
grubunu kurmalarına engel olmamıştır. Bu grubun neler
yaptıkları ise bütün insanlık âlemince, terörle tarihte
ve günümüze hiç-bir ilgileri olmayan ancak terör
örgütlerinin baskılan altında bu-lunan Ermenilerce
bilinmektedir. Bunun gibi Marksis Hınçak Ör-gütü de 1973
-1985 yeni Ermeni terör döneminin başlıca terör uy-gulayıcısı
olan ve varlığı ancak teröre dayanan ASALA'nın kuru-luşunun
fikri ve manevi kaynağı olmakla kalmamış, bu grubu ve-ya
örgütü özendirmiş, desteklemiştir.
Ermeni sorunu - Ermeni konusu veya Ermeni davası hangi
anlamda ele alınırsa alınsın, hangi görüşlerle
açıklanmaya çalı-şılırsa çalışılsın, Ermeni örgütlerinde
bu kavramlar terörle eşdeğerli olmuş, amaç ve
beklentiler sürekli şekilde Türk ve Türkiye düşmanlığı,
kan ve kin üzerine bina edilmiştir.
2. Ermeni terör örgütlerinin kuruluşları dar bir
kadro ile ger-çekleştirilmekte, merkezi yönetim
gene1likle bu kadronun deneti-minde bulunmaktadır.
Merkez yönetiminin ön gördüğü eylemler içerisinde
belirli sayıda ve belirli görevleri yüklenmiş özel
timler tarafından uygulamaya konmaktadır. Bu timler
sırasında çok değişik örgüt isimleriyle kamuoylarına
yansıtılmakta bu suretle Ermeni örgüt sayısının çok
olduğu görüntüsünün yayılması arzu edilmektedir.
3. Bu örgütlerde, merkezi yönetimler ve bunlara
bağlı çeşitli organların belirli bir fiziki alanda veya
aynı coğrafyada olması gerekmemektedir. Çeşitli
ülkelerde olabileceği gibi, bir ülkenin çe-şitli
yerlerinde de bulunabilirler. Bu durum, Ermeni örgütleri
hakkında «Merkezi»lik özelliğini daha demokratik, daha
yaygın bir şekle sokmayı sağlamakta ise de gerçekte
bütün Ermeni terör örgütlerinde çok sıkı ve disiplinli
bir merkez egemenliği esas kabul edilmektedir.
4. Örgütlerin gerek açıklanan yapıları ,gerekse
lider (?) kişiler arasındaki rekabetler ve çatışmalar
sık ve çeşitli bölünmeleri ortak bir özellik haline
getirmiştir. Bu durumdan da yararlanıl-makta, bir örgüt,
birden fazla kişinin liderliğinde ayrılınca sanki ayrı
terör örgütleri görüntüsü verilmektedir.
5. Örgütlerde genelde bütün terör örgütlerinde ve
faaliyetlerinde esas olan gizlilik başka bir ortak
özelliği teşkil etmekte-dir. Ancak, sırasında merkezin
örtüsünün devamı, korunması veya eylemin daha yaygın ve
etkin propaganda aracı olarak kullanılması için
özellikle alt grup veya özel tim eylemlerinde açıklığa
gidilmekte, eylemler ilân edilmekte, gerçekleştikten
sonra da üstlenilmektedir. Bütün bunlar propaganda
amaçlarıyla, hudutlu ve bu amaçlara paraleldir.
6. Bütün Ermeni terör örgütlerinde, terör
psikolojik harekâtın bir parçası, hatta bir aşamasıdır.
Propaganda amacıyla terör uygulanabildiği gibi yalnız
terör yaratmak, korku ve sindirme sağ-lamak. için de
terör eylemlerine başvurulmaktadır. İkinciler, daha çok
Ermenilere ve örgüte karşı gelenlere veya örgütün
emirlerine uymayanlara uygulanmaktadır.
7. Bu örgütler, halkla ilişkiler, haberleşme ve
bunları gerçekleştiren araçlar hakkında geniş bilgi ve
deneyimlere sahiptir-ler: Ayrıca; bu faaliyetleri yerine
getiren kişi, kurum: ve kuruluşlarla yakın temas ve
ilişkiler içerisinde bulunmaktadırlar. Bu et-kinlikleri,
örgütlere yeterli yaşama ve yayılma zamanını
hazırlamaktadır.
8. Ermeni terör örgütleri daima bir veya birden
fazla devle-tin açık veya kapalı desteğine sahiptirler.
Bu devletler örgütleri birer araç şeklinde kullandıkları
gibi, kendi gizli örgütlerini ve psikolojik harekât
kuruluşlarını örtmek için de kullanmaktadırlar.
9. Bütün Ermeni örgütleri için Türk ve Türkiye
düşmanlı-ğı, kuruluşlarının ve devamlarının manevi
unsuru halindedir. Ayrıca, bu düşmanlık üzerine haklar
ve çıkarları bina etmektedirler. Türkiye ile ilişkisi,
teması ve bağlantıları olan ülkelerle görüntü-de olan
düşmanlıklar gelip geçicidir. Terörün bu ülkelere
sıçraması veya bir ve birden fazla olayın bu ülkelere
karşı veya bu ülke vatandaşlarını da hedef olarak almak
suretiyle uygulanması tamamen «tehdit» niteliği taşır,
düşmanlık unsurunu kapsamaz.
10. Tarihi süreci içerisinde Ermeni terörü üç
aşama gösterir. Birincisi, terörle Ermenileri, Ermeni
topluluklarını kazanmak veya kendilerine çekmek bu
suretle Ermeniliği sağlamaktır. İkin-cisi, Ermeni
olmayan kamuoylarına. «gücü» ve «boyutlarını» ka-bul
ettirmek, ilgiyi sağlamaktır. Üçüncüsü ise, siyasi
gelişmelere ve uluslararası çıkar çatışmalarına Türkiye
ve Türklük hakkında kullanılabilecek «düşmanlık
kaynakları» hazırlamaktır. XIX un-cu yüzyılın sonlarında
«hürriyetsizliğe - yoksulluğa - haklardan eksikliğe
uğratılmış azınlık» teması - XX inci yüzyılın sonlarına
doğru «soykırımına - katliamlara uğramış halk - millet»
teması ta-mamen uluslararası ilişkilerde kaynak sağIama
amacına, yönelik-tir. Ve ilk fırsatta, bu kaynaklar hiç
tereddütsüz Türkiye'ye rakip devletler tarafından hatta
uluslararası teşkilâtlar tarafından kul-lanılacaktır.
Bütün terör örgütlerinin gizli kalan amaçlan ve
he-defleri uluslararası çatışmalardan doğacak
fırsatların değerlendi-rilmesidir. Bu ise tarihi
sürecine uygun olarak kendileri dışında gerçekleşmesini
bekledikleri bir hedef hatta emeldir.
1973 -1985.
Yeni Ermeni terör döneminde, terörü özendiren,
geliştiren, ha-zırlayan, daha geniş alanlara
yayılmasını, hedeflerinin çeşitlen-mesini sağlayan;
terör tim ve grupları oluşturan, yeni örgütlen-me
çabalarına insan gücü manevi ve psikolojik destekler,
temas-lar ve ilişkiler ortamı hazırlayıp veren;
geleneksel Taşnak ve Hınçak terör örgütleridir. Bunların
yanında açıklanan dönemde is-minden en çok söz ettiren
ve Ermeni terörü ile eş anlamda kulla-nılan
«Ermenistan'ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu» örgüt
adının kısaltılmış şekli olan ASALA'dır.
Geleneksel terör örgütleri içlerinden çıkardıkları terör
tim ve gruplarıyla, ASALA ise, bağımsız görünümü
altında, terörün en acımasız ve insanlık dışı
uygulamalarıyla yeni dönemin terör ya-ratıcıları
olmuşlardır. ASALA'da manevi ve psikolojik desteği, te-mas
ve ilişkiler ortamını Hınça'k'lardan almıştır. Bu
yaklaşımla denebilir ki, gerçekte geleneksel terör
bütünü ile devam etmiş, 1960 'larda hazırlanan ortamdan
yararlanmış, fırsatları değerlen-direrek bir süre daha
Türk ve insanlık avına çıkmıştır.
Yeni Ermeni terörizminin ana nedenlerinden birini «Armenian
National Liberation» başlıklı etüdünde, Michael M.
GUNTER şu şekilde açıklamaktadır: «Şurası açıktır ki,
günümüzde Ermeni terörizminin ana nedenlerinden biri,
birçok devlet ve kişinin açıkça bu mücadeleyi
desteklemesi ve teröristleri bu eyleme sürükle-yen
nedenlerin kabul edilmesi gerektiğini öne sürmesidir...»
şek-linde açıklamaktadır.
Amerika'nın Massachusetts Eyaletindeki Cambirigge
kentin-de bulunan «Zoryan Çağdaş Ermeni Araştırmaları
Enstitüsü yö-neticisi ve «Armenian Review» gazetesinin
yazı işleri müdürü Gerard J. Libaridyan ise bu dönemi;
«Türk devletinin ve dünyanın büyük devletlerinin altmış
yıl süren barış çabalardan sonra bile, Ermenilerin
duygularını kabul etme yönündeki isteksizliği yeni bir
terörizm döneminin açılmasıyla sonuçlanmıştır» şeklinde
anlatıyor ve meşrulaştırmaya çalışıyor.
ASALA lideri Agop Agopyan ise «...geleneksel Ermeni
partile-rinin sürdürdüğü politikanın başarısızlıklarının
anlaşılmasından sonra» Ermeni şiddet olaylarının ortaya
çıktığını iddia ediyor.
Görüldüğü gibi bütün bu görüşler, tarihi süreci
içerisinde Ermeni terörünü bir yana iterek, «hakların
savunulmasında barışın veya savaşın» seçimine Ermeni
konusunu getirmek istiyorlar. Ancak, başlangıcından
itibaren, ihtilâllerle, isyanlarla, savaşla, yok etmek
istedikleri Türklerin ve Türkiye'nin karşısına hangi
hak-larla çıktıklarını, bu hakları kimden ve nereden
aldıklarını açıklamıyorlar. Ermeni terörü için bir hak
ortada görülüyor, «kin -intikam - katliam - terör hakkı»
bunu ise, hiç çekinmeden kullan-maya çalışıyorlar.
Ermeni örgütlerinin başlangıcından itibaren bir terör
örgütleri olduğu gerçeğini de görmemezlikten geliyorlar.
Yeni terör dönemi ise birden fazla devletin ve birçok
kişinin Türkiye üzerindeki beklentilerinden, 1960'lardan
başlayarak yapılan pro-paganda ve gösterilerin
hazırladığı ortamdan, Türkiye'nin karşı karşıya
bulunduğu çeşitli sorunları istismar eden rakiplerinin
tutum ve davranışlarından yararlanılarak eski bir terör
döneminin yeniden ihyası anlamını taşıyor. O dönemin
sonuçları ne olmuşsa, yeni Ermeni terör döneminin de
aynı sonuçları paylaşacağını başlangıcından itibaren
belli ediyor. Ancak, bu kez bütün bir Ermeni camiası,
insanlık dünyası karşısında terörist damgasıyla çıkmanın
ezikliğini, üzüntüsünü çekerek sonuçlan endişeyle
izliyor. Bu gerçeği ise Ermeni terör örgütleri görmek
istemiyorlar veya onları bu yöne itenler göstermek
istemiyorlar. Yaygın propagan-da ve psikolojik harekât
uygulamaları devam ediyor. |