|
PİRİ REİS
>> HAYATI
>> iLK VE İKİNCİ DÜNYA HARİTASI
>> KİTAB-I BAHRİYE
Doğum
tarihi kesin olarak bilinmiyor. 1465-1470 arasında Gelibolu'da
doğdu. Asıl adı Muhiddin Pirî'dir. Karamanlı Hacı Ali
Mehmed'in oğlu ve ünlü Osmanlı denizcisi Kemal Reis'in
yeğenidir. Akdeniz'de korsanlık yapmakta olan amcasının
yanında yaklaşık 1481'den sonra denize açıldı.
1487'de onunla birlikte İspanya'daki Müslümanlar'ın yardımına
gitti. 1491-1493 arasında Sicilya, Sardunya, Korsika Adalarına
ve Güney Fransa Kıyılarına yapılan akınlara katıldı. Amcasıyla
birlikte Osmanlı Devleti'nin hizmetine girerek 1499-1502
Osmanlı-Venedik Savaşı'nda bir savaş gemisinde kaptanlık
yaptı. 1511'de amcasının ölümü üzerine Gelibolu'ya çekilerek
Kitab-ı Bahriye (Denizcilik Kitabı) üzerinde çalıştı ve
1513'te bir dünya haritası çizdi.

1516 Mısır Seferi'nde Osmanlı Donanması'nda kaptan olarak
savaştı. 1517'de ilk çizdiği haritayı, Yavuz Sultan Selim
Han’a sundu. 1521'de Kitab-ı Bahriye'yi tamamladıktan sonra
1522'de Rodos Seferi'ne katıldı. 1524'te Sadrazam Makbul
İbrahim Paşa'yı Mısır'a götüren gemiye kılavuzluk etti.
Sadrazam'ın ilgilenmesi üzerine 1525'te Kitab-ı Bahriye'yi
yeniden düzenleyerek onun aracılığıyla Kanuni Sultan Süleyman
Han’a sundu. 1528'de çizdiği ikinci haritasını da Padişah'a
armağan etti.
1528'den sonra güney denizlerinde görev yaptı. Portekizlilerin
Aden'i alması üzerine Süveyş'teki Osmanlı Donanması'na kaptan
atanarak 26 Şubat 1548'de Aden'i geri aldı. 1552'de önemli bir
Portekiz üssü olan Maskat'ı ve ardından Kişm Adası'nı alarak
Hürmüz Kalesi'ni kuşattı. Portekizliler'in Basra Körfezi'ni
kapatmak istediklerini duyarak kuzeye yöneldi. Katar
Yarımadası'na, Bahreyn Adası'na egemen olarak Mısır'a geçti.
Donanmayı Basra Körfezi'nde bıraktığı için sefer sırasında
kendisinden yardımını esirgeyen Basra Valisi Kubâd Paşa'nın da
girişimleriyle suçlu görülerek Kahire'de 1554 yılında idam
edildi.
Büyük bir denizci olduğu kadar büyük bir haritacı olan Pirî
Reis, korsanlık günlerinden başlayarak gezip gördüğü yerleri
yabancı kaynaklardan da yararlanarak tarihi ve coğrafi
özellikleriyle birlikte kitabında anlatmış ve haritalarını
çizmiştir. Kitab-ı Bahriye'nin, nazımla yazılan ve
denizcilikle ilgili tüm bilgilerin toplandığı başlangıç
bölümünde, genel açıklamalardan sonra Ege ve Akdeniz Adaları
tanıtılarak denizle ilgili gözlem ve deneyimin önemi
vurgulanır. Fırtına, rüzgâr çeşitleri, pusula ve haritanın
tanımından sonra Dünya'yı kaplayan denizler ve karaların oranı
belirtilir. Portekizlilerin denizcilikteki ilerlemeleri ve
keşifleri, Çin Denizi, Hint Okyanusu, Akdeniz ve Ege
Denizi'ndeki rüzgârlar, Basra Körfezi, Atlas Okyanusu
ayrıntılı biçimde anlatılır.
Düz yazı ile anlatımın başladığı haritalı bölüm asıl metni
oluşturur. Bu bölümde Çanakkale Boğazı'ndan başlayarak Ege
Denizi Kıyı ve Adaları, Adriyatik Denizi Kıyıları, Batı
İtalya, Güney Fransa, Doğu İspanya Kıyılarıyla çevresindeki
adalara ilişkin tarihi, coğrafi bilgiler verilerek Kuzey
Afrika Kıyıları, Filistin, Suriye, Kıbrıs ve Anadolu Kıyıları
izlenerek Marmaris'te tüm Akdeniz'in havzası noktalanır.
1513'te çizdiği ilk haritasında, Kristof Kolomb'un 1498'de
çizdiği Amerika Haritası'ndan, Portekiz ve Arap Haritalarından
yararlandığını belirtir. Elde kalan parçası Avrupa ve
Afrika'nın batı kıyılarıyla, Atlas Okyanusunu, Antil
Adalarını, Orta ve Güney Amerika'yı gösterir. 1528'de çizdiği
ikinci haritasından günümüze kalan parça, büyük bir dünya
haritasının kuzey batı köşesi olup, Atlas Okyanusu'nun
kuzeyini, Kuzey ve Orta Amerika'nın yeni keşfedilmiş
kıyılarını ve Grönland'dan Florida'ya uzanan kıyı şeridini
içerir.
Adalar ve kıyılar son keşiflere dayalı olarak daha doğru
çizilidir. Keşfedilmeyen yerler ise beyaz bırakılarak,
bilinmediği için çizilmediği belirtilir. İlk haritadan daha
büyük ölçekli ve gelişkin olan ikincisi, teknik olarak
döneminin en ileri örneğidir.
PİRİ REİS'İN İLK DÜNYA HARİTASI:Piri
Reis Haritası günümüze
kalan,
Amerika kıtasını gösteren en
eski haritalardan biridir.
Osmanlı amirali
Piri Reis tarafından
1513'de çizilmiş olup,
Avrupa ve
Afrika'nın batı kıyılarını ve
Güney Amerika'nın doğu
kıyılarını gösterir. Aralarında
Kristof Kolomb'a ait bir
haritanın da bulunduğu yirmi kaynağı bütünleştirerek
hazırlanmış,
16. yüzyıl
Avrupa ve
Müslüman denizcilerinin
coğrafya bilgilerini içeren değerli bir tarihi belgedir.

Piri Reis,
kendisini yetiştirmiş olan amcası
Kemal Reis'in
1511'deki ölümünün ardından
Gelibolu'ya çekilip orada bir
dünya haritası, bir de
Kitab-ı Bahriye'sini
hazırlamıştır. Dünya haritasını
1513'de tamamlayıp,
1517 yılında,
Mısır’ın fethinin hemen
sonrasındaki günlerde
Yavuz Sultan Selim’e takdim
etmiştir. Piri Reis bunun ardından
Kaptan-ı Derya (amiral)
rütbesine getirilir. Harita
1929'da
Topkapı Sarayı'nın müzeye
dönüştürülme çalışmaları sırasında keşfedilir ve hâlâ
oradadır.
1954 yılında yayımlanan En
Eski Amerika Haritası adlı kitabında
Afet İnan haritanın kenar
notlarınının,
Osmanlı Türkçesinden yeni
harflere çevirilerini yayımlamıştır.
Amerika'yı
gösteren günümüze kalmış antik haritalar arasında Piri
Reis'inkinden daha eski birkaç başka harita vardır. Bunlardan
Cantino'nun
1502'de,
Nicolo Caveri (Nicolo de
Canerio)'nun,
1504-1505'de
basılmış, Amerika'yı Asya'nın bir uzantısı olarak gösteren
haritaları sayılabilir. Öbürü,
1507'de basılmış
Martin Waldseemüller'in
haritasıdır. Bu harita Cannerio'nun haritasından
kaynaklanmıştır ama Amerika'yı Asya'dan ayrı bir kıta olarak
gösterir ve onu ilk defa "Amerika" olarak adlandırır. Piri
Reis kendi haritası için kullandığı kaynaklar arasında Kristof
Kolomb'un haritası olduğunu belirtir ki bu muhtemelen
Kolomb'un
1498'de çizdiği haritadır.
Kolomb'un 1498 haritasının ne aslı ne de kopyaları
bulunamadığından dolayı Piri Reis'in haritası onun tek
kalıntısı sayılır.
İçeriği
Genel Görünüm
Harita
ceylan derisi üzerine
çizilmiş, 90 x 60 cm boyutlarındadır.
Ortaçağ haritalarından sıkça
rastlanan
portolan tarzında
yapılmıştır, yani enlem ve boylam çizgileri yerine anahtar
noktalarda yönleri gösteren pusula gülleri ve bunlardan
ışınsal olarak yayılan yön çizgileri vardır.
Kenarlarda
açıklayıcı nitelikte çeşitli notlar vardır. Notların bır kısmı
tutsak edilmiş Portekiz ve İspanyol denizcilerin ifadelerine
dayalıdır. Notlarda Yeni Dünya’nın yerlileri, hayvanları,
bitkileri, madenî zenginlikleri ve diğer ilginç özelliklerine
değinilir. Ayrıca, gösterilen yerlerde bulunduğu rivayet
edilmiş hayvan veya hayalî yaratıkların resimlerini de
gösteren harita, toplam dokuz renkle çizilmiştir.
Kenar
notlarından birinde bu haritanın batıda Kristof Kolomb'un
keşfettiği yöreler, doğuda da "Çin, Hint ve Sint" bölgelerini
gösterdiğini yazar. Sağ kenardaki notlarının bazıların yarım
cümlelerden oluşması bu haritanın daha büyük bir dünya
haritasının sol yarısı olduğunu gösterir; öbür yarısı
kayıptır.
Notlardan bir
diğerinde "İşbu haritayı Kemal Reisin biraderzadesi
unvanile müştehir Piri ibni Hacı Mehmet 919 senesi
muharreminde [yani
1513 senesi
9 Mart ile
7 Nisan arasında]
Geliboluda tahrir eylemiştir" yazar. Kenar notlardaki
bilgilerin bir kısmı Piri Reis'in daha sonra yazdığı
Kitab-ı Bahriye'sinde de
aynen yer alır.
Coğrafî Ayrıntılar
Çizimde Batı
Avrupa, Batı Afrika ve Güney Amerika'nın doğusu kolayca
tanınabilir.
Atlas
Okyanusunda
Kanarya Adaları,
Kap Verde Adaları ve
Azor adalarının konumları
doğrudur ama biraz orantısızdırlar.
Avrupada
Fransa ve
İber Yarımadası iyi
çizilmiştir. İber Yarımadası'nda gösterilen dört nehirden üçü
Tagus, Guadalkivir ve Ebro olarak tanınabilir, ancak bu
nehirlerin yukarı kısımlarında hatalar vardır.
Afrika
kıtasında
Senegal,
Gambia ve
Guinea, ve
Fildişi Sahili'ndeki
Sassandra nehirlerini tanımak
mümkündür.
Nijer nehrinin kaynağı
olarak,
Sahra Çölü'nde görünen göller
vardır.
Kuzey
Amerikanın ayrıntıları, gerçek ayrıntılarına hiç
uymamaktadır.
Hispanyola olarak
adlandırılan ada, kuzey-güney dogrultusunda çizilip, görünüm
olarak Japonya'nın 15. yy'da bilinen şekline benzer.
Güney
Amerikada Brezilya'nın kuzey kıyıları gerçekle oldukça
uyumludurlar.
Orinoko ve
Amazon nehirleri,
Trinidad adası kolaylıkla
tanınabilir. Amazon'un denize döküldüğü noktanın açıklarında
çizilmiş olan büyük ada ise gerçekte yoktur. Güney Amerika'nın
iç bölgelerinde dağlar görünür.
Rio de la Plata nehri olması
muhtemel bir nehrin güneyindeki kıyı ayrıntıları Brezilya
kıyılarıyla çeşitli noktalarda uymaktadır ama kıyı çizgisinin
doğrultusu güney yerine doğuya doğru uzanır.
Haritanın kaynakları
Kenar notları
bu haritanın, bir kısmı
Akdeniz'de ele geçirilmiş
İspanyol ve
Portekiz gemilerinde bulunmuş
olan, yaklaşık 20 haritanın bir birleşimi olduğunu
belirtmektedir. Bunların arasında sekiz 'Caferiye' haritası,
dört Portekiz haritası, güney Asya'ya ait bir Arap haritası ve
Kristof Kolomb'a ait bir Amerika haritası vardır. Caferiye
haritaları, çok eskiye dayanan,
Abbasi halifelerinden Al-Me’mun
Al-Ca’far zamanında kopyalanmış olan,
Büyük İskender zamanına ait
haritalardır.
Piri Reis,
haritasının
Orta Amerika kısmının
kaynağının Kristof Kolomb olduguna bu satırlarla belirtir:
"Bu isimler ki mezbur cezairde ve kenarlarda kim vardır,
Kolonbo komuştur ki anınla malûm oluna. Ve hem Kolonbo ulu
müneccim imiş. Mezbur hartide olan bu kenarlar ve cezireler
kim vardır, Kolonbonun hartisinden yazılmıştır."
Piri Reis
haritasının Kristof Kolomb haritasından kaynaklandığının
önemli bir delili,
Küba'nın yokluğudur. Kristof
Kolomb seyahatnamelerinde Küba'nın bir ada değil, kıtanın
uzantısı oldugunu yazmıştır ve Piri Reis haritasında da Küba
bu şekilde gösterilir.
Notlarda "Antilya"
olarak değinilen
Karayipler hakkında çeşitli
bilgiler verilir. Bir kenar notunda adı geçen "Izle de Spanya",
(günümüzde
Dominik Cumhuriyeti ve
Haiti'nin bulunduğu)
Hispanyola adasına karşılık
geldiği anlaşılabilse de, bu kenar notunun yanındaki adanın
şekli
Japonya'ya benzemektedir.
Macellan'ın seyahatlerinden
önceki dönemde Atlas Okyanusu'nun batı kıyısında Asya olduğu
kanısı yaygındı.
Çin'e varmak amacıyla yola
çıkan Kristof Kolomb'un yanına Uzak Doğu Asya haritaları almış
oldugu bilinir, bu Kolomb'un Doğu Asya kıyılarını gösteren
haritalara kendi keşfettiği yerleri eklemiş olması
muhtemeldir. Haritanın bu bölgesindeki pek çok kıyı şekli
Asya'nın doğu kıyılarına karşılık gelmektedir.
Karayipler'in
çiziminde Piri Reisin iki haritadan yararlandığı
anlaşılabilir. Sancuvano Batisdo adı iki farklı ada için (biri
günümüz
Porto Riko'sunda bulunan San
Juan Bautista, öbürü
Küçük Antiller'de yer alan
Santa Maria de Guadalupe) kullanılmıştır, ayrıca
Virgin Adaları iki kere
çizilmiştir.
Güney
Amerika'nın içerlerinde görülen dağlar Caneiro haritasında da
görüldüğünden dolayı, Piri Reis’in kaynaklarından biri
muhtemelen onun türevlerindendir.
Brezilya
kıyıları konusundaki kenar notunda bu kıyıları kazara
keşfetmiş Portekiz kaşiflerin ayrıntılı anlatılarından
yararlandığını belirtir. Söz konusu kaşif şüphesiz 1500’da
Hindistan’a giderken
Brezilya'yı keşfeden
Pedro Alvares Cabral'dir.
Haritadaki bazı
yörelerin kaşiflerin
Ceneviz Cumhuriyetili
olduğuna dair övücü ifadeler bulunması, ayrıca Kristof
Kolomb'dan onun İtalyanca'da kullanılan adı olan 'Kolombo'
olarak bahsetmesi Piri Reis'in Cenevizli kaynaklardan da
yararlandığına işaret eder.
Haritanın
kaynakları hakkında diğer teoriler
Piri Reis
haritası 1960'lı yıllarda bazı bilim ötesi teorilere ilham
kaynağı olmuştur.
Charles Hapgood, haritada
Güney Amerika'nın güney ucundan doğuya doğru olan uzantıyı,
16. yüzyılda henüz varlığı bilinmeyen
Antarktika olarak
yorumlamıştır. Bu kara parçasının haritada buzlu görünmemesi,
Sahra çölünde ise göllerin görünmesi yüzünden Hapgood, Piri
Reis'in kullandığı kaynaklar arasındaki bir haritanın,
dünyanın onbin yıl önceki, ikliminin günümüzden çok farklı
olduğu, bir dönemine ait olduğunu öne sürmüştür. Bu iddiaya
göre Piri Reis, tarih öncesi çağlarda yaşamış bir medeniyetten
kalma bir haritadan yararlanmıştır.
Erich von Daniken ise
Tanrıların Arabaları adlı kitabında, Piri Reis
haritasındaki bazı şekil bozukluklarını açıklamak için, uzaylı
bir medeniyetin uzaydan çektiği dünya fotoğraflarından
yararlanılmış olduğunu iddia etmiştir.
Ancak, bu
görüşler bilimsel çevrelerderde destek bulmamışlardır.
Örneğin, haritada gösterildiği biçimiyle Nijer nehrinin
yatağı, Sahra'da olmuş olabilecek göllerden beslenemeyecek
kadar yüksek bir irtifadadır. Haritanın pek çok ayrıntısı
dünyanın uzaydan görünümüne uymacak derecede hatalıdır.
Üstelik, Antarktika teorisiyle çelişkili olarak, Piri Reis'in
kendisi, bir notunda haritanın alt kısmındaki kara parçası
hakkındaki bilgileri rotalarından çıkıp kaybolmuş Portekizli
denizcilerden aldığını, onların dediğine göre o yörenin çok
sıcak olduğunu yazar.
Haritada Güney
Amerika kıyılarının doğuya doğru dönmesinin bir açıklaması,
Güney Amerika'nın doğru çizilmesi halinde haritanın üzerine
çizildiği kıymetli ceylan derisinde ona yer kalmayacağıdır. Bu
görüşe göre Piri Reis, haritaya bir ekleme yapıp onun
güzelliğini bozmaktansa Güney Amerika kıyılarını haritasının
alt kısmına kaydırmıştır.
PİRİ REİS'İN İKİNCİ DÜNYA HARİTASI:
Osmanlı Amirali
Piri Reis'in
1528'de çizdiği ikinci
dünya haritasından günümüze kalan parça, büyük bir
haritanın kuzeybatı köşesi olup, Orta Amerika'nın yeni
keşfedilmiş kıyılarını,
Florida'yı,
Kanada'nın kuzeydoğu
köşesini, ve
Grönland'ı gösterir. Piri
Reis in
Kanuni Sultan Süleyman'a
armağan ettiği haritanın bu parçası, Piri Reis'in
1513'te çizdiği
ilk dünya haritasıyla beraber
halen
Topkapı Sarayı'nda bulunur.
Ceylan derisine 8
renkli olarak çizilmis haritanın parçası 69 x 70 cm
ebatlarındadır. Bu harita da birinci harita gibi
portolan tarzında, dört
büyük, iki de küçük pusula gülü çizilerek yapılmıştır. Kenar
notlarından biri bu haritanın Piri Reis tarafından yapıldığını
belirtir. Diğer kenar notları çesitli açıklayıcı bilgiler
içerir.

Kitab-ı Bahriye :
Osmanlı amirali
Piri Reis'in hazırladığı Akdeniz kıyılarına ait ayrıntılı bir
harita-kılavuzdur. Kitap, denizcilere Akdeniz kıyıları,
adaları, geçitleri, boğazları, körfezleri, fırtına halinde
nereye sığınılacağı, limanlara nasıl yaklaşılacağı hakkında
bilgiler, ayrıca limanlar arasında gitmek için kesin rotalar
verir.
Kitab-ı
Bahriye'nin iki sürümü vardır. Birincisi 1521 tarihlidir ve
denizcilerin kullanımı için yapılmıştır. İkincisi 1526'da
Kanuni Sultan Süleyman için hazırlanmış daha ayrıntılı ve
süslü bir eserdir.

KİTAB-I
BAHRİYENİN TARİHÇESİ:Büyük bir denizci olduğu kadar büyük
bir haritacı da olan Piri Reis, korsanlık günlerinden
başlayarak gezip gördüğü yerler hakkında bilgileri kaydetmiş
ve onların haritalarını çizmiştir. 1511-13 yılları arasında
birinci dünya haritasını
çizerken seyir notlarını da bir kitap olarak düzenlemeye
başlamıştır. Sonunda, yabancı kaynaklardan da yararlanarak bu
yerlerin tarihî ve coğrafî özelliklerini
1521 tarihinde tamamladığı
Kitab-ı Bahriye'de toplamıştır.
1524 yılında
Kanuni Sultan Süleyman'ın
damadı ve sadrazamı
Pergeli İbrahim Paşa, Mısır'a
sefer yaparken, Piri Reis'i de yanına kılavuz kaptan olarak
alır. Piri Reis'in sefer sırasında kendi hazırladığı
kılavuzdan yararlandığını farkeden Sadrazam, Piri Reis'ten
eserin temize çekilerek Kanuni Sultan Süleyman'a sunulmasını
ister. Piri Reis, usta hattatlar ve çizimcilere yaptırılan
yeni Kitab-ı Bahriye'sini
1526'da Kanuni'ye armağan
eder. Ancak 15 kasım 2005 tarihinde hattat Fuat Başar
tarafından haritanın orijinali üzerinde yapılan bilirkişi
incelemsi sonucunda,Piri Reis Haritası üzerinde oynama
yapıldığı sonucuna varılmıştır. gerek haritada ki yazılar
gerekse Kitab-ı Bahriye adlı eserin tüm cildlerinde incele
yapılmış.Kitabın tüm cildlerinde ki yazılar aynı kalemden
çıktığı,ve yazıların talik kırmasıtarzında yazıldığı ortaya
konmuştur.Yine Piri reisin 1513 tarihli dünya haritası
üzerindeki osmanlıca yazılarda aynı tarz yani talik kirması ve
aynı kalemden çıkmadır. Ancak enterasan olan durum ise Güney
Amerika hattı üzerinde sol tarafta yazılar nesih kırmasıdır ve
farklı bir kişi tarafından yazılmıştır.Normal vatandaş bunu
ayırt edemez ama ancak usta bir hattat bunun
anlayabilir.Ayrıca bu yazılar alelade katip yazılaradır. Garip
olan şu ki Kanuni Sultan Süleyman'a hediye edilmesi gereken
Kitab-ı Bahriye Hattat yazısı ile özel işlenmeliydi.
Kitab-ı Bahriye'nin 1526 sürümünde
Akdeniz ve
Ege'nin 290 haritası vardır.
Bunu izleyen yüzyıl boyunca Kitab-ı Bahriye'nin ilk
nüshasindan daha da gösterişli çeşitli kopyaları yapılır.
İşlevselliği artsın diye sonraki yıllarda yapılan kopyalarına
Marmara Denizi kıyı ve
adaları ile
İstanbul da ilave edilir.
İÇERİĞİ:Güzelligi
bir yana, bu ikinci sürüm denizcilikle ilgili pek çok bilgi
içerir: birinci bölümün konuları fırtınalar, pusula, portolan(bir
limanın ya da kıyının bir bölümünün, büyük ölçekte yapılmış
haritası) haritaları, yıldızlarla yön bulma, okyanuslar, ve
onları çevreleyen kara parçalarıdır. Ayrıca Avrupalı
kaşiflerin seyahatleri hakkında da bilgiler vardır, bunların
arasında
Kristof Kolomb'un Yeni
Dünya'yı keşfine ve Portekizlilerin
Hint Okyanusu'na seferlerine
değinilir.
İkinci kısım,
portolan tarzı harita ve
seyir kılavuzlarından oluşur. Her bölüm söz konusu ada veya
kıyının bir haritasını içerir. Bu bölümlerden birinci kitapta
132, ikincisinde 210 tane vardır. Kitab-ı Bahriye'nin ikinci
bölümü,
Çanakkale Boğazı ile
Sultaniye ve
Kilitbahir kalelerinin
anlatımı ile başlar.
Ege Denizi adaları ve
kıyıları,
Yunanistan kıyıları,
Mora Yarımadası,
Adriyatik kıyıları,
İtalya kıyıları,
Sicilya,
Sardunya,
Korsika adaları,
Fransa kıyıları,
İspanya kıyı ve limanları,
Kanarya Adaları,
Kuzey Afrika kıyıları,
Mısır ve
Nil nehri, Doğu Akdeniz
kıyıları,
Girit ve
Kıbrıs, Anadolu'nun güney ve
Ege kıyıları ve adaları,
Gelibolu ile
Saros Körfezi anlatılır.
Kentlerdeki önemli anıt ve binaların çizimlerinin de yer
aldığı kitapta ayrıca Piri Reis'e ait biyografik bilgiler de
bulunur.
Kitapta, Piri
Reis, Akdeniz'le ilgili bunca bilginin büyük bir parşömen
üzerine çizmek yerine bir kitapta toplamasının nedenini
açıklamış, elindeki bilgilerin tek bir haritaya
sığdırılmasının kullanışsız olacağını belirtmiştir.
BULUNDUĞU
YERLER:Kitab-ı Bahriye'nin kopyaları Avrupa'nın çeşitli
kütüphanelerinde bulunur. Birinci kitabın suretleri
Istanbul'da
Topkapı Sarayı'nda,
Nurosmaniye Kütüphanesi'nde ve Süleymaniye kütüphanesi'nde,
Bolonya'da Bibliotheque de
l'Universite'de,
Viyana'da
Nationalbibliothek'de,
Dresden'de Staatbibliotek'de,
Paris'de Bibliotheque
Nationale'de,
Londra'da British Museum'da,
Oxford'da Bodlein Library'de,
Baltimore'da Walters Art
Gallery'de bulunur. İkinci kitabın suretleri
İstanbul'da Topkapı Sarayı'nda, Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa
Kütüphanesi'nde, Süleymaniye Kütüphanesi'nde ve Paris
Kütüphanesi'nde bulunurlar.
 |